Bursa Hakimiyet

Örnek olmak

Türkiye’nin en aktif, başarılı, örnek, lider kent konseyi “Bursa Kent Konseyi”dir. Başkan yardımcılığını yaptığım Bursa Kent Konseyi’nin bünyesinde 4 meclis ve 30 çalışma grubu bulunmaktadır. Bu çalışma gruplarından birisi de “Hemşehri Dernekleri Çalışma Grubu”dur. Bu çalışma grubunun temsilciliğini yaptığımdan dolayı, hemşehri derneklerinin faaliyetlerinden özellikle sms yoluyla haberdar oluyorum.
Geçtiğimiz günlerde cep telefonuma bir mesaj geldi. Erzurum-Oltu ilçesi Çayüstü Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nden gelen mesajda şöyle yazıyordu: “…kardeşimizin ameliyatı için acilen 17 bin TL (eski parayla 17 milyar) gerekmektedir. Bilgilerinize.”
Ertesi gün aynı dernekten bir mesaj daha geldi ve şöyle yazıyordu: “sayın üyemiz;…kardeşimizin ameliyatı için gerekli olan miktar tamamlanmıştır. Hepinizden  Allah razı olsun.”
Yardımlaşma, dayanışma ve paylaşmanın güzel bir örneğinin sergilendiği söz konusu dernek üyelerini tebrik ediyorum.
Allah katında kişiyi öne çıkaran özellikler vardır. Bunlardan biri de “hayırda yarışmak”tır.  Kur’an-ı Kerim’de buyruluyor ki:
“İşte onlar (müminler) hayırlı işlerde yarışırlar ve o uğurda öne geçerler.” (Müminun 61)
İnsanı hayır yoluna sevk eden iman ve ihlastır. İnsanı şerre sevk eden ise, nefis ve şeytandır. Nefsinin ve şeytanın tuzağına düşmek istemeyen bir Müslüman; her zaman hayır düşünmeli, hayır konuşmalı ve hayırla meşgul olmalıdır. Hayatını hayırla dolduran insanlarda, şer yer bulamaz.
Her Müslüman kendi imkan ve şartlarını dikkate alarak, hayırda yarışa girmelidir. Yüce Allah’ın “Hayırda yarışın” emri gereğince, her Müslüman hayırda yarış içinde olmalıdır. Genişliği gökler ve yer kadar olan cennete koşmalıdır! Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Rabbinizin bağışına ve takva sahipleri için hazırlanmış olan, genişliği göklerle yer arası kadar olan cennete koşun.” (Al-i İmran-133)

Yardımlaşma bir tedavidir

Yardımlaşma, dayanışma ve paylaşmanın çeşitli hikmetleri vardır. Yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma toplumun sosyal güvenlik şemsiyesidir. Bencillik ve cimrilik hastalığını tedavi eder. Kardeşlik ve cömertlik duygularını geliştirir. Hayır hasenat kapılarını açar.
Mal ve mülkün sahibi ALLAH’tır. Bizler ALLAH’ın emanet olarak lutfettiği mal ve mülkün geçici bekçileriyiz. Görevimiz; ALLAH’ın bizlere emanet olarak verdiği mal ve mülkten, O’nun rızası yolunda harcamak ve kullanmaktır.
Yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma bir toplumda huzur ortamının temel taşlarıdır. Bu temel taşlarımızı daima koruyalım. Huzur, güven ve barış ikliminde mutlulukla yaşayalım.
Hayır-hasenat konusunda birbirimizle yarışalım. Hayır-hasenatta yarışmak; fakir fukaraya, garip gurabaya, yetim ve öksüze, yoksul ve darda kalana, mazlum ve mağdura, yaşlı ve hastaya yardımcı olmaktır. 
Unutmayalım ki; insanların en hayırlısı insanlara faydalı olan; malın hayırlısı da Allah yolunda harcanandır.