Bursa Hakimiyet

İstişare

İstişare sözlükte; “birine bir konuyu danışmak, görüşünü sormak” demektir. “Şûra” ve “müşâvere” kelimeleri ile eşanlamdadır. 
İslam’ın temel ilkeleri vardır. Bunlardan biri de işleri danışarak yapmaktır. Kur’an’da Hz. Muhammed (s.a.v.)’e, dolayısıyla bütün mü’minlere hitaben; “…(Yapacağın) iş(ler) hakkında onlara (ashabına) danış. Bir kere de karar verip azmettin mi, artık Allah’a tevekkül et (ona dayanıp güven). Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.” (Al-i İmran 159) buyurulmuştur.
 Peygamberimiz (s.a.v.), bu emre uyarak yapacağı işleri ashabı ile görüşmüş, onların fikirlerini almış, alınan kararları uygulamıştır. Mesela; Uhud savaşında Peygamberimiz (s.a.v.)’in fikri, Medine’de kalıp savunma savaşı yapmaktı. Ashabıyla yaptığı istişare sonucunda ashabın çoğunun görüşü ise Medine dışına çıkılmasıydı. Peygamberimiz (s.a.v.) bu istişarenin sonucunda ashabın görüşünü uygulamıştır.  
Şöyle bir soru akla gelebilir: Danışılacak kimselerde ne gibi sıfatlar olmalıdır? Danışılacak kimsenin; akıllı, tecrübeli, sağlam fikirli, ihlaslı, dürüst ve dost insan olması gerekir. Akılsız, tecrübesiz, bozuk fikirli, sahtekar, yalancı ve düşman insandan danışman olmaz. 
Kur’an-ı Kerim’de, Allah’ın mükafat vaat ettiği insanların özellikleri zikredilmiştir. Bu özelliklerden biri de: “onların işlerini aralarında danışarak yapmalarıdır.” (Şûra 38)
İnsan soysal bir varlıktır. Hayatını sürdürebilmesi için topluluk halinde yaşamak zorundadır. Topluluk halinde yaşayan insanoğlunun birbirlerine karşı sorumlulukları vardır. Birbirlerinin hak ve hukuklarına riayet etme mecburiyetleri vardır. Bir arada yaşamanın gereği ve toplumsal huzur, barış ve asayişin sağlanmasında istişarenin rolü çok büyüktür. 
İşlerini istişare ile yapan insan, yanılma ve başarısızlığını en alt düzeye indirmiş olur. İşlerimizi istişare ile yapalım. Zira işlerini istişare ile yapanlar başarılı ve güvende olurlar. Atalarımız konunun önemini şu sözle ne de güzel dile getirmişlerdir: “Danışan dağları aşar, danışmayan düz yolda şaşar.”
Sözlükte “hayır ve iyilik istemek, bir şey hakkında hayır talep etmek” anlamlarına gelir.
Genel anlam olarak istihare; bir kimsenin yapmayı istediği bir şeyin kendisi için hayırlı olup olmayacağını Allah’ın kendisine bildirmesi maksadıyla yatmadan önce iki rek’at namaz kılarak Allah’a dua etmesidir. 
İnsanlar, bazen kendileri için önemli bir karar verecekleri veya bir seçim yapacağı zaman dünya ve ahiret bakımından kendileri için hangisinin daha hayırlı olacağını kestiremezler. Bunu anlayabilmek için istihare ederler ve Allah’tan yardım dilerler. Bu bakımdan istihare, bir bakıma yapılacak işin hayırlı olmasını; hayırlı ise gerçekleşmesini Allah’tan dilemek ve O’ndan tercih konusunda yardım istemek demektir. 

İstihare namazı

İstihare namazı şöyledir: Namazın birinci rekatında Fatiha’dan sonra Kafirun suresi; ikinci rekatında Fatiha’dan sonra İhlas suresi okunur. Namazdan sonra istihare duası yapılır. Hz. Peygamber (s.a.v.), istiharede şöyle dua edilmesini tavsiye etmiştir: 
“Sizden birinize bir iş hakkında tereddüt ve üzüntü çöktüğü zaman farz namazlardan başka olarak iki rekat namaz kılsın, sonra şöyle duada bulunsun:
Ey Allah’ım! Senin ilmine güvenerek Senden hakkımda hayırlısını istiyorum ve kudretine sığınarak Senden kudret istiyorum ve Senin sınırsız lütfundan bana ihsan etmeni istiyorum; çünkü Sen, her şeye kadirsin, ben bir şeye kadir değilim. Sen bilirsin, ben bilmem, Sen bilinmeyenleri bilirsin.
Allah’ım! Senin ezeli ilminde, yapmayı düşündüğüm bu iş benim dinim ve dünyam ve geleceğim açısından hayırlı olacaksa, bu işi benim hakkımda takdir buyur, onu bana kolaylaştır, uğurlu ve bereketli eyle. Eğer bu iş Senin ezeli ilminde, benim dinim ve hayatım hakkında ve işimin akıbeti hakkında erken veya geç olmasında şerli ise onu benden geri çevir, beni de ondan vazgeçir ve benim için nerede olursa olsun yalnızca hayırlı olanı takdir et, sonra beni ona razı kıl.”
İbadet ve sevap işlemek gibi iyi olan, haram ve günah gibi kötü olan şeylerde istihare yapılmaz. İstihare yapmak; merak edilen bir sonucu öğrenmeye çalışmak değil, Allah’tan hayırlı sonucu istemektir. Kılınacak iki rekat namazın ardından Peygamberimiz (s.a.v)’in öğrettiği istihare duası okunur ve mümkün mertebe konuya yoğunlaşmaya çalışılır. Gece vakitleri bu bakımdan daha uygundur. Yapılan duanın ardından insanın gönlünde bir yöneliş, bir eğilim belirebilir, bir rahatlık duyulabilir. Aksine, bir sıkıntı ve darlık hali oluşursa, işin iyi olmayacağına yorumlanabilir. Birinci istiharede sonuç alınamazsa üç kere ya da yedi kere tekrarlanabilir.