Bursa Hakimiyet

Müslüman kimdir?

İslam; Allah’a teslim olmak, boyun eğmek ve itaat etmek manasınadır. İslam’ı benimsemiş erkeğe “Müslim”, kadına da “Müslime” denir.
Kur’an’a göre İslam; kişinin kendisini yalnız Allah’a teslim etmesi, yalnız O’na kul olması, yalnız O’na ibadet etmesi demektir. 
Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah (c.c), kullarına en uygun din olarak İslam’ı seçtiğini şöyle beyan buyurmuştur:
“…Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’ı seçtim…” (Maide-3)
İslam; insanlık için vazgeçilmez değerler olan inanç, ibadet, muamelat ve ahlak gibi temel prensipleri sosyal hayatın gereği olarak kabul eden ekmel ve evrensel bir dindir. Peygamber Efendimiz (s.a.s) İslam’ı; kelime-i şahadet getirmek, namaz kılmak, oruç tutmak, zekat vermek ve hacca gitmek olarak tanımlamıştır. Peygamber Efendimiz (s.a.s) Müslüman’ı ise, “Müslüman; elinden ve dilinden emin olunan kimsedir” şeklinde tanımlamıştır.
Müslüman; iyi olan, iyilik yapan ve başkalarının iyiliğini isteyen, iyiliği tavsiye eden, kötülükten sakındıran, iyilik için yol gösteren kimsedir.
Müslüman kişi; aldığında ALLAH için alan, verdiğinde ALLAH için veren, sevdiğinde ALLAH için seven, buğzettiğinde ALLAH için buğzeden kimsedir.
Müslüman güvenilir kimsedir. Emanete hıyanet etmez. Müslüman kişi bilir ki, emanete ihanet etmek münafıklık alametidir. Peygamber Efendimiz (s.a.s) buyuruyor ki:
“Münafığın alameti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiği zaman sözünde durmaz, kendisine bir emanet verildiğinde ona ihanet eder.”
Müslüman; özü sözü birbirine uymayan değil, özü sözü bir olandır.
Müslüman; imha eden değil, inşa edendir.
Müslüman; çatışan değil, çalışandır.
Müslüman; başkalarına zahmet değil, rahmettir.
Müslüman; kendi nefsi için istediğini başkaları için de isteyen; kendi nefsi için istemediğini başkaları için de istemeyendir.
Müslüman; gönül yıkan değil, gönül yıkayandır.
Müslüman; kalleş değil, kardeştir.

Güvenilir kimsedir

Müslüman; sözünde doğru ve işlerinde dürüst olan, kimseyi aldatmayan kimsedir. Bir Müslüman, başkasını aldatamaz. Çünkü aldatmak; kötü bir huy, çirkin bir davranıştır. Kurtuluşa eren müminlerin özelliklerinin açıklandığı Mü’minun suresinin 8. ayetinde şöyle buyrulmaktadır:
 “( o müminler) ki emanetlerine ve verdikleri sözlere riayet ederler.”
Müslüman, sözü ve özü bir olandır. Müslüman verdiği sözde mutlaka durmalıdır. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de buyuruyor ki:
“Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin ki, Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın…” (Ahzab, 70-71)
Müslüman yalancı olamaz. Yalancılık çok kötü bir huydur. Böyle bir huy, Müslüman’a asla yakışmaz. Yalancı kişi, hem dünyada hem de ahirette rezil olur.
Peygamber Efendimiz (s.a.s):
“Yalandan kaçının. Çünkü yalan kötülüğe, kötülük de insanı cehenneme götürür. Kişi yalan söylerse Allah katında yalancılardan sayılır.”
Peygamber Efendimiz (s.a.s)’e sordular:
“Ey Allah’ın Resulü! Mümin korkak olur mu?”
Peygamberimiz (s.a.v): “Olabilir” buyurdu.
Tekrar sordular:
“Mümin cimri olur mu?”
Peygamberimiz (s.a.s): “Olabilir” buyurdu.
Tekrar sordular:
“Mümin yalancı olur mu?”
Peygamberimiz (s.a.v): “Hayır. Mümin yalancı olamaz” buyurdu.
Bir başka hadisinde de şöyle buyurmaktadır:
“Yalan ile iman bir arada bulunmaz.”