Bursa Hakimiyet

İmanı korumada ibadetin önemi

Dinimizin iman prensipleri, ibadet esasları, ahlak ilkeleri vardır. Müslüman’ın hayat anlayışı ve dünya görüşünde “Amentü” çok önemlidir. 
İmanın hayat boyu korunabilmesi için, ibadetler ve ahlak ilkeleri hayatımıza hakim olmalıdır. İmanın korunmasında, amelin rolü çok büyüktür. Mana büyüklerimiz imanı kandile, ameli de kandili çepeçevre koruyan fenere benzetmişlerdir. Kandil ışığı, çepeçevre fener veya fanus ile korunmadığı takdirde, sağdan soldan esen rüzgar kandil ışığını söndürüverir, demişlerdir. 
Dinin temel ibadetleri ile ilgilenmeyen, yüksek ahlak ilkelerini hayat düsturu edinmeyen kimsenin iman nurunu, (Allah esirgesin) hayattaki sarsıntılar söndürebilir.
İman, ruhumuzun dayanağı; ibadet, gıdası; ahlak ise semeresi, meyvesidir. Ruhumuzu, kalbimizi, iman gibi bir destekten ve ibadet gibi bir gıdadan mahrum bırakmayalım; imanın yüksek ahlak meyvelerinden hep birlikte ve ömür boyu yararlanalım.

İbadet nedir?

Yaratılanların en şereflisi olan ve akıl gibi üstün bir yetenekle donatılan insanın yaratılışında elbette ki bir hikmet ve bir gaye vardır. Biz insanoğlu sadece yiyip içmek ve geçici zevklerimizi tatmin etmek için dünyaya gelmedik. Yaratılışımızın bir gayesi var. Gayemiz Kur’an’ın diliyle: “Cinler ve insanlar ancak Allah’a ibadet etsinler diye yaratıldı.” (Zariyat 56) anlamına gelen ayeti kerimedir.
Demek ki yaratılışımızın asıl gayesi Allah’ı bilmek ve O’na ibadet etmektir.
Peki ibadet nedir?
İbadet; Allah’a iman etmek ve emirlerine itaat ederek yerine getirmektir. İbadet; iman ve itaatin en yüksek derecesidir.
İbadet; Allah’ın ihsan ettiği sayısız nimetlerin şükrüdür. Ağaçların yaprakları, denizlerin dalgaları, yağmurların damlaları sayısınca hamd ve şükür içerisinde olmak bir ibadettir.
İbadet; ruhların gıdası, gönüllerin sefası ve manevi hastalıkların şifasıdır. İbadetten uzak ve yoksun kalmak ise ruhun kararması ve gönlün daralması demektir.
İnsanı oluşturan beden ve ruh devamlı bakılmaya ve beslenmeye muhtaçtır. Nasıl ki, bedenimizi devamlı yemek ve içmekle besleyerek, korumak zorundaysak; ruhumuzu da iman, ibadet ve ahlak gibi manevi gıdalarla beslemek ve korumak mecburiyetindeyiz. Namaz kılmak gibi, oruç tutmak gibi; zekat vermek, hacca gitmek, başta anne-baba olmak üzere eş, dost, komşu, akraba, arkadaşlara karşı görev ve sorumlulukları yerine getirmek, hasta, yaşlı kısaca ihtiyaç sahibi kimselere maddi ve manevi yardımda bulunmak, insanlara ve tüm canlılara zarar verecek her türlü maddeyi ortadan kaldırmak bir ibadettir.
İbadetler Allah rızası için yapılır. Allah’tan başkası adına ibadet yapılamayacağı gibi, Allah rızası dışında başka bir amaçla da ibadet yapılamaz.
“ (Allah’ım!)Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz.” (Fatiha-5) ayeti doğrultusunda hareket edilmelidir. 
O halde geliniz; ruhlarımızın gıdası, gönüllerimizin huzur ve mutluluğu, maddi ve manevi sıkıntılarımızın ilacı, Yüce Allah’ın ihsan ettiği sayısız nimetlerin şükrü olan ibadetlerimizi yerine getirelim.
Yüce Allah Hac suresi 77. ayeti kerimesinde buyuruyor ki: “Ey iman edenler! Rüku edin, secde edin. Rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.” Allah ile buluşmak ve konuşmak istiyorsan; namaz kıl. Çünkü kulun Allah’a en yakın olduğu an secde anıdır. Kur’an Allah kelamıdır. Peygamberimiz (s.a.s) buyuruyor ki:
“Allah ile konuşmak isteyen kişi, Kur’an okusun.” Canhıraş bir halde secde edelim. O anda istedikçe isteyelim. Kur’an okurken kendimizin hiçliğini hissedip, Allah’ın büyüklüğünü kavrayalım.  Secdede ve Kur’an okurken, Yüce Allah ile bire bir olmak…Allah’ın cömertliğini solumak ve ihsanlarını yudumlamak…Allah’a sığınalım ve öylesine teslim olalım ki, meleklerin fısıldaşmalarını dahi işitelim…