Bursa Hakimiyet

Mukabele geleneği

Mukabele; “karşılaştırma” veya “karşılıklı okuma”dır.
Her ramazan ayında o güne kadar nazil olan ayetleri Peygamber Efendimiz (s.a.s) okur, Cebrail (a.s) dinlerdi. Sonra Cebrail (a.s) okur, Peygamber Efendimiz (s.a.s) dinlerdi.
Resulullah (s.a.s) ile Cebrail (a.s) arasında yaşanan bu hadiseye “MUKABELE” denir. Müslümanlar da bu güzel geleneği günümüze kadar getirmişlerdir. Asırlardan beri devam eden “mukabele” geleneğimiz, her yıl tazeliğini ve canlılığını korumaktadır. Mukabele sayesinde Müslümanlar, her sene Kur’an-ı Kerim’i en az bir kere hatmetmektedirler. Böylece hem sünneti ihya etmekte hem de gelecek nesillere bu güzel geleneği taşımaktadırlar.
Kur’an-ı Kerim Allah’ın hitabı ve kitabıdır. Kur’an-ı Kerim bir hidayet ve rehber kaynağıdır. Kur’an-ı Kerim insanlığın dünya ve ahiret kurtuluş reçetesidir. Kur’an-ı Kerim dertlere deva, nefislere şifa, kalplere ciladır.
Kur’an-ı Kerim bir müjde, öğüt, şifa ve rahmettir. O’nu okuyanların gönülleri, dilleri, haneleri ve beldeleri huzurlu, güvenli ve bereketli olur. Kur’an okumak sevabı bol bir ibadettir. Bu gerçek Kur’an-ı Kerim’de şöyle zikredilir:
“Allah’ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah için) gizli ve açık sarf edenler, asla zarara uğramayacak bir kazanç umabilirler.” (Fatır, 29)
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) de: “Kur’an-ı Kerim’i okuyun. Çünkü Kur’an-ı Kerim kendisini okuyanlara kıyamet günü şefaat edecektir.” buyurmuştur. 
Peygamberimiz’ in “Kalbinde Kur’an-ı Kerim’den bir harf bulunmayan kimse harap bir ev gibidir” hadis-i şerifiyle “Sizin en hayırlınız Kur’an-ı öğrenen ve öğretendir” hadisi bizlere bir misyon yükler. Bu misyon şudur: Her Müslüman, Allah’ın kitabını bilmek ve okumak mecburiyetindedir.  
Müslümanlar diğer aylara nazaran ramazan ayında Kur’an ile daha fazla “iç içe” olurlar. Kur’an-ı Kerim’i sadece ramazan ayında değil, sürekli okumalıyız. O’nun okşayıcı ahengi ve diriltici mesajlarından tek bir gün bile olsa kopmamalıyız. Kur’an-ı Kerim okuyanlar için Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) şu müjdeyi vermiştir: “Allah ile konuşmak isteyen, Kur’an okusun”
İçerisinde bulunduğumuz ramazan ayının kadir kıymetini bilelim. Kuruyan ve susayan gönüllerimizi, İlahi Kelam’ın rahmetiyle sulayarak gül bahçesine dönüştürelim. Evimizin her odasında, mahallemizin her sokağında, şehrimizin her semtinde, ülkemizin her kentinde, dünyanın her ülkesinde Kur’an okunuyor. Evrenin her zerresi, vücudumuzun her hücresi Kur’an’ın iklimiyle huzur buluyor. Kur’an okunan her evden arşa nurlar yükseliyor. Çünkü Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) öyle buyuruyor:
“Kur’an-ı Kerim okunan evden, arşa kadar nur yükselir.”
Selam ve dua ile…