Bursa Hakimiyet

Hz. Peygamber (s.a.v.)’in çocuk sevgisi

Yüce dinimiz İslam, sevgiye büyük önem vermiştir. Dinimizde sevginin; Allah sevgisi, Peygamber sevgisi, insan sevgisi ve çocuk sevgisi gibi çeşitleri vardır. Sevginin önemini Peygamberimiz şöyle ifade buyurmuşlardır: “Siz, inanmadıkça cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Ben size, birbirinizi sevmenize vesile olacak şeyi tavsiye edeyim mi ? Aranızda selamı yayın; birbirinizle selamlaşın.” 
Bir gün fakir bir kadın çocuğu ile Hz. Aişe’yi  ziyarete gelir. Hz. Aişe, evde onlara ikram edecek bir hurmadan başka bir şey bulamaz. Hurmayı anneye verir. Anne, hurmayı ikiye bölerek çocuklarına yedirir. Bundan son derece etkilenen Hz. Aişe, olayı Peygamberimiz’e anlatınca, Peygamberimiz (s.a.v.): “Kimin kız çocukları olur ve onları geçindirmekte sabır ve tahammül gösterirse, onlar o kimse için cehenneme siper olur.” buyurur.
Bir gün Peygamberimiz (s.a.v), torunu Hz. Hasan’ı öpüp seviyordu. O sırada yanında bulunan Ekra b. Habis:
-“Benim on tane çocuğum var, bunlardan hiçbirini öpmüş değilim” dedi. Peygamberimiz (s.a.v) bu kişiye hayretle baktı ve: “Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.” buyurdu.
Bir savaş esnasında birkaç çocuk taraflar arasında kalarak feci şekilde can vermişlerdi. Peygamberimiz (s.a.s) haberdar olunca çok üzülmüştü. O’nun üzüldüğünü görenler: “Ey Allah’ın Resulü, niçin bu kadar üzülüyorsun, nihayetinde bunlar müşrik çocukları” dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.v.): “Bu çocuklar müşrik çocukları da olsa günahsızdırlar. Dikkat edin sakın çocukları öldürmeyin. Her can yaratılırken tertemiz olarak yaratılmıştır.” buyurdu.
Bir gün bedevilerden bir grup insan Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in yanına gelip: “Siz çocuklarınızı öpüp seviyor musunuz?” diye sordular. Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Evet” buyurunca: “Vallahi biz çocukları hiç öpüp sevmeyiz” dediler. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Allah sizin kalbinizden merhamet ve şefkati çekip çıkarmışsa ben ne yapabilirim.” buyurdu. 
Bir hadis-i şerifinde de: “Küçüklerine merhamet etmeyen ve büyüklerine saygı göstermeyen bizden değildir.” buyurmuşlardır.
Hz. Peygamberimiz (s.a.v.) yolda boynu bükük kalbi mahzun bir çocuk gördüğü zaman onunla ilgilenir, hemen onun sıkıntısını gidermeye çalışırdı. Yolda rastladığı çocuklara selam verirdi.
Hz. Peygamberimiz (s.a.v.)’e on sene hizmet etme şerefine nail olan Enes b. Malik’in anlattığına göre bu on yıl içerisinde Resulullah kendisine öf bile dememiştir. Enes b. Malik şöyle anlatıyor: “Resulullah’a on yıl hizmet ettim. Resulullah beni ne dövdü, ne bana kötü bir laf söyledi ne de yüz ekşitti. Bir kere bile bana öf demedi. Beni hiçbir zaman ayıplamadı.” 

Çocuğunuzla çocuklaşın!

Her konuda olduğu gibi çocuk sevgisi konusunda da en güzel örnek Peygamberimiz (s.a.s)’dir. O’nun hayatında çocukların çok özel yeri vardır. Peygamberimiz (s.a.s) çocukları çok severdi. Torunları Hz. Hasan ve Hüseyin için: “onlar benim dünyadan (öpüp kokladığım) iki güzel kokumdur.” buyurmuştur.
Peygamber Efendimiz (s.a.s)  “çocuklarla çocuklaşabilen” müstesna ve örnek bir şahsiyettir. Bir gün Peygamber Efendimiz (s.a.s), kızı Hz. Fatma’nın evine gelip: “Yaramazlar neredeler?” diye sordu. Torunları gelince Peygamber Efendimiz (s.a.s) kollarını açtı ve onları kucakladı. Onları doyasıya öptü, onlarla sarmaş dolaş oldu. Onlarla adeta çocuklaştı! Ardından da: “Allah’ım! Doğrusu ben bunları seviyorum, Sen de sev. Onları sevenleri de sev.” buyurdu.
Çocuklar “gül” gibidirler. Okşanır ve koklanırlarsa, açarlar ve etraflarına güzel kokular saçarlar. Okşanmaz iseler, solar ve yok olurlar.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), torunu Hz. Hüseyin’i omzuna almış onunla oynuyordu. Bir adam: “ Ne güzel bir bineğe binmişsin ey çocuk” dedi. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de : “ O da ne güzel bir süvaridir“ buyurdu.