Bursa Hakimiyet

İslam’da insan hakları

İnsan yaratılmışların en şereflisi ve mükemmelidir. İnsan, gerek fiziki gerekse kalbi özellikleriyle varlıkların en güzelidir. Bu gerçek Kur’an-ı Kerim’de şöyle zikredilir:
“Biz insanı gerçekten en güzel bir şekilde yarattık.” (Tin-4)
İnsan yeryüzünde Allah’ın bir halifesidir. Bu gerçek Kur’an-ı Kerim’de şöyle zikredilir:
“Hani Rabbin meleklere: ‘Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım’ dedi…” (Bakara-30)
Allah’ın yeryüzünde bir memuru ve halifesi olan insanın her şeyden önce, Allah’ın yeryüzünde iradesini temsil etmek gibi şerefli ve ağır bir görevi vardır. Her insan, Allah’ın bir kuludur. Bütün insanlar, doğal haklara sahiptirler. İnsan olmanın özelliğinden dolayı bu haklar, doğuştan sahip olunan haklardır.
İnsanlar hangi ırka, sınıfa, mesleğe, rütbeye sahip olursa olsun, bütün insanlar eşit haklara sahiptirler. Hiçbir insan mensup olduğu ırk, sınıf, meslek, rütbe ve cinsiyet bakımından doğal hakların hiç birinden mahrum edilemez. İslam’a göre bütün insanlar adalet karşısında eşittirler. Bir insan mümin olsun olmasın, Allah’ın kuludur.
Bundan tam 14 asır evvel kız çocukları diri diri toprağa gömülüyordu. Kadın ve köleler insandan sayılmıyorlardı. Cahiliye toplumunda zenginlerle fakirler asla eşit görülmezlerdi. Kur’an-ı Kerim’in gelişiyle kâinat ve kalpler aydınlandı. Kur’an’ın gelişiyle din, can, mal, akıl ve namus güvenliği gibi haklar, insanın vazgeçilmez temel hakları olduğu bildirildi.
Her konuda olduğu gibi insan hakları konusunda da Peygamber Efendimiz (s.a.s) bizler için en iyi örnektir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v)’in 100 binden fazla sahabeye konuştuğu “Veda Hutbesi”nde Müslümanlar veya Müminler diye bir ayrım yapmamış ve “Ey İnsanlar!” şeklinde hitap buyurmuşlardır.

Veda Hutbesi

Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in 632 yılında yüz binden fazla Sahabe’ye yaptığı tarihi konuşmaya “Veda Hutbesi” denir. 14 asır evvel Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in konuştuğu “Veda Hutbesi” tarihi bir hutbe olmasının yanında aynı zamanda temel hak ve hürriyetler açısından bir “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi”dir. Bu hutbe insanlık adına, insanlık onuru adına çok önemlidir. 
Veda hutbesi; cahiliye adetlerinin ortadan kaldırıldığı, ırk ve renk üstünlüğünün reddedildiği, insanların Hz. Adem (a.s)’in çocukları olduğu, zinanın ve aile hayatına zarar verecek şeylerin yasak olduğu, her türlü kan davasının kaldırıldığı, faizin haram kılındığı, kadına iyi muamele edilmesi gerektiği, herkesin can ve mal emniyetinin tecavüzden korunduğu; eşitlik, hürriyet, insan hakları, kadın hakları, aile hukuku, karı koca hakları, miras, nesep, borç ve kefalet gibi birçok konuya ve hukuki meseleye yer vermesi açısından oldukça önemlidir. İslam tarihinde “Veda Hutbesi” olarak tescil edilen bu evrensel tebliğin bazı bölümlerini kısa kısa açıklamaya çalışacağım: 
- “Hamd ve şükür Allah’a mahsustur. Biz O’na hamd eder, O’ndan yardım talep eder, O’ndan af diler ve O’na yöneliriz.
- Ey insanlar! Bugünleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle mukaddestir ve her türlü tecavüzden korunmuştur.
- Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayınız!
- Kimin yanında emanet varsa onu hemen sahibine versin.
- Biliniz ki, faizin her çeşidi kaldırılmıştır (yasaklanmıştır).
- Cahiliyeden kalma bütün adetler kaldırılmıştır, ayaklarımın altındadır. 
- Cahiliye devrinde güdülen kan davaları da kaldırılmıştır.
- Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah’ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah’ın emri ile helal kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde haklarınız, kadınların da sizin üzerinizde hakları vardır. Kadınlara en iyi şekilde muamele ediniz. Kadınlar hususunda Allah’tan korkup çekinin.
- Ey müminler! Size iki emanet bırakıyorum. Onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Kur’an-ı Kerim ve benim sünnetimdir.
- Müslüman Müslüman’ın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Bir Müslüman’a kardeşinin kanı da, malı da helal olmaz.
- Haksızlık yapmayın, haksızlığa boyun eğmeyin.
- Ey insanlar! Rabbiniz birdir, babanız da birdir. Hepiniz Adem’in çocuklarısınız. Adem ise topraktandır. Arap’ın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap olana üstünlüğü olmadığı gibi; beyazın siyah üzerine, siyahın da beyaz üzerinde üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvadadır.
- Ey insanlar! Dikkat ediniz. Şu dört şeyi kesinlikle yapmayınız; Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayınız. Allah’ın haram ve dokunulmaz kıldığı canı, haksız yere öldürmeyiniz. Zina etmeyiniz. Hırsızlık yapmayınız.”