Bursa Hakimiyet

Bursa bayramda “Tek vücut” olmalı

Bugün “Ramazan Bayramı”. 
Bundan tam 30 gün önce ayların sultanı olan ramazanı, tıpkı bir sultana yakışır gibi karşılamıştık. Sultanın getirdiği manevi nimetlerle ramazan ayı boyunca ruhlarımız arındı ve bedenlerimiz sıhhat buldu. Bugün sultanın giydiği “bayram tacı” ile sevgi, saygı, birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhu milletimize hâkim olacak inşallah.    
Bugün huzur meltemleri ruhlarımızı okşuyor. Gönül bahçelerimizde birlik, beraberlik ve sevgi gülleri açıyor. Gözlerde bir sevgi parıltısı, kalplerde merhamet, yüzlerde tebessüm etrafımıza huzur ve güven saçıyor. Çünkü ramazanda yapılan imtihandan başarı ile çıkmanın ve karşılığında büyük mükâfatlar kazanmanın “bayram”ını idrak ediyoruz. 
    Bayramlar neşe, sevinç ve coşkudur. Bayramlar sevgi, barış ve kardeşliktir. Bayramlar kucaklaşma ve paylaşmadır. Bayramlar sevenlerin sevdikleriyle buluştuğu, hasretin vuslata dönüştüğü günlerdir. 
    Bayram sabahı evlerimizde abdestlerimizi alıp, büyük bir sevinçle camilere koşalım. Sabah namazı ve bayram namazını kılalım. Namazın ve bayramın sevinciyle camiden çıkan insanların yüzlerindeki tebessüm ve mutluluk sokaklara yayılsın ve o şehri adeta kuşatsın. Her tarafa tarifsiz bir güzellik yayılsın.
    Birlik ve beraberliğin, dostluk ve kardeşliğin zirve yaptığı bayram günlerinde, çok muhteşem bir manzara ortaya çıkar. Bu manzara öylesine mükemmeldir ki, en iyi ressam bile bu tabloyu tuvale aktaramaz.
    Bu muhteşem manzarayı gerçekleştirmek hepimizin dini ve insani vazifesidir. Önceki bayramlarda güzelliklerle dolu manzaralara Bursa’da hep şahit olduk. Bu senede aynı güzellikleri, sevinci, coşkuyu ve mutluluğu görmek ve yaşamak nasip olur inşallah. 
Bursa’nın kanaat önderleri ve yön verenlerinden önemli beklentilerimiz var. Özellikle siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve hemşeri derneklerinin sorumlularının nabızları “Bursa” diye atmalı, kalpleri de “Türkiye” diye çarpmalıdır. “Ben” demek son bulmalı ve “Biz” demek Bursa da hâkim kılınmalıdır. Particilik ve hemşehricilik yapılmadan hepimiz “BİR” olmalıyız. Çünkü İSLAM’ın bizlere emri; “BENi BİZ, BİZi BİR” yapmaktır.
Bayramlaşmada birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhu hayatımıza hâkim olmalı ve milletçe tek yürek, tek bilek halinde birbirimizle kucaklaşmalıyız.
  İlk önce “şehitlerimiz” ile kucaklaşalım ve bayramlaşalım. Vatanımıza “namahrem eli” değmesin diye canlarını feda eden “şehitlerimiz” bizleri bekliyor. “Vatan için kurban” olan “kınalı kuzularımız!” ile bayramlaşmak için, “Pınarbaşı Şehitliği”nde buluşalım. Hep birlikte “dua” edelim.
İslam’ın yüksek aydınlığında, “birlik, beraberlik ve kardeşlik” bilinciyle maddi-manevi yaralarımızı saralım. Milletimizin gücünü ve kudretini zaafa uğratacak ve zayıflatacak durumlardan uzak duralım. İliklerimize kadar nüfuz ettirilmeye çalışılan “bizdensin-ötekilerdensin” oyununa düşmeyelim. Akıl ve kalp tutulması yaşamayalım. Yegâne rehberimiz olan Kur’an-ı Kerim ve Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’nın yolundan ayrılmayalım. Hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk olalım.
Bu duygu ve düşüncelerle ramazan bayramınızı tebrik ediyor, milletimizin birlik ve beraberliğine, ülkemizin bölünmez bütünlüğü ve saadetine, dünyanın barış ve huzuruna, hepimizin affına ve kurtuluşuna vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.
Selam ve dua ile…