Bursa Hakimiyet

ESMÂ-İ HÜSNÂ

En güzel isimler demektir. Bu tabir ayet ve hadislerde geçmektedir. “En güzel isimler Allah’ındır. O halde, O’na bu güzel isimlerle dua edin ve O’nun isimleri hakkında eğriliğe sapanları bırakın…” (A’raf-180)
Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadis-i şerifinde buyuruyor ki: “Allah’ın isimlerini ezberleyen (hıfz) kimse cennete girer.”
Bir başka hadisinde de buyuruyor ki: “Allah’ın isimlerini sayan (ihsâ) kimse cennete girer.”
Ayet ve hadislerde zikredilen “el-esmâü’l-hüsnâ”; Allah’ın nasıl bir varlık olduğunun, O’nun niteliklerini, özelliklerini ve hangi vasıflara sahip olup olmadığını beyan eden isim ve sıfatlardır.
Hadislerde geçen “ihsâ (saymak)” ve “hıfz (ezberlemek)” kelimeleri ile maksat; Allah’ı güzel isimleriyle tanımak ve Allah’a O’nun istediği şekilde ibadet ve itaat etmektir. Esma-i Hüsna’yı ezberlemek ve okumak elbetteki güzeldir ancak bu isimleri anlayarak ezberlemek ve okumak çok daha güzeldir.
Enes b. Malik’in bildirdiğine göre; Peygamberimiz (s.a.s) bir gün camiye girdiğinde sahabeden biri namaz kılıyordu. Bu sahabi namazdan sonra şöyle dua etmeye başladı:
 “Allah’ım! Her türlü övgü sana mahsustur. Senden başka ilah yoktur (sadece Sen varsın, Senin ortağında yoktur). Sen Mennân’sın (çok nimet verensin).  Gökleri ve yeri yoktan var edensin. Ey celal ve ikram sahibi Allah’ım! Senden istiyorum”
Bu duayı işiten Peygamber Efendimiz (s.a.s) şu açıklamayı yaptı: “Bu kimse Allah’ın ism-i a’zamı (en büyük ismi) ile dua etti. İsm-i a’zam ile dua edildiğinde Allah bu duayı kabul eder ve bu isimle istenince Allah verir.”
Peygamber Efendimiz (s.a.s) birinin “ya zel celâli vel ikram” dediğini duymuş ve bunun üzerine “şüphesiz sana icabet olundu, artık iste” buyurmuştur.

İSM-İ A’ZAM

“İsm-i A’zam”; “Allah’ın en yüce ismi” demektir.
Kur’an-ı Kerim’de ve bazı hadislerde Allah’ın İsm-i A’zamından söz edilmiştir. Kur’an-ı Kerim’de: “Yüce Rabb’nin adını tesbih et” (Vakıa-74) (Hakka-52) (A’la-1) “Azamet ve ikram sahibi Rabb’inin adı yücedir” (Rahman-78) buyrulmuştur.
Allah’ın en büyük isminin hangisi olduğunu kesin olarak belirlemek mümkün müdür? Bu konuda İslam alimlerinin farklı görüşleri vardır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in bazı hadislerinde İsm-i A’zamdan bahsetmiştir. Yukarıda verdiğim örnekte de okuduğumuz gibi; İsm-i A’zam ile dua edildiğinde duanın kabul edileceğini buyurmuştur.
Ka’b oğlu Übey, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’den İsm-i A’zam’ı kendisine öğretmesini istemiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’de Bakara suresinin 255. ayetinin ilk sözleri olan “Allah, kendisinden başka ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur.” ile aynı manadaki Al-i İmran suresinin 2. ayetini okumuş ve “İsm-i A’zam bu iki ayette gizlidir” buyurmuştur.  
Yine bazı hadislerde, İsm-i A’zam olarak Allah’ın birden çok ismi geçmektedir. Bu isimlerin başında “Lafza-i Celal” yani ALLAH lafzı gelmektedir. Sonra Rahman, Rahim, Rabb, Mevla, İlah, Ehad, Samed, Mennan, Hayy, Kayyum, Zül Celali vel İkram…isimleri gelmektedir. 

Allah’ı Esmasıyla bilmeliyiz

Allah’ın zatını aklımızla kavramamız, gözlerimizle görmemiz ve duyu organları-mızla algılamamız mümkün değildir. Allah’ın zatını ancak O’nun güzel isimleri ve kemal sıfatlarıyla bir nebze kavrayabiliriz. 
O, Kendisini hangi isimlerle isimlendirdi ise ve nasıl adlandırdı ise biz O’nu bu adlarla ve isimlerle tanır ve anarız. Biz O’nu, Kendisinin vermediği bir adla zikretmeyiz, zikredemeyiz. Çünkü şanına ve yüceliğine yakışan en güzel isimleri O, Kendisi için zikretmiştir. 
O yaradandır, bizler yaratılanlarız. O, BAKİ’dir, biz-ler FANİ’yiz. Her şey O’na muhtaçtır. O’nun “Rahman ve Rahim” sıfatlarına muhtacız, çünkü O’nun merhametine muhtacız.
Hepimiz günahkârız. O’nun “Ğaffar ve Ğafur” sıfatlarına muhtacız. Günahlarımıza pişman olup tövbe ettiğimizde O’nun “Tevvab” sıfatına muhtacız. Günahlarımızı örtmesi için O’nun “Settar” sıfatına muhtacız.
Hastalandığımızda O’nun “Şafi” sıfatına muhtacız. Rızıklanmak istediğimizde O’nun “Rezzak” sıfatına muhtacız. Ellerimizi açıp dua ettiğimizde O’nun “Mucîb” sıfatına muhtacız. Affedilmeyi istediğimizde O’nun “Afüvv” sıfatına muhtacız.
Kısacası her halimizle O’na muhtacız. 
Öyleyse O’nun isimleriyle O’na sığınalım. Esmâ-i Hüsnâ’yı anlayarak ezberleyelim ve okuyalım.
Kur’an-ı Kerim’de buyruluyor ki:
“Deki: (Rabbinizi) ister Allah diye çağırın, ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız çağırın, nihayet en güzel isimler O’nundur…” (İsra-110)
“Allah, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayandır. En güzel isimler O’nundur.” (Taha-8) 
 ÖNEMLİ NOT: Allah’a özgü isimleri Allah’tan başka varlıklara vermek, Kur’an’da “ilhad” kavramıyla ifade edilir.
İlhad; doğru olandan, haktan sapmak demektir.