Bursa Hakimiyet

Mezar ve türbe ziyaretlerinin usulü

Mezarlıkların ziyaret edilmesi, bu vesileyle ölünün ve ölümün hatırlanması ve orada yatanlardan ibret alınması dinimizin tavsiye ettiği hususlardandır. Ancak, kabir ve türbe ziyaretlerinde İslam’ın özüne ve tevhid anlayışına ters düşen itikadi bakımdan da zararlı olan tutum ve davranışlardan uzak durmak gerekir. 
Türbelerde yatan kişileri beşer üstü varlık olarak görmek; bu zatların duaları kabul ettiğine, ilahi kudretlerinin olduğuna inanmak; bir kısım ihtiyaç ve dilekleri onlara arz etmek; kendilerinden medet ummak; bu ziyaretleri dini bir vecibe gibi telakki etmek; bez bağlamak; mum yakmak; kurban kesmek, şeker vb. yiyecek maddeleri dağıtarak onlardan yardım dilemek, tevhid dini olan İslam’la bağdaştırılamaz. Ölen kişilerden medet ummak ve onlardan bazı şeyler beklemek iman açısından tehlikeli bir davranıştır. 
Kabir ziyaretinde bulunan kişi, ahireti hatırlamalı, dünyanın geçici olduğunu ve bir gün kendisinin de öleceğini düşünmelidir. Kabrin yanına gelince; “Müminler yurdunun sakinleri sizlere selam olsun. İnşallah biz de size katılacağız. Bizler ve sizler için Allah’tan afiyet dilerim” denir. Kabir ziyaretinde bulunan kişinin ölü için dua etmesi ve Kur’an okuyarak sevabını orada bulunanların ruhlarına bağışlaması uygun olur. Kabrin başında yüksek sesle ağlayıp gürültü yapmak, kabrin demirlik ve taşlarını öpmek, onlara sarılıp ağlamak ise doğru bir davranış değildir.

Mezarlıktaki ağaç, ot  vb. bitkileri kesmek

Mezarlıkta bulunan yaş ot ve ağaçları, bakım amaçlı olmadıkça yolmak ve kesmek mekruhtur. Zira buradaki yaş bitkiler kendilerine has bir şekilde Allah’ı zikretmektedirler. Bu zikir sebebiyle orada yatan müminlere, Allah Teala’nın rahmet edip azaplarını hafifletmesi umulur. 
Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.) bir kabristanda bulunan iki kabir sahibinin azap içinde olduğunu anlamış, yanında bulunanlardan taze bir hurma dalı isteyerek, ikiye bölmüş ve her birini bir kabrin başına dikmiştir. “Ey Allah’ın Resulü, niçin böyle yaptın?” diye sorulunca, “Umulur ki bunlar yaş kaldıkları sürece (azapları) hafifler.” buyurmuştur.
Mezarlıktaki kuru ot ve ağaçlar kesilmez veya toplanmazsa telef olacaklardır. Allah Teala ise yeryüzündeki nimetlerini insanlar yararlansınlar diye yaratmıştır. Bu itibarla mezarlıktaki kurumuş ot ve ağaçlar toplanıp kesilebilir. Ayrıca mezarlıkta bulunan meyveli ağaçların meyvelerinin yenmesinde de dinen bir sakınca yoktur.

Kabrin üzerine oturmak

İslam dinine göre insanın dirisi gibi ölüsü de saygındır. Dolayısıyla ölülere saygı duyulmalı ve saygısızlık anlamı taşıyan söz-davranışlardan kaçınılmalıdır. 
Zaruret olmadığı sürece mezarların üzerine basmak ve kabirlerin üzerine oturmak uygun bir davranış değildir. Nitekim kabre yaslanan Amr b. Hazm’ı gören Peygamberimiz (s.a.s), onu uyarmış ve “kabir sahibine eziyet etme” buyurmuştur. Ancak kabrin kenarına oturulmasında bir sakınca yoktur.