Bursa Hakimiyet

Eğitim ve öğretim

2014-2015 eğitim ve öğretim dönemimize başlamış bulunuyoruz. Öğrencilerimize, velilerimize, öğretmenlerimize, ülkemize ve milletimize hayırlı olsun.
Okumayı seven, düşüncesi temiz, bilgi ve kültür seviyesi yüksek olan nesiller bir milletin geleceği için en büyük ümit kaynağıdır. Fert ve cemiyetlerin en büyük düşmanı cehalettir. Bu bakımdan bilgili olmak her zaman ve her yerde övülmüş, bilgisizlik ve cehalet ise yerilmiştir. Kur’an-ı Kerim’de Allahu Teala, ilmin, alimin ve okumanın önemini şu şekilde açıklamıştır: “De ki; hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (Zümer 9), “Allah, içinizden iman etmiş olanlarla bilhassa kendilerine ilim verilmiş bulunanların derecelerini artırır…” (Mücadele 11)
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de ilme verilen değeri şu şekilde açıklamıştır: “İlim öğrenmek, erkek ve kadın her Müslüman üzerine farzdır.”
Yüce dinimizin ilme verdiği değer çerçevesinde kültürümüzde de ilimle ilgili büyük değerler oluşmuş ve atasözlerimizde yerini almıştır. Bunlardan birkaç tanesini örnek olarak verelim:
“Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıptır.”  “En iyi ilim, elinde olan bilgidir.” “ Bilgin parasız da olsa zengin sayılır.” “Bilen dağdan aşar, bilmeyen düz yolda şaşar.” “Padişahlar halka, bilginler padişaha hükmeder.”
Peygamber Efendimiz  (s.a.s) döneminde Medine’de Mescid-i Nebevi’nin ilim ve kültür merkezi haline gelmesi, Bedir harbinden sonra okuma yazma bilen esirlerin on Müslüman’a okuma-yazma öğretmek şartıyla hürriyetlerine kavuşmaları, bilgi hazineleri olan kütüphane sayılarının artması bu konuda anlamlı örneklerdir.

İlim iman etmeyi gerektirir

Kur’an’ın ilme verdiği önem herkesçe bilinen bir gerçektir. Peygamberimize inen ilk ayet okumayı, dolayısıyla bilgi ve bilmeyi emretmektedir. Dikkat edilirse, bu ayette okuma ve öğrenme emredilirken, neyin okunacağı belirlenmemiştir. Bu, her şeyin okuma, öğrenme ve bi-limin konusu olduğunu göstermek içindir ki, böyle bir anlayış Kur’an’ın başka ayetlerinden de ortaya çıkmaktadır. 
Kur’an insanlara en güzel hediye olarak verilen, ilim elde etmenin ve öğrenmenin en değerli aracı olan akıl, kalp ve onlara bağlı diğer iç ve dış duyu organlarının çalıştırılmasını istemektedir. Bu ayetlerin bazıları şöyledir:
“Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, orada onların akıl edecek kalpleri, işitecek kulakları olsun. Ama yalnız gözleri kör olmaz, fakat göğüslerinde olan kalpleri de körleşir.” (Hacc 46) 
“Geceyi, gündüzü, güneşi, ayı sizin istifadenize vermiştir. Yıldız-lar da O’nun buyruğuna boyun eğmiştir. Bunlarda akıl eden kimseler için dersler vardır.” (Nahl 12)
Hangi ilim dalı olursa olsun, sonuç olarak Allah’ın varlığını, birliğini, kuvvet ve kudretini ispatlamakta; kainattaki bütün mahlukat O’nun emr-i ilahisi istikametinde hareket etmektedir. Akıl iz’an sahibi kişilerin bu hakikatler karşısında iman etmesi, Rabbbine secde etmesi gerekmez mi?

İlim tahsil etmek

İslam dini, ilim tahsil etmeye büyük ehemmiyet vermiştir. Kur’an-ı Kerim’in ilk nazil olan ayeti “Yaratan Rabbinin adıyla oku!” (Alak 1) olmuştur. Pek çok surede ilimden bahsolunmuştur. Peygamber Efendimiz ilim öğrenme ve öğretmeyi teşvik etmişlerdir. Müslüman, ilim tahsil etmeyi her zaman kendisine şiar edinmelidir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “İlim, mü’minin kaybolmuş malıdır. Onu nerede bulursa, oradan alsın.” buyurmuş, ilim için bir sınır tanımlamamıştır. Faydasına ve lüzumuna inanılan ilmi, nerede bulursak oradan almamız, kimde görürsek ondan öğrenmemiz gerektiğini vurgulamıştır. 
Bedir Savaşı esirlerinin okuryazar olanlarına, on Müslümana okuma yazma öğretmeleri halinde kendilerinin serbest kalacağı Peygamber Efendimiz tarafından va’d edilmiş ve denileni yaptıkları zaman da serbest bırakılmışlardır. Asr-ı Saadet’te “Suffe Ashabı” diye bilinen sahabiler Peygamber Efendimizle birlikte ilim tahsilinde bulunmuşlardır.
Bir Müslüman için ilim rütbesi, mevki ve mertebelerin en yücesidir. A-limin mürekkebinin, şehidin kanından üstün olduğunu kaynaklarımızdan öğrenmekteyiz.İlim tahsil etmek nafile ibadet etmekten daha üstündür. Zira ibadetin faydası sahibine, ilmin faydası ise insanlığa aittir.