Bursa Hakimiyet

İffetli olmak

İffet; edep, haya, vakar, ahlaklılık, izzet, haysiyet gibi manalara gelir. Bir başka ifadeyle iffet; helal ve güzel olmayan söz ve davranışlardan uzak durmak anlamındadır.
Ahlaki bir terim olarak ise iffet; kişiyi bedeni ve maddi hazlara aşırı düşkünlükten koruyan erdem demektir.
İffet, insanı kemale e-riştiren bir ziynettir. İffetli insan arzu, şehvet ve tutkularını şeytanın kontrolüne bırakmaz. Arzularını, iştahlarını, isteklerini, şehvet ve tutkularını aklının ve imanının kontrolüne bırakır. İffetli insan, nefsinin bitmek tükenmek bilmeyen heva ve heveslerinin esiri olmaz.
İnsan, kainattaki bütün canlıların en güzel ve en mükemmeli, yaratılmışların en üstünü, alemlerin özü ve kainatın sırrıdır. İnsan asla başıboş olarak yaratılmamıştır. Başıboş olarak yaratılmayan insan, sosyal ve sorumlu bir varlıktır. İnsan zillet sahibi değil, izzet ve iffet sahibidir.
İnsan, hayatını onurlu bir şekilde yaşamalıdır. İnsanın hayatını onurlu bir şekilde sürdürebilmesi için birtakım temel haklara sahip olması gerekir. Peygamber Efendimiz (s.a.s) din, can, mal,  akıl ve namus gibi hakların vazgeçilmez haklar olduğunu bildirmiştir. Rahmet dini olan İslam, temel hakları zikrederken namus hakkını vazgeçilmez temel haklardan saymıştır. Namusun korunmasının en güzel yolu ise iffetli olmaktır. Şüphesiz ki iffet; insanın ziyneti ve namus anlayışının bir göstergesidir.
İffet timsali Peygamber Efendimiz (s.a.s) dualarında iffetli olmayı istemiş ve şöyle buyurmuştur:
“Ya Rab! Senden hidayet, takva ve iffet isti-yorum.”

İffet kadın-erkek içindir

İffet denilince bazı kimseler tarafından sadece kadının akla gelmesi çok düşündürücü ve üzücüdür. İffet kadın-erkek herkesin süsüdür ve bütün insanlarda bulunması gereken ahlaki bir özelliktir. Kur’an-ı Kerim bu konuda kadın-erkek ayrımı yapmadan buyurur ki:
“Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar…Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar…” (Nur, 30-31)
İffetli insan, iffetine zarar verecek söz ve davranışlardan uzak durur. Namus ve şerefini koruma hususunda hassas olur. Gayrimeşru işlerle ilgilenmez. Harama el uzatmaz. Başkalarının iffetlerine zarar verecek söz ve davranışlardan uzak durur.
Başkalarının namusu hakkında delili olmadan olumsuz ifadeler kullananlar için Yüce Allah buyuruyor ki:
“İffetli ve (haklarında uydurulan kötülüklerden) habersiz mümin kadınlara zina isnad edenler, gerçekten dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir. İşlemiş oldukları günahtan dolayı dillerinin, ellerinin ve ayaklarının kendi aleyhlerinde şahitlik edecekleri günde onlara çok büyük bir azap vardır.” (Nur, 23-24)
İffetli olmanın mükafatı cennettir. Peygamber Efendimiz (s.a.s) ağzına ve cinsel arzularına hakim olacağı konusunda söz verenlerin, cennete girmelerine kefil olacağını buyurmuştur. Bir başka hadisinde de buyuruyor ki:
“Altı konuda bana söz verene ben de cenneti garanti ederim. 
1)Konuştuğunuz zaman doğru konuşun 
2) Vadettiğinizi (sözünüzü) yerine getirin 
3) Size emanet edilen hususlara (söz veya mala) riayet edin, emin ve güvenilir olun 
4) Irz ve namuslarınızı haramdan koruyun 
5) Gözlerinizi harama karşı kapayın (bakmayın) 
 6) Ellerinizi, işlerinizi haramdan uzak tutun.

Elin, dilin, gözün zinası

Olgun mümin olabilmek için sadece iman edip, dinin bazı şekli kurallarını yerine getirmek yeterli değildir. İnsanın edep, haya, iffet, izzet, haysiyet, zühd, kanaat gibi ahlaki erdemlerle donanması gerekir. Olgun mümin; dinin günah saydığı tutum ve davranışlardan uzak durmalıdır. Eline, diline, beline ve diğer uzuvlarına sahip olmalıdır.
Peygamber Efendimiz (s.a.s) buyuruyor ki:
“Gözlerin zinası (harama) bakmaktır. Kulakların zinası (haram sözleri) dinlemektir. Dilin zinası (haram olan şeyleri) konuşmaktır. Ellerin zinası (dokunması haram olana şehvetle) temas etmektir. Ayakların zinası (gidilmesi haram olan yere) gitmektir. Kalbin de (zinaya) meyli ve temennisi vardır ki, üreme organı, bunu ya gerçekleştirir yahut yalanlar.”
Bir başka hadiste de şöyle buyrulmaktadır:
“Erkek, erkeğin avret yerine, kadın da kadının avret yerine bakmasın. Erkek erkekle, kadın da kadınla bir örtü içinde yatmasın (tenleri tenlerine temas etmesin).