Bursa Hakimiyet

Hazır mıyız?

Saban ayının son cuma yazısını okuyorsunuz. Önümüzdeki cuma günü okuyacağınız yazı, Ramazan ayının yazısı olacaktır.
Recep ayı geçti. Recep ayını artık geri getirmek mümkün değil. Eğer güzel amellerle ihya edebildiysek ne mutlu bizlere.
Beş gün sonra Ramazan ayına gireceğiz. Ömrü olanlar karşılayacaklar. Eğer ömrümüz olur da karşılarsak, her anını çok iyi değerlendirmeliyiz.
İçinde bulunduğumuz Şaban ayı çok faziletli ve kıymetli bir aydır. Şaban ayında bereketler dağıtılır, hayırlar saçılır. Ramazan ayına tertemiz girebilmek için önemli hazırlıklar yapılır.
17 Haziran 2015 Çarşamba günü Ramazan ayının ilk teravih namazını kılacağız. Aynı gece sahura kalkarak perşembe günü oruçlu olacağız.  
Ramazan ayı, Kur’an ayıdır. Sözleriyle, hükümleriyle, müjdeleriyle insanları hidayete sevk eden Kur’an-ı Kerim, Ramazan ayında indirilmiştir. Kur’an-ı Kerim’i okumaya, anlamaya, hatmetmeye hazır mıyız?
Peygamber Efendimiz (s.a.s) “içerisinde Kur’an okunan eve şeytan girmez” buyuruyor. Öyle ise kalplerimizi ve evlerimizi Kur’an’ın nuruyla aydınlatmaya hazır mıyız?
Ramazan ayı, ihsanı ve ikramı bol bir aydır. Ramazan ayı manevi hazinelerle dolu bir aydır. Ramazan ayı, kalplerimizin ve bedenlerimizin günahlardan ve kirlerden temizlendiği bir aydır. Ramazan ayı “ayların sultanı”dır. Öyle ise bu sultanı layıkıyla karşılamaya hazır mıyız?
Ramazan ayı, oruç ayıdır. Oruç ibadeti aynı zamanda bir irade eğitimidir. Oruç, nefsi terbiye eder. Öyle ise sadece midemizi değil aynı zamanda kalbimizi, aklımızı, fikrimizi, zikrimizi, elimizi, dilimizi hatta hayallerimizi terbiye etmeye hazır mıyız?
Ramazan ayının her gününü oruçla, her gecesini de ibadetle geçiririz. Ramazan ayında meleklerin dahi imrenerek baktıkları bir insan olmaya hazır mıyız?
Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in ifadesiyle “evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş” olan Ramazan ayında, “afüv” sıfatının sahibi olan ALLAH’a kendimizi affettirmeye hazır mıyız?
Namaz kılmayan birçok insan, Ramazan ayında beş vakit namaza başlıyor. İbadetlerimizden en fazla lezzet aldığımız ve manevi duygularımızın doruğa ulaştığı Ramazan ayında (eğer kılmıyorsak) beş vakit namaza başlamaya hazır mıyız?
Anne ve babaların çocuklarının ellerinden tutup birlikte camiye gittiklerine hep şahit oluruz. Beş vakit namaz kılmayan bir insanın, teravih namazını nasıl da coşku ve gönül hoşluğu içinde kıldığını görürüz. Camilerimizi kubbelerine kadar doldurmaya hazır mıyız? Mukabele okumaya veya dinlemeye hazır mıyız? Salat-ı ümmiyelerle, tekbirlerle manevi performansımızı yükseltmeye hazır mıyız?
Kısacası; imanımıza musallat olan bütün kötülük, çirkinlik ve kirlerden temizlenmeye hazır mıyız?