Bursa Hakimiyet

Muharrem ayı ve hicri yılbaşı

Bugün “Hicri Yılbaşı” ve “Muharrem ayı” 
Hicri takvime göre, Muharrem ayının 1. günü “Hicri Yılbaşı”dır. Hicri takvim nedir?
“Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in Mekke’den Medine’ye hicretini tarih başlangıcı olarak alan takvime hicri takvim denir.”
Hicri takvime aynı zamanda “kameri takvim” de denir. Hicri takvim Muharrem ayı ile başlar. Muharrem, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in “hürmete şayan bir ay” diye nitelendirdiği, sayısız lütuf ve hikmetlerle dolu bir aydır. 
 Hicri aylar sırasıyla şunlardır: “Muharrem, Safer, RebÎu’l-Evvel, RebÎu’l-Ahir, Cemaziye’l-Evvel, Cemaziye’l-Ahir, Recep, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade, Zilhicce”
Muharrem ayı, Müslümanlar için çok önemli ve değerli bir aydır. Muharrem ayı, Kur’an-ı Kerim’de zikredilen dört kutsal aydan biridir. 
Muharrem ayı manevi bir hasılat ayıdır. Bu ay; İlahi rahmet ve bereketin, ihsan ve ikramın gönüllerimize ve hanelerimize sağanak sağanak yağdığı bir aydır. Muharrem ayı içerisinde birçok hadiseyi barındırmaktadır.
Muharrem ayının 10. günü “Aşure Günü”dür. 1 Muharrem Hicri Yılbaşı ve 10 Muharrem Aşure günüdür. (Miladi takvime göre ise; 3 Kasım 2014 Pazartesi “Aşure Günü”dür.)
Bugün Muharrem ayının ilk günü. Muharrem ayı ve aşure gününde oruç tutmak çok faziletlidir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) bu konuda şöyle buyurmuştur: “Ramazan orucundan sonra en faziletli oruç, Muharrem ayının orucudur. Farz namazından sonra en faziletli namaz da gece namazı (Teheccüd namazı)dır.”
Muharrem ayını çok iyi bir şekilde değerlendirelim. Gündüzlerimizi oruç tutarak ve çeşitli ibadetlerle, gecelerimizi de başta teheccüd namazı olmak üzere dua ve zikirlerle geçirelim. İbadet cihetiyle daha aşkla ve heyecanla bir hayat geçirelim.

Hicret

Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’e peygamberlik görevi, 610 tarihinde 
verildi. Peygamberimiz (s.a.s)’in insanları İslam’a davetiyle, Müslümanların sayıları her geçen gün çoğalıyordu. Gönüller ve kainat, Kur’an-ı Kerim ile aydınlanıyordu. Küfrün karanlığında kalpleri kararmış olan müşrikler, Müslümanlara karşı akla hayale gelmeyecek zulümler, işkenceler ve baskılar yapmaya başladılar.
Müşrikler zulüm, işkence ve baskılarını öylesine acımasızca Müslümanlara uyguluyorlardı ki, dayanılacak gibi değildi. Allah (c.c)’ın birliğini, Hz. Muhammed (s.a.s)’in peygamberliğini inkar etmeleri için zorlanan Müslümanlar ise, akıl almaz işkenceler karşısında inanmış oldukları yüce davadan zerre kadar taviz vermiyorlardı. Bu durum müşrikleri iyice kudurtuyordu.
İnsanlık dışı zulüm, işkence ve baskılar karşısında göç etmeyi düşünen bazı Müslümanlara önce Habeşistan’a, daha sonraki yıllarda da Medine’ye göç etmelerine Peygamberimiz (s.a.s) izin verdi. Böylece İslam dini, Medine’ye girmiş oldu.
Mekke’den Medine’ye göç günbegün çoğalınca, bu gelişmelerin aleyhlerine olacağını anlayan müşrikler, Peygamberimiz (s.a.s)’i öldürmeye karar verdiler.
Müşriklerin aldıkları bu kararı Yüce ALLAH (c.c), Cebrail (a.s.)’ı göndererek Peygamberimiz (s.a.v.)’e haber verdi. Bir başka ayet-i kerime ile de Peygamberimiz (s.a.v.)’e hicret için izin verildi. Bunun üzerine Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), en yakın dostu Hz. Ebubekir ile Mekke’den Medine’ye hicret etti. 
Hicret, İslam tarihinin en önemli olaylarından biridir. Hicret basit bir göç olayı değildir. Hicretin gerçekleşmesiyle İslamiyet Mekke dışına taşmış, dalga dalga Medine’den dünyaya yayılmıştır.
Hicret, Allah rızası için; anadan, babadan, yardan, evlattan, diyardan, maldan, hatta candan vazgeçmenin ibretli ve meşakkatli halidir. 

Tebrik ve dua

Hicri yılınızı tebrik ediyor; hicri 1436. senenin önce insanlık ve İslam alemine, sonra ülkemiz ve milletimize, daha sonra ailemiz ve gönül coğrafyamıza hayırlar getirmesini Cenab-ı Hakk’tan niyaz ediyorum. 
Cenab-ı Hak ülkemizi ve milletimizi kafirlerin küfründen, zalimlerin zulmünden, şerirlerin şerlerinden, hainlerin ihanetlerinden emin eylesin.