Bursa Hakimiyet

Örnek kadın şahsiyetler (2) Hz. Hatice

Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in ilk eşidir. İslam ile müşerref olan ilk kadındır.
Hz. Hatice 40 yaşlarında dul ve zengin bir kadın olarak hayatını sürdürüyordu. Ticaretle uğraşıyordu. Çeşitli bölgelere ticaret kervanları gönderiyordu. 
Hz. Hatice, Mekkeli soylu kişilerin evlenme tekliflerine hep olumsuz cevaplar veriyordu. Kervanlarından birine başkanlık yapan Hz. Muhammed (s.a.s) ile tanıştı. Hz. Muhammed (s.a.s)’in dürüstlüğüne, doğruluğuna, zekasına hayran kaldı. Varaka b. Nevfel’in devreye girmesiyle Hz. Muhammed ile evlendi. Evlendiklerinde Hz. Muhammed yirmi beş, Hz. Hatice ise kırk yaşında idi.
Gerek peygamberliğinden önce gerekse peygamberliğinden sonra Hz. Muhammed (s.a.s)’i en zor zamanlarında destekledi. O yaşadığı sürece Peygamberimiz (s.a.s) başka bir evlilik yapmadı. Peygamberimiz (s.a.s)’in ilk eşi ve en büyük destekçisi olması sebebiyle İslam dünyasında çok büyük saygınlık gördü ve kendisine “Haticetü’l Kübra” (Büyük Hatice) sıfatı verildi.
Hz. Muhammed (s.a.s) ile Hz. Hatice annemizin ikisi erkek dördü kız olmak üzere altı çocuğu oldu. Erkek çocukları Kasım ve Abdullah, kız çocukları Zeynep, Rukiye, Ümmü Gülsüm ve Fatıma’dır.
619 yılında vefat eden Hz. Hatice annemizin kabri, Mekke-i Mükerreme’de Cennetü’l-Mualla’da bulunmaktadır.

Hz. Aişe

Hz. Ebubekir (r.a)’in kızıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in eşidir.
Küçük yaşta okuma yazma öğrenmiştir. Son derece zeki, bilgili ve haya sahibi idi. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’i çok sever, onu hiç üzmezdi. Zekasına, yüce ahlakına ve ilmine hayran olmamak mümkün değildi. Peygamberimiz (s.a.s)’den en çok hadis rivayet edenlerden biridir.
Hz. Peygamber (s.a.v.)’in sözleri, yaşantısı, aile hayatı Müslümanlar için örnektir ve İslam dininin Kur’an’dan sonra ikinci kaynağıdır. İslam dininin bu ikinci kaynağının doğru bir şekilde tespit edilip insanlara aktarılmasında en büyük pay, Hz. Aişe’nindir. Özellikle Hz. Peygamber (s.a.v.)’in aile hayatıyla ilgili ve Müslüman kadınlara yönelik dini hükümlerin büyük bir kısmı onun aracılığıyla ulaşmıştır. 
Hz. Aişe’nin hafızası çok kuvvetli ve ilmi seviyesi çok yüksekti. Hz. Aişe gelişmesini ve yetişmesini Hz. Peygamber (s.a.v.)’in evinde tamamladığından dolayı, Müslümanlar’ı birçok yanlış anlama ve uygulamadan kurtarmıştır.   
Hz. Aişe ilmiyle, ahlakıyla, siyasi hayatıyla olgun bir insanda bulunması gereken yüce vasıfları 
üzerinde taşıyan yüksek bir şahsiyetti. İslam’da kadının dini, ictimai, ilmi, siyasi her türlü işi başarabileceğini ortaya koymuş ve bunu kendi yaşantısıyla ispatlamıştır. İslam’da kadının sahip olduğu hakların ne kadar yüksek olduğunu, İslam’ın kadınları ne kadar yücelttiğini kendi hayatıyla göstermiştir. Kişi-liğiyle İslam kadınına örnek olmuştur. 
Hayatını bütünüyle İslam’a adadı. Öğrenci yetiştirdi, fıkhi meselelerde fetvalar verdi. Evi adeta bir okuldu. İlim alanında birçok sahabenin üzerindeydi. 
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) vefat ederken mübarek başları Hz. Aişe’nin kucağındaydı. Peygamberimiz (s.a.v.) onun odasında vefat etmiş ve oraya defnedilmiştir. Bir anlamda Hz. Aişe’nin odası Ravza-i Mutahhara olmuştur.
Vefat edince Peygamberimiz (s.a.v.)’in yanına defnedilmek istiyordu. Hz. Ömer (r.a) bir suikast sonucu şehit edilince, kendisi için düşündüğü bu yere Hz. Ömer’in defnedilmesine müsaade etti. Böylece “Ömer’i kendime tercih ederim” diyerek büyük bir kadirşinaslık göstermiştir. 
Peygamberimiz (s.a.v.)’den 47 yıl sonra vefat etti. Vasiyeti üzerine Cennetü’l-Baki mezarlığına defnedildi. 

Hz. Fatıma 

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in Hz. Hatice’den olan en küçük kızıdır. 
Peygamberimiz (s.a.v.)’in terbiyesiyle yetişmiş, her yönüyle kendine babasını örnek almıştır. Onu görenler Hz. Peygamber (s.a.v.)’e sadece fiziki görünüşüyle benzetmemiş; haya, cömertlik, merhamet, yürüme kısaca birçok özellik ile benzetmişlerdir.
İffet ve haya timsali oluşundan dolayı “Betül”; ibadete düşkünlüğü neticesi ilahi nurun yüzüne aksedişinden dolayı “Zehra”; vakar ve ağırbaşlılığıyla hanımların efendisi anlamında “Seyyidetü’n-Nisa”; ahlaki tavırlarından Resulullah (s.a.v.)’ı hatırlattığından dolayı, babasının kızı anlamına gelen “Bint-i Ebîha”; üstün bir zekaya ve kavrayış gücüne sahip olduğundan dolayı “Zekiye”; kimseyi incitmemeye gösterdiği özenden ve elinden geldiğince insanları hoşnut etmeye çalıştığından dolayı  “Marziyye” denmiştir.
Hz. Fatıma annemiz ile evlenmek isteyenler çoktu. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) kızını Hz. Ali ile evlendirdi. 
Hz. Ali ile Hz. Fatıma’nın Hasan, Hüseyin, Muhsin, Ümmü Gülsüm ve Zeynep adında beş çocuğu olmuştur. Hz. Fatıma 632’de vefat etmiştir.