Bursa Hakimiyet

Çalışan insan, üreten insandır

İslam bir hayat dinidir. Hayatın bir parçası da çalışmaktır. Bir insanın hayatı çalışmak ve üretmekle anlam kazanır. İnsanoğlunun onurlu bir şekilde yaşayabilmesi için çalışması şarttır. Çalışmak ise emek ister. İnsanlık tarihine baktığımız zaman peygamberler dahil herkesin bir iş yaptığını ve emeklerinin karşılığını almak için çalıştıklarını görürüz.  
Peygamberler birer meslek sahibi oldukları gibi mesleklerinde en iyi olmanın öncüleri ve örnekleridirler. Mesela; Hz. Adem (a.s) bir ziraatçı, Hz. Şid (a.s) bir dokumacı, Hz. İdris (a.s) bir terzi, Hz. Nuh (a.s) bir marangoz, Hz. İbrahim (a.s) bir mimar, Hz. Davud (a.s) bir demirci, Hz. Süleyman (a.s) bir devlet başkanı, Hz. İlyas (a.s) bir iplikçi, Hz. Lokman (a.s) bir doktor, Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s) bir tüccar idiler.
İslam bir insanlık dinidir. Dinin insana yüklediği sorumluluklardan biri de faydalı insan olmaktır. Faydalı insan olmak ise çalışmak ve üretmekle mümkündür. Bizlere çalışmayı emreden İslam dini, aynı zamanda çalışmayı ibadet olarak değerlendirir. Herkesin ancak çalışmasıyla orantılı olarak kazanç sahibi olacağı Kur’an-ı Kerim’de şöyle beyan buyrulur:
“İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır” (Necm-39)
Ayet-i kerimede Müslüman değil de, insan denmesi hemen dikkatlerimizi çekiyor. Allah çalışan, üreten herkese çalıştığının karşılığını verir. Müslüman olan olmayan ayrımı yapmaz. Kim hangi din ve inançtan olursa olsun çalışan herkes karşılığını alır.
 Hayatın her alanında belirli ahlaki kurallar vardır. İş hayatında en önemli ahlaki kurallardan biri dürüstlüktür. Dürüst insan, kuvvetli iman sahibidir. Peygamber Efendimizin ifadesiyle “kuvvetli mümin, zayıf müminden daha hayırlıdır.”
Gerek ticarette gerek diğer alanlarda olsun ülke olarak hedefimize ulaşabilmemiz çalışkan, dürüst ve güvenilir insanlarla mümkündür. Üretimde kaliteden önce, insanda kalite çok daha öncelikli ve önemlidir. Çünkü kâinattaki tüm varlıkların sultanı insandır. Sultanlık tacını başına giyen insan ister çalışan olsun, ister işveren olsun mutlaka dürüst ve güvenilir olmalıdır. 
Çalışmayı, üretmeyi ve ticareti emreden yüce dinimiz İslam, aynı zamanda da karaborsacılık, hile, aldatma, eksik ölçüp tartmak, sözünde durmamak gibi çirkinlikleri de yasaklamıştır.
Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir gün pazarı geziyordu. Bir buğday satıcısının yanına geldi ve elini buğday çuvalının içine daldırdı. Elinde ıslaklık hissetti. Durumu sorduğunda buğdaycı ürünün yağmurdan ıslandığını söyledi. Peygamberimiz yaş buğdayların üstte, kurularının ise altta olmasını ve insanların bunu görmesi gerektiğini söyledi ve şöyle buyurdu
“Aldatan bizden değildir.”