Bursa Hakimiyet

İstibra

İstibra sözlükte; “idrar ve necasetten temiz olmak” anlamına gelir.
İstibranın istilah manası şöyledir; özellikle erkeklerin küçük abdest bozduktan sonra idrardan kurtulmak, idrar damla ve sızıntılarının tamamen kesilmesi için bir süre beklemek ve idrardan temizlenmektir.
İslam’ın beş temel esasından biri olan namazın şartlarından ikisi, hadesten ve necasetten taharettir yani temizlenmektir. 
Müslüman bir kişi, istibrayı çok ciddiye almalıdır. Özellikle namaz kılan Müslümanlar bu konuya çok dikkat etmelidirler. Taharet ve istibraya gerekli önem ve özen gösterilmelidir. İdrardan sakınmalı ve istibra yapılmalıdır.
Küçük abdestten sonra idrar akıntılarının tamamen kesildiğine kanaat getirmeden abdest almak doğru değildir. Zira abdest alma esnasında veya sonrasında idrar damlası veya akıntısı abdestin geçerliliğine engeldir. Geçerli olmayan abdest ile namaz kılınmaz.
İstibra şöyle yapılır:
İnsanların tabiatları farklıdır. Bazı kimselerin idrar akıntısı çok kısa sürer. Bazı kimselerin ise idrar akıntıları uzun sürer. Herkes kendi durumunu bilir. (Kadınlara istibra gerekmez)Erkeklerin istibra yapmaları şarttır. Çünkü istibra yapılmadığında, geriye kalan idrar sızarak elbiseyi kirletir. Elbiseye (külot) damlayan idrar, avuç içi büyüklüğünden küçük olursa namaz mekruh olur. Elbiseye damlayan idrar avuç içinden büyük olursa, namazı ifsad eder.
Küçük abdestten sonra hemen abdest alınmamalıdır. İdrar akıntısının tamamen kesildiğine emin olmak gerekir. İdrar kanalındaki idrarın boşalmasını sağlamak için; yürümek, öksürmek, hareket etmek, sol tarafa yatmak ve beklemek gibi uygulamalar yapılmalıdır. 
İdrardan sonra akıntının elbiseye (külot) bulaşmaması gerekir. Pamuk veya peçete kullanılarak, idrarın çamaşıra bulaşması engellenmiş olur. Eğer idrar akıntısı elbiseye bulaşmış olursa, akıntının bulaştığı yeri yıkamak gerekir. 
İdrar akıntısının kesildiğine dair, kalp kanaat getirmelidir. İstibradan sonra idrar damlası veya sızıntısı olmayacağına katî bir surette emin olunduktan sonra abdest alınmalıdır. Çünkü kişi idrardan tamamen temizlenmeli ki, abdesti olsun ve namazını huşu içerisinde kılsın. İstibraya önem vermeyen, namazına önem vermiyor demektir.
İmam kardeşlerimiz istibra meselesine daha önem vermeli ve özen göstermelidirler.
Kadınlara istibra gerekmez. Onların bir müddet durmaları kafidir. Ondan sonra istinca ederek abdest alabilirler. 

İSTİNCA

İstinca sözlükte; “taharetlenmek, kurtulmak” gibi anlamlara gelir. İstinca dini bir kavram olarak; büyük ve küçük abdestler bozulduktan sonra temizlenmeye denir. Geniş bir ifadeyle; idrar ve dışkı gibi şeylerin çıktıkları yerleri temizlemeye istinca denir. 
Necasetten temizlenmek namazın şartlarından biridir. İslam dini temizliğe büyük önem vermiştir. Yüce Allah “Orada temizlenmeyi sevenler vardır. Allah da çokça temizlenenleri sever.” (Tevbe 108) buyurmaktadır. Hz. Peygamber (s.a.v.) de “Temizlik imanın yarısıdır.” buyurmuştur. 
Günde beş defa kılınan namaz için temizlik şarttır. Abdest bozduktan sonra, bedene bulaşan necasetin temizlenmesi ibadetin sıhhati açısından önem taşımaktadır. Aslolan bu temizliğin su ile yapılmasıdır. Su ile temizlik Müslümanların en belirgin özelliklerinden birisidir.
Taharet su ile yapılmalıdır. Su ile temizlik yapıldıktan sonra, avret yerinin bez veya tuvalet kağıdı ile kurulanması sağlık ve temizlik açısından daha uygundur. Taharet için su bulunmadığında, imkanlar ölçüsünde uygun temizlik araçlarıyla (taş, kerpiç, tuğla gibi) taharet yapılmalıdır.
Taharet sol el ile yapılmalıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.s) buyuruyor ki: “Sizden biri idrar yaparken tenasül uzvunu sağ eli ile tutmasın ve sağ eliyle taharet yapmasın.”

İdrardan korunmak

İdrardan korunmak şarttır. Tuvalette idrarın sıçramasını önlemek için gerekli hassasiyet gösterilmelidir. Kişi banyo yaptığı yere idrarını yapmamalı ve rüzgara karşı bevletmemelidir (işememelidir). Bir hadis-i şerifte buyruluyor ki: “Sizden biriniz banyo yaptığı yere bevletmesin. Çünkü umumiyetle vesvese bundan doğar.”
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadisinde buyuruyor ki: “İdrardan korununuz. Çünkü kabrin bütün azabı ondandır.” Bir başka hadis-i şerifte ise buyruluyor ki: “İdrardan çok iyi korununuz. Çünkü kulun kabirde en önce hesaba çekileceği şey odur.”
Ayakta idrar yapılmamalıdır. Hz. Cabir (r.a)’in bir rivayetine göre: “Resulullah (s.a.s) ayakta bevletmeyi yasaklamıştır.”