Bursa Hakimiyet

Cihad-ı Ekber (Büyük cihad)

Bugün 31 Aralık 2014. 2014 yılının son günündeyiz. Acı tatlı hatıralarıyla bir yılı daha geride bırakıyoruz. Ömürden bir senemiz daha eksiliyor. Gelecek günlere senelere ulaşıp ulaşamayacağımızı da bilmiyoruz.
Bugün 2014 yılı bitiyor, yarın 2015 yılı başlıyor. 2014 yılı için “yılsonu”, 2015 için “yılbaşı”. Yılsonu ve yılbaşı kişinin kendisini sorgulaması ve geleceğini planlaması gereken önemli bir zaman dilimidir. Herkes geçen 365 gününün muhasebesini yapmalı ve 2015 yılının iyilikler ve güzelliklerle geçmesini programlamalıdır. Nasıl ki ticaretle uğraşan bir kişi sene sonunda kâr ve zararını hesap ediyor ve bilançosunu çıkarıyorsa, bir insan da kendi muhasebesini yapmak zorundadır.
İnsan yeryüzünde Allah’ın bir memuru ve halifesidir. Üstün yeteneklerle donatılan insanın yaratılanlar arasında seçkin bir yeri vardır. Bu gerçek Kur’an-ı Kerim de şöyle buyrulur: “Biz insanı en güzel biçimde yarattık” (Tin-4)
  En güzel biçimde yaratılan insan, sorumlu bir varlıktır. İnsanda koskoca bir âlem gizlidir. Nasıl ki bir çekirdekte ağacın bütün özellikleri kodlanmışsa, insanda da adeta kâinat kodlanmıştır. 
Allah insana şah damarından daha yakındır. Şüphesiz ki Allah, insanın yaptıklarından anbean haberdardır. Ve insan yaptıklarından mutlaka hesaba çekilecektir. Bu gerçeği bilen ve iman eden her Müslüman, kendini mutlaka hesaba çekmelidir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) bu gerçeği şöyle ifade buyuruyor: “Hesaba çekilmeden evvel, kendinizi hesaba çekiniz”
İnsan “nefis muhasebesi” dediğimiz kendi kendini hesaba çekme işlemini kesinlikle yapmalıdır. “Oto kritik” yani kendi kendini kontrol etme, artı ve eksilerini gözden geçirme işlemini sadece fertler değil, toplumlar da yapmalıdır. Bu bir anlamda fert ve toplumların kendi kendisiyle yüzleşmesi ve hesaplaşmasıdır.
İnsan nefis sahibidir. Nefis insanı güzelliklere ve hayra yöneltebileceği gibi, çirkinliklere ve şerre de sürükleyebilir. Yüce dinimiz İslam “nefis terbiyesi” ne büyük önem vermiş ve nefsin kötü yönelişleriyle mücadeleyi emretmiştir. İslam kültüründe nefisle mücadele etmeye “cihad-ı ekber (büyük cihad)” denilmiştir.
 “Nefis muhasebesi” veya bir diğer anlamıyla “oto kritik” yapan bir kişinin gönlü iman ile süslenir. Gönlü iman ile süslenen kişi ise kötülüklerden uzak durur.
Kendini hesaba çeken bir kişi, dünyada yaptığı her işin hesabını vereceğini bilir. İçtiği bir bardak suyun, aldığı tek bir nefesin dahi hesabını Allah’a vereceğine iman eden bir kişi, Allah’a daha yakın olur. Allah’a yakın olan kişi, dünya ve ahirette huzur bulur.

Hayatımız devamlı kayıt altında

Çoğu zaman maddenin peşinden koşuyor ve ma-nayı unutuyoruz. Niçin yaratıldığımızı, nereden gelip nereye gittiğimizi ve ne olacağımızı hiç düşünmüyoruz. Böyle olunca da kuru bir yaprağın rüzgarın karşısında sağa sola savruluşu gibi, şer rüzgarların karşısında savrulup yolumuzu kaybediyoruz.
Kendinin “oto kritiğini” yapan bir kişi kesinlikle küfrün karanlıklarında yürümez. Ve yolunu Allah’ın nuru ile aydınlatır. Kendini hesaba çeken bir kişi, ne ekmişse onu biçeceğini bilir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyruluyor:
“Kim zerre kadar iyilik yaparsa mükâfatını, kim de zerre kadar kötülük yaparsa cezasını bulur.” (Zilzal, 7-8)
Günler, aylar, yıllar hızla akıyor. Duvardaki takvimin 365 yaprağı göz açıp kapayıncaya kadar tükeniyor. İnsan ömrü de böyle. Bu nedenle hızla akan ömrü, hayırlı ve faydalı işlerde geçirmek gerekiyor. Yaptığımız her bir iş, iki melek tarafından kayıt altına alınıyor. Bu gerçek Kur’an-ı Kerim’de şöyle zikrediliyor:
“Üstelik, biri insanın sağ tarafına biri sol tarafına oturmuş iki alıcı melek de (onun yaptıklarını) kaydetmektedir. İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında (yaptıklarını) gözetleyen (ve kaydeden) hazır bir melek bulunmasın.” (Kâf, 17-18) 
Mademki, küçük büyük yaptığımız her şey kayıt altına alınıyor ve bunların hesabını vereceğiz, öyleyse 2014 yılının bu son gününde kendimizi hesaba çekelim. Kalplerimizi kin ile değil, din ile dolduralım. Gaflet değil, ülfet insanı olalım. Zararlarımızı (günahlarımızı) kârlarımızı (sevaplarımızı) hesaplayalım ve kendi bilançomuzu çıkaralım. Zararlarımıza gözyaşları dökerek tövbe edelim. 2015 için ise ömür sermayemizi kâra (sevaba) dönüştürecek önemli kararlar alalım.
2014 yılını 2015 yılına bağlayan bu gece, nefsimizin hoşuna gidecek davranışlar değil, ALLAH ve RESULULLAH’ın razı olacakları davranışların içinde olalım. Bu gece nefis muhasebesi yaparak, geçmiş günahlarımıza tövbe istiğfar edelim. Kirli olan işlerimizi, göz yaşarlımız ile temizleyelim. Yeni yılımızın ve geleceğimizin hayırlarla, bereketlerle, iyiliklerle, güzelliklerle geçmesi için dualar edelim. Yeni yılımıza tertemiz bir sayfa açarak girelim.
Allah’ım!
Ülkemizi ve milletimizi kafirlerin küfründen, zalimlerin zulmünden, şerirlerin şerrinden, hainlerin ihanetlerinden emin eyle…Müslüman kardeşlerimizi, mazlumları, mağdurları her türlü zulümden, işkenceden, fitneden emin eyle…
2014 yılında ve öncesinde işlediğimiz bütün günahlarımızı affeyle. Bizlere rahmetinle muamele eyle. 2015 yılı ve geleceğimizde bizlere sağlık, sıhhat, afiyetler ihsan eyle. Bizleri ve nesillerimizi imanlı ve Kur’an’lı, namazlı ve niyazlı, ibadetli ve dualı, iffetli ve izzetli eyle.
Bizleri Kur’an, İslam, ezan, vatan, bayrak yolunda hizmetkâr ve hürmetkâr eyle…
Amin…