Bursa Hakimiyet

Örnek kadın şahsiyetler (1) Hz. ASİYE

Firavun’un karısıdır. Sahip olduğu her türlü dünyalığı, Allah’a iman ve cennete karşılık elinin tersiyle iten örnek bir şahsiyettir. Zulmün her türlüsüne karşı isyan eden Hz. Asiye, en ağır şekilde sıkıntı ve eziyetlere maruz kalmıştır.
Tanrılık iddiası güden Firavun’un karısı olan Hz. Asiye, kalbini tüm uydurma tanrılara kapatmıştır. Firavun insanlığından uzaklaştıkça, Asiye de Firavun’dan uzaklaşmıştır.
 Firavun’un gördüğü bir rüya sebebiyle doğan bütün erkek çocukları öldürme planı acımasızca uygulanırken, tam da burada iki hanımın yolları kesişir. Biri İmran’ın karısı (Hz. Musa’nın annesi), diğeri de Firavun’un karısı. Biri yavrusunu kurtarmak için ilahi vahye boyun eğerek bir sandık içerisinde onu Nil nehrinin coşkun sularına bırakırken, diğeri nehrin kıyısından bu kutlu emaneti alıp bağrına basmıştır.
Firavun’un eşi Hz. Asiye: “Bu çocuk bana da sana da göz aydınlığı olsun. Onu öldürmeyin, belki bize faydası dokunur veya onu evlat ediniriz.” (Kasas-9) diyerek çocuğu Firavun’un katil ellerinden kurtarmıştır. 
Bu kutlu emanet büyümüş ve Allah’ın peygamberi olmuştur. Hz. Musa (a.s) tanrılık iddiasında bulunan Firavun’un karşısına dikilmiş, bu saçma iddiasını terk etmeye ve alemlerin Rabbi olan Allah’a kul olmaya davet etmiştir. Bu kutlu davet Firavun’un hiddetini artırmıştır. Ancak Firavun’un karısı Hz. Asiye ise iman etmiş ve “Ben de Musa’nın Rabbine inanıyorum.” demiştir.
Hz. Asiye’nin iman etmesini ihanet sayan Firavun çılgına dönmüştür. Hz. Asiye’yi kızgın güneşin altında kazıklara bağlatarak işkenceler ettirmiştir. Bu işkenceler Hz. Asiye’nin imanını zerrece sarsmamıştır. Aksine daha da artırmıştır. Hz. Asiye, Kur’an-ı Kerim’de kararlılığı ve gözüpekliliği ile zikredilmiştir. Kur’an-ı Kerim’in ifadesiyle:
“Allah, inananlara da Firavun’un karısını örnek gösterdi. O: Rabbim bana katında, cennette bir ev yap. Beni Firavun ve onun yaptığı işlerden koru ve beni zalimler topluluğundan kurtar.” (Tahrim 11) diye Hz. Asiye dua etmiştir. 

Hz. Meryem

İffetli, namuslu ve dinî-ahlakî  faziletlerin kendisinde toplandığı bir kadındır. Kur’an-ı Kerim’de Hz. Meryem, Allah tarafından seçilen, temizlenen ve diğer kadınlara üstün tutulan bir kadın olarak zikredilir. Bu gerçek Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur:
“Hani melekler, “Ey Meryem! Allah, seni seçti. Seni tertemiz yaptı ve seni dünya kadınlarına üstün kıldı. Ey Meryem! Rabbine divan dur. Secde et ve (O’nun huzurunda) rükû edenlerle beraber rükû et” demişlerdi.” (Al-i İmran, 42-43)
Meryem, “İbadet eden, abid kadın” anlamlarına gelir. Hz. İsa (a.s) gibi büyük bir peygambere anne olma şerefine nail olan Hz. Meryem, Kur’an-ı Kerim’de örnek gösterilmiştir. Yüce Allah (c.c) buyuruyor ki:
“Allah, bir de iffetini sapasağlam koruyan ve bizim de kendisine ruhumuzdan üflediğimiz, Rabbinin kelimelerini ve kitap-larını doğrulayan İmran kızı Meryem’i de (inananlara) örnek gösterdi. O itaat edenlerdendi.” (Tahrim 12)
Hz. Meryem, oğlu Hz. İsa (a.s)’yı Allah’ın izniyle babasız dünyaya getirmiştir. Hz. Meryem’in namusundan şüpheye düşen kavmine karşı, beşikte bir bebek olan Hz. İsa (a.s) dile gelerek dedi ki: “Şüphesiz ben ALLAH’ın kuluyum…” (Meyem-30)
  Hz. Meryem; sabır, sebat, feragat, iyi huy, teslimiyet, iman ve şuur özellikleriyle örnek kadın şahsiyetlerdendir.
Hz. Meryem, insanlık tarihine iffeti ile damgasını vurmuştur. Bu iffet abidesinin isminde Kur’an-ı Kerim’de bir sure vardır.

Hz. HACER

Hz.İbrahim (a.s)’in eşi…Hz.İsmail (a.s)l’in annesi… 
Hem bir peygamber eşi hem de bir peygamber annesi. Allah’ın emri gereği ıssız Mekke topraklarında yapayalnız kalan, yavrusu İsmail’e su aramak için Safa ile Merve tepeleri arasında koşan bir anne. Bu iki mübarek tepe o günden bu yana Müslümanların ibadet şiarlarından biridir.
Bir rivayete göre;  Hz. Hacer, Kabe’nin gölgesinde Hicri İsmail’e defnedilmiştir. Kıyamete kadar orada tavaf edip iki rekat namaz kılmak için birbiriyle yarışan kadın erkek tüm Müslümanlar dualarla yad ederler Hz. Hacer annemizi… 
Türk milleti olarak Kur’an’da övülen bu mümtaz kadınlara çok büyük saygı duyar ve kız çocuklarımıza onların isimlerini veririz.