Bursa Hakimiyet

İstiklal Marşı ve Erzurum

Bugün 12 Mart. Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluşunun 97. ve İstiklal Marşımızın kabulünün 94. yıldönümlerini kutluyoruz.
Vatanın kurtulması ve milli bir devletin kurulması için kesin kararların alındığı yer olan ERZURUM ile, İstiklal Savaşımızın zaferle sonuçlanacağını müjdeleyen İSTİKLAL MARŞI birbiriyle alakalıdır. Gün ve ay benzerliğiyle ikiz kardeş gibidirler.
M. Akif Ersoy, İstiklal Marşımızda baştan sona Allah’a iman duygusunu büyük bir ustalıkla işlemiştir. Dini ve milli kavramları birbirlerine destek mahiyetinde uyumlu bir şekilde dile getirmiştir.
İstiklal Marşı; din, iman, vatan, bayrak, ezan gibi duygularımızı harekete geçirir.
İstiklal Marşı; vatan ve millet sevgisinin sembolüdür.
Erzurum 1100 lü yıllardan beri Müslüman Türk şehridir. 1071 de Selçuklu Sultanı Alpaslan’ın kazandığı Malazgirt zaferiyle Anadolu’nun kapıları Türkler’e açılmış ve sonrasında gerçekleşen fetihlerle Anadolu topraklarının tapusu Türk Milleti’nin olmuştur. 1900 lü yıllarda haçlı zihniyeti bu tapuyu yırtmak ve parçalamak istemiştir. Türk Milleti ise canını, kanını, malını feda etmiş ancak tapuyu düşmana teslim etmemiştir.
Anadolu topraklarının Türk Milletine ait olduğuna dair mührün vurulduğu ve imzanın atıldığı yer Erzurum’dur. Çünkü Erzurum; hem Malazgirt Zaferi’nde hem de Kurtuluş Savaşı’nda “kilit” rol oynamış ve Türk Milletinin karargâhı olmuştur.
Erzurum; bağımsızlık meşalesinin ilk yakıldığı yerdir. Erzurum; Milli iradenin şahlandığı yerdir. Erzurum; Türk bayrağının kıyamete kadar dalgalanması için göndere çekildiği yerdir. Erzurum; Türk Milleti’nin kurtuluş destanıdır.
Erzurum bir ilim, kültür ve tarih şehridir. Erzurum toprakları bereketlidir. Erzurum toprakları santim santim Türk kanı ile mühürlüdür. Erzurum bir şehri mübarektir. “1001 Hatim” geleneğini 500 küsur yıldır aralıksız devam ettiren dünyadaki tek şehir Erzurum’dur. 
Yiğitler ve şehitler yatağı olan Erzurum insanına “DADAŞ” denir. Dadaş; “kardeş, özü sözü bir, mert, cesur ve emin insan” demektir.
Dadaşın genlerinde dinine, devletine, vatanına, milletine, bayrağına, ezanına bağlılık ve bu uğurda gerektiğinde can vermek vardır. Dadaş; Türk Milleti’ni, Türk Devleti’ni ve Türk Bayrağı’nı karşılıksız sevendir. Dadaş; zulmün, cehaletin ve ihanetin karşısında Türk Milleti’nin güçlü sesidir. Erzurumlu şair S. Akatay “BAR” isimli şiirinde dadaşı şöyle tarif eder:
“Dadaş; çelik bir yaydır, onu germeye gelmez,
Çağlayan bir sel olur, dağlara da baş eğmez.”
Dadaşlık ruhu insana erdemlilik, sadakat, cesaret ve mertlik kazandırır. Dadaş ruhlu bir insan isimlerle değil, fikirlerle ilgilenir. Dadaş için fiyatlar değil, değerler önemlidir.
Erzurum erler ve erenler yatağıdır. Erzurum erenlerinden biri olan Alvarlı Muhammet Lütfi Efendi bu mübarek şehri: “Erzurum kilidi mülki İslam’ın” diye tarif eder. Benim ismim de Muhammet Lütfi’dir. Ben de diyorum ki: “Erzurumlu, İslam’ın ve Anadolu’nun gönüllü bekçisidir.”

Bursa ve Erzurum

Erzurumlu yüksek bir vakar ve edep sahibidir. Bu yüksek ruhu ancak Palandöken gibi yüce bir dağ taşır. Yüksek bir edep ve vakar sahiplerinden biri de Bursalılardır. Bu yüksek ruhu da ancak Uludağ gibi yüce bir dağ taşır. 
Anadolu’nun ilim, kültür ve tarih başkentlerinden biri olan Bursa, son yıllar da yoğun göç almaktadır. Bursa yurt içinden en fazla göçü Erzurum’dan almıştır. Tarihi geçmişi, dağları, ovaları, kaplıcaları, camileri, hanları, hamamları ve yaşam kültürü benzerlikleriyle Bursa ve Erzurum adeta ikiz kardeş gibidirler.
Ben de bir dadaşım. Erzurum’da doğdum, Bursa’da doyuyorum. “Erzurum doğumlu Bursalıyım” tanımlamasını ilk yapan kişiyim. Bu tanımlamayı yaptığımda çok takdir ve kabul görmüştüm. Bugün çok sayıda yönetici tarafından bu tanımlamanın kullanılmasından büyük mutluluk duyuyorum.
Bursa topraklarının altında ölülerimiz, üstünde ise dirilerimiz yaşıyor. Bursa’da yaşayan herkesin ortak gayesi “Bursa sevgisi”, ortak kültürü de “Bursalılık bilinci” olmalıdır. Bursa’ya ancak bu sevgi ve bilinç ile hizmet edebiliriz.
Bursa’da yaşamak bir nimet ve ayrıcalıktır…

NOT: Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluşu ve Çanakkale Zaferi’nin 100. yılı münasebetiyle BURSA DADAŞLAR DERNEĞİ tarafından şehitlerimizin ruhlarına ithafen KUR’AN-I KERİM ZİYAFETİ düzenlenmiştir. 14 Mart Cumartesi günü yatsı namazını müteakiben MİHRAPLI CAMİİ’nde gerçekleşecek ziyafete bütün halkımız davetlidir.