Bursa Hakimiyet

Oruç hayatımızı disipline eder

Ramazan ayı bu sene yaz aylarına geldi. Sıcaklarda aç ve susuzluğu daha iyi anlıyoruz. Açlık ve susuzluk nefsi terbiye eder. Bizde sadece midemizi değil, bütün bedenimizi, ruhumuzu, kalbimizi hatta hayallerimizi oruç sayesinde terbiye ediyoruz.
Yılın en uzun günlerindeyiz. Oruç tutmak yaz günlerinde biraz meşakkatli gelebilir. Sair zamanlarda üç beş saat açlığa tahammül edemeyen insan, bu rahmet ve mağfiret ayında 17 saat açlığa tahammül edebiliyor. Bir şeyin çilesini çekiyorsan o senindir. Allah için çile çekmek bir insan için en büyük saadet ve şereftir. Bir Müslüman oruç ibadeti sayesinde bu saadetin zirvesine ulaşır.
Oruç bir disiplindir. İstediğini hiçbir sınırlama getirmeden yapmaya alışık olan insanoğlu, oruçlu olduğu zaman istediğini yapamadığını öğrenir. Hem de mecburen yapamadığını öğrenir. Daha o anda fark ederki, oruç insanı sorumsuzca yaşamaktan uzaklaştırıyor.
Yüce Allah biz kullarına hep anlamlı, hikmetli ve ibretli ibadet şekilleri buyurmuştur. Emir ve yasaklarının hepsinde derin anlamlar, hikmetler ve ibretler vardır. Bu ibretli, hikmetli ve faydalı ibadetlerden biri de oruçtur.
Oruç; imsak vaktinden iftar vaktine kadar, Yüce Allah’a ibadet niyetiyle, yeme içme ve cinsel ilişkiden uzak durmaktır.
Oruç; İslam’ın beş temel esasından biridir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) bu hususu şöyle bildirmiştir: “İslam beş esas üzerine kurulmuştur. Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in O’nun kulu ve resulü olduğuna şahadet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, ramazan orucunu tutmak ve hacca gitmektir.”
Aklı başında olan, buluğ çağına gelmiş, hasta ve yolcu olmayan her Müslüman’a farz olan oruç, hayatımızı disipline eden önemli bir ibadettir.
Oruç bir nefis terbiyesi ve iradenin güç kazanmasıdır. Oruç, açlık ve susuzluğun ne kadar zor olduğunu anlatan ve kavramamızı sağlayan bir öğreticidir. Günün belirli saatlerinde Allah’ın verdiği helal nimetlerden dahi uzak duran insan, kendisine bahşedilen nimetlerin ne kadar da değerli olduğunu bizzat yaşayarak anlamış olur.
Oruç, nefsin bütün isteklerine gem vurmaktır. İnsana daima kötülüğü emreden nefis, ancak oruç ibadetiyle terbiye edilir. İnsanda bulunan bütün kötü niyetler ve istekler ancak oruç ile durdurulur. İnsan, midesini ve şehvetini ancak oruç sayesinde kontrol edebilir.
Müslüman nefsine mahkum değil, hâkim olan insandır. Bir Müslüman oruç sayesinde nefsin ve şeytanın yollarını tıkar. Bu gerçeği Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) şöyle zikretmiştir: “Şeytan, insanın damarlarında kanın dolaştığı gibi dolaşır. Oruç tutmak suretiyle şeytanın yollarını daraltınız.”
Nefsine ve şeytana galip gelen bir Müslüman olgun ve ince ruhlu olur. Haram ve şüpheli her şeyden uzak durur. Dertlerle dertlenen bir şahsiyet olur. Ağlayanı güldürür, düşeni doğrultur. İhtiyaç sahiplerinin dertleriyle hemhal olur ve “veren el” olma yarışına girer.