Bursa Hakimiyet

Gençlik durağı

Kur’an-ı Kerim insana çok önem verir. İnsanın en güzel surette yaratıldığını, yaratılanların en şereflisi olduğunu açıklar. Kur’an-ı Kerim’in muhatabı insandır. İnsanları ibretle düşünmeye ve akletmeye davet eder. 
Kur’an-ı Kerim bütün insanlığın hidayet rehberidir.  İnsanlık gerçek mutluluğa ancak Kur’an’ın sunduğu evrensel mesajlar ile ulaşır. Çünkü Kur’an-ı Kerim’de, insanlığın gerçek mutluluğu için gerekli olan bütün esaslar mevcuttur.
Kur’an-ı Kerim her an genç ve diridir. Zaman ihtiyarladıkça, Kur’an gençleşir. Genç ve diri olan Kur’an-ı Kerim’de ve Sevgili Peygamberimiz’in hadislerinde gençlik övülmektedir.
Hayat; doğum ile ölüm arasında gerçekleşen bir yolculuktur. Hayat yolculuğunda ömrü olanlar “gençlik durağı”nda bir müddet zaman geçirirler. 
Gençlik çok kıymetli bir cevher, çok önemli bir milli güçtür. Milletimiz çok değerli olan bu ham cevheri işleyecek çok zengin bir tarihe, milli ve manevi değerlere sahiptir.
Gençlik, dünyanın bütün hazinelerine bedel bir kıymettir. Telafisi mümkün olmayan bir fırsat ve paha biçilmez bir zaman dilimidir. İnsanoğlu dünyanın bütün ayni ve nakdi değerlerini verse, gençliğinden geçip giden bir saniyeyi bile satın alamaz.
Bugünün yaşlıları dünün gençleri idi. Bugün genç olanlar da yarının yaşlıları olacaklardır. Gençlik, insanın en enerjili ve verimli olduğu dönemdir. Bu gerçeğe işaret eden Sevgili Peygamberimiz “ihtiyarlık gelmeden evvel gençliğin kıymetini bil” tavsiyesinde bulunmuştur. 
Gençlik denildiği zaman bütünüyle bir milletin geleceği akla gelir. Yarınlarını garanti altına almak isteyen milletler ve devletler, kalkınma planlarında gençlere öncelik tanımakta ve büyük yatırımlar yapmaktadırlar. Gençliğine gereken ilgi ve ihtimamı gösteren toplumlar, sosyal huzuru yakalayarak geleceklerine daha güvenle bakarlar.
Bir milletin geleceğini cennete de cehenneme de çevirecek varlık, o milletin gençliğidir. Yüce Türk milletinin ve devletinin kıyamete kadar hür ve bağımsız olması mutlaka “imanlı, dürüst, bilgili, vatan ve millet sevdalısı gençler” ile mümkündür. Bir milletin yarınlarını, o milletin gençleri şekillendirir. Geleceğinin aydınlık olmasını isteyen milletler, gençlerini iyi yetiştirmek zorundadırlar. Çünkü gençlik, bir milletin en önemli kuvvetidir.
Bizler Müslüman insanlarız. Gençlerimizi İslam ahlakı üzere yetiştirmeliyiz. Müslüman bir gencin en büyük sermayesi “güzel ahlak”tır. Müslüman bir genç iman, bilim, nezaket, nezafet ve zerafet sahibidir. Müslüman bir genç için iffet,  şehvetten çok daha önemli ve önceliklidir. Müslüman bir genç enerjisini Yaradan’a kulluk, yaratılana hizmet uğrunda değerlendirmelidir. Gençlikteki dini yaşantının önemine işaret eden Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) “Kıyamet gününde Allah’ın arşının gölgesinde barınacaklar arasında, Rabbi’ne ibadet eden gençler” in de bulunacağı müjdesini vermiştir. 
Üzülerek ifade ediyorum ki, günümüzde çok sayıdaki genç kardeşimiz büyük bir iman boşluğu içinde yaşıyor. İçine düştükleri buhran ve sıkıntılar, gençlerimizde telafisi zor “manevi yaralar” açıyor. 
Gençlerimizin içine düştükleri buhran ve sıkıntılardan ancak Kur’an-ı Kerim’in sunduğu evrensel mesajlar ile kurtulmaları mümkündür. İnsanlık ne zaman Kur’an’a yönelmişse, en ileri medeniyetlere sahip olmuştur. Sevgili Peygamberimiz bu gerçeği şöyle ifade eder: “Şüphesiz ki Allah, Kur’an’la amel edenleri yükseltir. Ona uymayanları düşürür ve geri bırakır.” 
19-25 Mayıs tarihleri arası “Gençlik Haftası”dır. Yarın 19 Mayıs “Gençlik ve Spor Bayramı” dır. Gençlerimizi bir sevgi, fazilet ve iman şuuru içerisinde yetiştirmemiz dileklerimle, bayramımız kutlu olsun…