Bursa Hakimiyet

Dünya kimseye kalmaz

Hz. Süleyman (a.s)’a kalmayan dünya bize mi kalacak? O Süleyman (a.s) ki cinlerden, insanlardan, hayvanlardan kurulu orduları vardı. Büyük bir ilim, servet ve makam sahibi olan Hz. Süleyman (a.s)’a kalmadı bu dünya.
Dillere destan Saba Melikesi Belkıs hani nerede? 
Kanuni Sultan Süleyman’a kalmayan dünya bize mi kalacak? Bir fermanı ile dünyayı titreten Muhteşem Süleyman şimdi nerede?
Halk arasında “Karun gibi zengin” ifadesi çok kullanılır. Asırlardır dillerde dolaşan Karun nerede?
Bir varmış bir yokmuş misali bir hayat yaşıyoruz. Buna rağmen kimi insanlar hayatlarını yalan, talan üzerine kurmuşlar. Peki göz açıp kapama süresi kadar kısa olan bir hayat için değer mi yalana, talana? Değer mi ikiyüzlülüğe? Değer mi riyakarlığa? 
Bir nefeslik mola yeri gibi olan şu dünyada kul ve kamu hakkı yemeye değer mi? Emanete ihanet etmeye değer mi? Yetim hakkı yemeye değer mi? Eksik ölçüp biçmeye değer mi? Başkalarının malına, canına, ırzına el ve dil uzatmaya değer mi? 
Elbetteki değmez…
Çünkü Müslüman kişi için fani olanlar değil, baki olanlar önemli ve gereklidir. Müslüman fani istek ve beklentilerde bulunmaz. Müslüman fani işlerle uğraşmaz. Çünkü fani istekler, fenalık getirir. 
Müslüman baki isteklerde bulunmalıdır. Fani dünyada, baki hayatı kazanmalıdır. Nefsinin isteklerinden yorgun düşüp, yere yığılmamalıdır. Bilakis nefsinin nefesini kesip, imanının nefesi ile dimdik ayakta durmalıdır.
Müslüman vazife sahibidir. Müslüman’ın vazifesi, müspet hareket etmektir. Vazifenin büyüğü küçüğü olmaz. Müslüman dava adamıdır. Müslüman ucunda ölüm bile olsa, davasına sahip çıkandır.

Dünya bir “HİÇ”tir

Müslüman bir nefeslik mola yeri olan dünya için sevdalanmaz. Müslüman kişi sevapsız meşguliyetlerle vaktini tüketmez. Hak Teâlâ’nın rızasına uygun işlerle hayatını değerlendirir. Vaktinin kıymetini bilir. Gece ve gündüzünü iyilik ve güzelliklerle geçirir. Müslüman bilir ki; dünya bir “HİÇ”tir. Hiç için uğraşanlar da hiçtir!
Müslüman kişinin gönül kapıları ardına kadar açıktır. Müslümanın gönül dünyasında insan ayrımı olmaz. İnsanı değerlendirirken ve sahiplenirken ırk, renk ve cinsiyet ayrımı yapmaz. Müslüman için kimin nereli olduğu değil, ne kadar insan olduğu önemlidir. Müslüman her tenden ve her dilden insanı sever. Çünkü müslümanın yüreği ebedlere sevdalıdır. Çünkü Müslüman bakarken Muhammedî aşkla bakar, severken Muhammedî aşkla sever.
Ve Müslüman bilir ki; “Kim zerre kadar iyilik yaparsa mükafatını, kim de zerre kadar kötülük yaparsa cezasını görecektir.” (Zilzal 7-8)
Ve Müslüman inanmıştır ki, hiçbir şey ALLAH’tan gizli kalmaz. Kur’an-ı Kerim’de buyruluyor ki: “…Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.” (Haşr-18)  
Ey kardeşlerim!
Şunlara çok özen gösterelim ve önem verelim:
Her daim abdestli olmaya gayret gösterelim.  Abdestsiz toprağa basmayalım. 
Namazlarımızı vaktinde kılalım. Namazlarımızı sünnetleri ile birlikte, tadil-i erkan ile huşu ve huzur içerisinde kılalım.
Haramlardan sakınalım. Elimizi, dilimizi, gözümüzü kısacası bütün bedenimizi haramlardan uzak tutalım.
Helal kazançtan başkasına ilgi duymayalım.