Bursa Hakimiyet

Fuhuş ve zina

Fuhuş; aşırı derecede çirkin söz ve davranış, edep ve ahlaka aykırı, dinen yasaklanan her türlü çirkinlik ve kötülük demektir.
Zina; evlilik dışı cinsel ilişki demektir. İslam’a göre büyük günahlardandır.
Fert ve toplumu her türlü kötülük ve çirkinlikten korumak, dinimizin temel hedeflerinden biridir. Bu sebeple fuhuş, zina ve bunlara götüren bütün yollar yasaklanmıştır. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de:
“De ki: ‘Rabbim ancak, açık ve gizli çirkin işleri, günahı… haram kılmıştır.” (A’raf-33)
Aynı şekilde zinayı da Yüce Rabbimiz haram kılmış ve: “Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur.” (İsra-32) buyurarak zinadan uzak durmamızı emretmiştir.
Fuhuş ve zinanın yaygın olduğu toplumlarda ahlakî güzelliklerden bahsetmek mümkün değildir. Çünkü fuhşun zararı sadece bu fiili yapanlarla sınırlı değildir. Aynı zamanda toplumun diğer fertlerine de sirayet eder.
İbadetlerin özellikle de namazın kişiyi fuhşiyyat denilen kötülüklerden koruyucu özelliği vardır. Bu gerçek Kur’an-ı Kerim’de şöyle zikredilmektedir:
“Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkor…” (Ankebut-45) 

Nikah bağı

İslam’ın temel esaslarından biri de neslin muhafazasıdır. Neslin muhafazası ancak evlilik hayatı ile ve kişilerin ırz ve namuslarını korumasıyla mümkündür. 
Zina; aralarında meşru bir nikah bağı bulunmayan kimselerin cinsi münasebette bulunmalarına denir. Evlilik dışı cinsel ilişki anlamına da gelen zina; Kur’an’da şiddetli bir şekilde yasaklanmıştır. Zina edenler için hem dünyada hem de ahirette ceza öngörülmüştür.
Zina asla hafife alınamaz. Zina; beşerin temiz hayatını kirleten, ailelerin temelini sarsan ve kutsallığını zedeleyen çirkin bir fiildir. 
Zina; nesillerin geleceğini tehdit eden, birçok hastalık ve olumsuzluklara yol açan çok kötü bir davranıştır. Nesebin karışmasına, ailelerin yıkılmasına yol açan ve insanı nefsinin esiri yapan zina fiilini yapan kişiler için bedenî ceza uygulanması gerektiğini buyuran Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
“Zina eden kadın ve erkeğin her birine yüzer değnek vurun. Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah’ın dini(nin koymuş olduğu hükmü uygulama) konusunda onlara acıyacağınız tutmasın. Müminlerden bir topluluk da onların cezalandırılmasına şahit olsun” (Nur-2) 
Suçlunun cezalandırılmasından çok suçun işlenmesine meydan verilmemelidir. Özellikle bu konudaki bireysel özgürlük savunmasının aldatıcı bir propaganda olduğunu düşünüyorum. Aile ve toplumun ahlakî değerlerinin korunması hepimiz için dîni ve insani bir görevdir. 
Kişiyi zinaya götüren her türlü tavır ve davranışlar yasaktır. Mesela; gözlerimizi haramdan sakınmamızı emreden Yüce Allah buyuruyor ki:
“Mümin erkeklere söyle gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar…Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar…” (Nur, 30-31)

Zina yapmak isteyen genç

Cüleybib ismindeki genç bir sahabi, Allah Resulü (s.a.s)’nün huzuruna gelerek:
“Ey Allah’ın Elçisi! Zina etmek istiyorum, izin ver!”
Orada bulunan sahabiler bu istek karşısında Hz. Cüleybib’i susturmak istediler. Peygamber Efendimiz (s.a.s) duruma müdahale etti ve Cüleybib’e sordu: “Böyle bir şeyin senin annenle yapılmasını ister miydin?”
Cüleybib: “Anam babam Sana feda olsun Ey Allah’ın Resûlü, istemezdim.”
Peygamberimiz (s.a.s) tekrar sordu: “Kız kardeşinle bir başkasının zina etmesini ister miydin?
Cüleybib: “İstemezdim ya Resulallah.” dedi.
Peygamber Efendimiz (s.a.s) tekrar sordu: “Halanla veya teyzenle böyle bir şey yapılmasını ister miydin?”
Cüleybib: “Hayır, istemezdim!” diye cevap verdi.
Peygamber Efendimiz (s.a.s): “İşte hiç kimse annesiyle, kız kardeşiyle, halasıyla ve teyzesiyle zina edilmesini istemez.” buyurdu.

NOT: Bugün 1 Aralık “Dünya AIDS Günü”

Zührevi hastalıkların kaynağının zina ve fuhuş olduğu tıbben sabittir. AIDS hastalığı ve benzeri hastalıkların, çoğunlukla cinsel organlar yoluyla oluştuğu ve bulaştığı bilimsel bir gerçektir.