Bursa Hakimiyet

Kişinin kendi anne babasına sövmesi

Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in ifadesiyle: “Müslüman, elinden ve dilinden emin olunan kimsedir.”
Müslüman, güzel söz ve nezaket sahibidir. Müslümana kötü söz ve kabalık yakışmaz. Güzel söz ve nezaket, dostluğa açılan bir kapı, kötü söz ve kabalık ise düşmanlığa açılan bir kapıdır.
Müslüman zerafet ve asalet sahibidir. Müslüman muhatabına sövgü ile hitap etmez. Muhatabına sövgü ile hitap edenler, büyük bir çatışmanın sebebi olurlar. Birbirleriyle çatışan ve kavga edenlere maalesef şahit olmaktayız ki, sövgülerini bazen anneler ve kız kardeşler  üzerinden yapmaktadırlar. Böylece anneler ve kız kardeşlerin namuslarına dil uzatılmaktadır.
Namus olarak kabul ettiğimiz değerler üzerinden yapılan çatışmalar ve kavgalar, Müslümanlara asla yakışmıyor. Başkalarının değerlerine söven ve hakaret eden kişi bilmelidir ki, sövgüleri ve hakaretleri kendi değerlerine yönelebilir. Bu tür olumsuz söz ve davranışlar, tamiri imkansız tahribatlar yapar.
Hepimiz nefis taşıyoruz. Nefsimize hakim olmalıyız. Konuşurken söven, ayıplayan, küçümseyen ve lanetleyen olmamalıyız. Başkalarının namuslarına ve değerlerine asla sövmemeli ve hakaret etmemeliyiz. Bu gerçek Kur’an-ı Kerim’de şöyle zikredilmektedir:
“(Ey müminler!) Onların, Allah’ı bırakıp tapındıklarına sövmeyin. Sonra onlar da haddi aşarak, bilgisizce Allah’a söverler...” (En’am-108)
Kişinin değerlerinden biri de anne babasıdır. Kişinin kendi öz anne babasına sövmesi büyük günahlardandır. Bu gerçek şu hadis-i şerifle daha da net anlaşılmaktadır:
Peygamber Efendimiz (s.a.s): “Büyük günahlardan biri de kişinin kendi anne babasına sövmesidir.” buyurdu.
Sahabeden sordular:
“Ey Allah’ın Resulü! Nasıl olur da kişi kendi anne babasına söver.” 
Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu:
“Kişi başkasının anne babasına söver. Sövdüğü kişi de onun anne babasına söver. Böylece kişi kendi anne babasına sövmüş olur.”

Sadık bir iman


Nefisler ancak sadık bir iman ile terbiye edilir. Sadık bir iman ile sevgiler ve yergiler hep Allah için olur. Sadık bir iman ile insanlar birbirlerini Allah için severler, Allah için affederler, Allah için yardımlaşırlar ve Allah için paylaşırlar.
İnsan, hayatında yaşadığı sıkıntıları ve çileleri ancak sadık bir iman ile lezzete dönüştürür. Hayatını zerafet , nezaket ve lezzetle ancak sadık bir iman ile yaşar. Ahlak, adalet, hakkaniyet, merhamet, şefkat, sevgi ve saygıya ancak sadık bir iman ile ulaşır.
İnsan, ibadetlerini daha istikrarlı, düşüncelerini daha ihlaslı hale ancak sadık bir iman ile getirir.
 Allah’a teslimiyet yolunda bir kulun sapasağlam ayakta durması ancak sadık bir iman ile mümkündür. 

Kul hakkı yemenin hükmü nedir?


Allah’ın huzuruna kul hakkı ile çıkmanın çok ağır bir vebali vardır. Peygamber Efendimiz (s.a.s), üzerinde kul hakkı bulunan kişilerin, hak sahiplerinden helallik almalarını öğütlemiştir.
Hadis-i şeriflerden öğreniyoruz ki; hak sahibinden helallik alınamaması durumunda ahirette haksızlık yapan kişinin salih amelleri haksızlığı ölçüsünde alınır ve hak sahibine verilir. Eğer verilecek salih amel bulunamazsa o zaman da hak sahibinin günahları hak yiyene yüklenir.

Günün duası


“Allah’ım! Ciddi ve şaka yollu yaptıklarımı, yanlışlıkla ve bilerek işlediğim günahlarımı affeyle.”