Bursa Hakimiyet

Hududullah ve maksadı

Hududullah (Allah’ın sınırları) tabiri, Kur’an’da bazı ayetlerde geçmektedir. Oruç, evlenme-boşanma, miras, kefaret, iddet ile ilgili hükümler zikredildikten sonra, bunların “Hududullah” olduğu bildirilmiştir. Buna göre Hududullah ile maksat; Allah’ın insanlar için koyduğu kural ve yasalar, hüküm ve tavsiyeler, emir ve yasaklar, farzlar, helal ve haramlardır. 
Kur’an’da Allah’ın sınırlarının korunması, çiğnenmemesi istenmiştir. Allah’ın sınırlarını koruyanlar övülmüş ve mükafat vaat edilmiş, sınırlara tecavüz edenler yerilmiş ve bunların zalim oldukları bildirilmiştir. “Kim Allah’ın sınırlarına tecavüz ederse işte onlar zalimlerdir.” (Bakara 229) ve “Kim Allah’ın sınırlarına tecavüz ederse nefsine zulmetmiştir.” (Talak 1) ayetleri bunun açık delilidir. 
Hududullah’ı korumak, bir mümin özelliğidir. Kur’an diline kalp kulağımızla yaklaştığımızda anlıyoruz ki; Cenab-ı Hakk “Hududullah”a riayet konusunda biz müminlerden büyük bir itina bekliyor. 
Allah’ın emir ve yasaklarına uyan Allah’ın sınırlarını korumuş, uymayan ise sınırlara tecavüz etmiş olur. Hududu belirleyen ALLAH’tır. Kul olarak bize düşen görev; İbrahim (a.s) misali Hududullah’a sadakattir. İsmailî bir teslimiyettir. Zekeriyya (a.s) misali hizmet, Hz Muhammed Mustafa (s.a.s) misali muhabbettir.
Müslümanın hayatının en önemli trafik işaretleri, helal ve haramlardır. Helal ve haram bellidir, yani ALLAH’ın koyduğu sınırlar bellidir. Allah’ın helal dedikleri helal, haram dedikleri haramdır. Helali haram, haramı da helal saymak ALLAH’a karşı yalan uydurmaktır. Bu gerçek Kur’an-ı Kerim’de şöyle zikredilmektedir: “Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı “şu helaldir”, “şu haramdır” demeyin, aksi takdirde Allah’a yalan iftira etmiş olursunuz. Şüphesiz Allah’a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.” (Nahl-116)
Allah’ın çizdiği hududu bozmaya çalışmak, haddi aşmaktır. Haddi aşanları ise Allah sevmez. Bu gerçek Kur’an-ı Kerim’de şöyle zikredilmektedir:
“Ey iman edenler! Allah’ın size helal kıldığı iyi ve temiz nimetleri (kendinize) haram etmeyin ve (Allah’ın koyduğu) sınırları aşmayın. Çünkü Allah haddi aşanları sevmez.” (Maide 87)

Haddini bilmek

Bir mana büyüğümüz der ki:
“İslam’ın şartı altı olsaydı, altıncısı haddini bilmek olurdu.”
Haddi bilmek, insan hayatında çok önemlidir.
Evlat haddini bilirse, anne babaya iyi davranır ve hizmetlerinde bulunur.
Öğrenci haddini bilirse, öğretmenine saygılı olur.
Öğretmen haddini bilirse, öğrettiklerini kendisi yaşar.
İmam haddini bilirse, hizmetini yapar.
Tüccar haddini bilirse, kimseyi aldatmaz ve kimseye zarar vermez.
Komşu haddini bilirse, komşusuna eziyet etmez.
Kısacası;
Kişi haddini bilirse, kendini bilir. Kendini bilen, Rabb’ini bilir.
Rabb’ini bilen; yalan söylemez, yalan yere şahitlik yapmaz, haksız yere adam öldürmez, ihanet etmez, haram yemez, içki içmez, kumar oynamaz, zina yapmaz, kimseyi aldatmaz, ibadetlerini aksatmaz…