Bursa Hakimiyet

Bursa’dan yayılan ışık

Na’t, Münacaat, şiir, kaside, makale, hikaye gibi yazılar adeta bir madendir. Yazar ise bir anlamda bu madenin işçisidir!
Herkes maden işçisi(!) olmak için eline kalemi alıp madeni kazmak ister. Kimileri madende bir şeyler bulamazlar ancak bazıları bakır, bazıları mermer, bazıları kükürt, bazıları da altın bulur. Bu sebeple herkes maden işçisi olmak! isteyebilir ama herkes altın bulamaz. Maden kazmak bir sanat ve marifettir!
Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in dünyaya teşriflerini birçok tarihçi ve edebiyatçı kaleme almıştır. Ancak O’nu medh ve senâ için kaleme alınan eserlerin arasında bir şaheser vardır ki bunun adı “VESÎLETÜN-NECÂT”tır. “Vesîletün-Necat” (Kurtuluş Sebebi) adındaki “MEVLİD”in müellifi Bursalı Süleyman Çelebi’dir. Yıldırım Bayezid döneminde bir süre Divan-ı Hümayun imamlığı yapan ve sonrasında EMİR BUHARİ Hazretleri’nin tavsiyesiyle Bursa Ulucami imamlığına getirilen Süleyman Çelebi’nin kabri Bursa-Çekirge yolu üzerindedir.
Bursalı Süleyman Çelebi’nin Anadolu Türkçesiyle kaleme aldığı MEVLİD, orijinal bir şaheserdir. Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’in yüceliğini vurgulayan bu şaheser bir anlamda da ehl-i sünnet görüşünün de savunulduğu bir eserdir. 
VESİLETÜN-NECAT adındaki MEVLİD’in 812 (1409) yılında BURSA’da yazıldığı eserdeki şu beyitte açıkça belirtilmektedir:
“Hem sekiz yüz on ikide tarihi
Bursa’da oldu tamam bu ey hali”
Süleyman Çelebi’nin bu eseri kaleme almasıyla ilgili yaygın rivayet şöyledir:
“Süleyman Çelebi’nin ULU CAMİ’de imamlık yaptığı yıllarda bir vaiz (kaynaklar bu vaizin İranlı olduğunu yazmaktadır) Bakara Suresi’nin 285. ayetini açıklarken, peygamberler arasında bir fark olmadığını söyledi. Bu sebeple Hz. Muhammed (s.a.s)’in Hz. İsa’dan ve diğer peygamberlerden üstün olmadığını söyleyen vaize karşı cemaatten iti-razlar oldu. Tartışmalar büyüdü. Bunun üzerine Süleyman ÇELEBİ: “Ölmeyip İsa göğe bulduğu yol/Ümmetinden olmak için idi ol” beytini söyleyince halkın büyük beğeni ve takdirini kazanmıştır. Süleyman ÇELEBİ bu olaydan sonra büyük bir aşkla Hz. Muhammed (s.a.s)’in sevgisini terennüm etmiş ve O’nun hayatının bazı bölümlerini içine alacak şekilde geliştirerek MEVLİD adlı eseri tamamlamıştır.”
Süleyman Çelebi’nin vaaz veren İranlı vaize söylediği beyitle; Hz. İsa (a.s)’nın göğe yükseltilmesini Muhammed Mustafa (s.a.s)’ya ümmet olmak arzusuna bağlamıştır.
İranlı vaizin sözlerine bizler de katılmı-yoruz. Peygamberlerin bazıları bazılarından fazilet ve derece bakımından üstündürler. Bu gerçek Kur’an-ı Kerim’de şöyle zikredilmektedir:
“İşte peygamberler! Biz onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah’ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini yükseltmiştir…” (Bakara-253)
 MEVLİD adlı eser yazıldığı günden beri özellikle Türkler tarafından çeşitli vesilelerle büyük bir aşkla okunmakta ve dinlenilmektedir. Çeşitli vesilelerle okutulan bu eser, toplumumuzu birlik ve bütünlük içerisinde tutmada önemli bir fonksiyon icra etmektedir. Toplumumuzun sosyal dokusuna kök salmış bu eserin içinde ALLAH ve PEYGAMBER sevgisi vardır. KUR’AN, vaz-ü nasihat ve dua vardır.
Gökkubbemizin altında çeşitli vesilelerle okunan bu eser BURSA’dan dünyaya yayılan bir ışık olmuştur. Müellifi Süleyman Çelebi Hazretleri’nin ve cümle ölmüşlerimizin ruhları için EL FATİHA…