Bursa Hakimiyet

Kokan ağız, sararan diş

İslam sağlık ve temizlik dinidir. İslam dini, insanın öncelikle sağlıklı ve temiz olmasını hedefler. Sağlık konusu üzerinde önemle duran Sevgili Peygamberimiz (s.a.s): “Sağlıklı Müslüman hasta Müslüman’dan daha hayırlıdır”  buyurmuştur.
İnsan ruh ve bedenden oluşan bir varlıktır. İnsanda ruh ve beden temizliği çok önemlidir. Temiz olmak, insan olmanın bir özelliğidir. Temizlik bir kısım ibadetlerin ön şartı, sıhhatin ise vazgeçilmez unsurudur. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in ifadesiyle “Temizlik imanın yarısıdır.”
Beden sağlığı, ağız bakımı ve temizliğiyle başlar. Çünkü mikropların en çok bulaştığı yerlerden biri ağızdır. Birçok hastalıktan kurtulmanın yolu ağız ve diş sağlığından geçer.
Modern dünya ağız ve diş sağlığını daha birkaç asırdır ele almıştır. Ancak 14 asır evvel Peygamber Efendimiz, ağız ve dişlerin temizlenmesini şu sözleriyle tavsiye etmiştir: “Misvak kullanınız. Zira misvak ağzı temizler ve Hakkın rızasını kazandırır.”
22-29 Kasım tarihleri arası “Ağız ve Diş Sağlığı Haftası”dır.
Ağız ve diş temizliğinin insanın tabii bir ihtiyacı olduğunu bir hadis-i şerifinde ifade eden Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), “hastalık gelmeden evvel, sağlığınızın kıymetini biliniz” hadisiyle de Müslüman’a bir misyon yükler. Bu misyon hastalıktan korunmadır. Hastalıktan korunmanın en öncelikli yolu ise temizliktir.
Müslüman temiz ve bakımlı insandır. Müslüman sararmış değil, bembeyaz dişlere sahip olmalıdır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) dişlerini temizlemeyenleri gördüğünde: “Size ne oluyor da dişleriniz sararmış olduğu halde toplum içine giriyorsunuz. Misvak kullanınız (dişlerinizi temizleyiniz)” buyurmuştur. 
Müslüman ruhuyla ve bedeniyle, içiyle ve dışıyla temiz olmalıdır. Müslüman’ın ağzı kokmamalıdır. Müslüman muhatabını ağız kokusu ile rahatsız etmemelidir.  Ağız ve diş temizliğine çok önem veren Peygamber Efendimiz: “Sarımsak ve soğan yiyen kimse (kokusu gitmeden) mescitlerimize yaklaşmasın” buyurmuştur.

Kadınlar kristaldir!..

Peygamber Efendimiz (s.a.s), Veda Haccı için Mekke’ye doğru yola çıkmıştı. Kafile içerisinde hanımlar da vardı. Yol düzenini Enceşe ismindeki genç sağlıyordu. Enceşe coşkuyla şiirler okuyor, güzel sesiyle ezgiler söylüyordu. Bu durum, develerin heyecanlanıp hızlanmasına ve üzerlerindeki hanımların rahatsız olmalarına sebep oluyordu. Efendimiz (s.a.s), hanımları sarsıntıdan kurtarmak için olaya müdahale etme gereği duydu. Mübarek ağzından dökülen şu zarif ifadelerle gence seslendi:
“Ey Enceşe,  sakin ol! Kristalleri dikkatli taşı!”
Bu hadisi şeriften anlıyoruz ki; 
Şefkat Peygamberi Efendimiz (s.a.s), narin bir varlık olan kadını kristale benzetmek suretiyle, kadının çok değerli olduğuna ve kadına karşı son derece dikkatli davranmamız gerektiğine işaret buyurmuşlardır.
25 Kasım tarihi “Kadına Şiddeti Kınama Günü”dür.
Sadece yılda bir gün değil her gün başta kadın ve çocuk olmak üzere her türlü şiddeti kınıyorum.

Günün duası

“Ey kalpleri halden hale çeviren
Allah’ım! Her halimi düzgün eyle.”