Bursa Hakimiyet

Özel alan ve özel hayat

“Özel alan” nedir?
Özel alan; özel hayatın yaşandığı yer ve zamanı ifade eder.
“Özel hayat” nedir?
Özel hayat; kişilerin başkalarından saklamaya hakları bulunan özel halleridir.
Özel alan ve özel hayat dokunulmazdır. Hiç kimsenin özel hayatının ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. Ancak kanunla belirlenen durumlar müstesnadır.
İslam dini özel alanın ve özel hayatın gizliliğine ve saygınlığına büyük önem verir. İslam’da mahrem alan korunmuştur. Bu konuda ayetler ve hadisler vardır. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de buyruluyor ki:
“Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın…” (Hucurat-12)
Bir başka ayeti kerimede de şöyle buyrulmaktadır:
“Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, izin alıp ev sahiplerine selam vermeden girmeyin.” (Nur-27)
Peygamber Efendimiz (sallallahüaleyhivesellem) insanların ayıplarının ve kusurlarının araştırılmasını yasaklamıştır. Bir hadisinde buyuruyor ki:
“İnsanların ayıplarının ve gizli hallerinin peşine düşmeyiniz. Böyle yaparsanız onların ahlakını bozarsınız veya buna yakın bir şey yapmış olursunuz.”
Bir başka hadisinde de şöyle buyurmaktadır:
“Ey dilleriyle iman eden, fakat iman kalplerine girmemiş olanlar! Müminlerin gıybetini yapmayın, onların mahrem işlerinin peşine düşmeyin. Kim başkalarının mahrem işlerinin peşine düşerse, Allah da onun mahrem işlerinin peşine düşer ve onu evinde bile rüsva eder.”
Başka bir hadisi şerifte şöyledir:
“…Kim bir başkasının ihtiyacını giderirse, Allah da onun ihtiyacını giderir. Kim bir başkasını sıkıntıdan kurtarırsa, Allah da onu kıyamet günü sıkıntıdan kurtarır. Kim bir başkasının ayıbını örterse, Allah da onun kıyamet günü ayıbını örter.”
Peygamber Efendimiz (s.a.s), hem ayıp ve kusurların araştırılmasını yasaklamıştır hem de ayıp ve kusurların örtülmesini istemiştir. Birinin evine girmek için sahibinden izin istenmesini, izin verilmemesi durumunda geri dönülmesi gerektiğini buyuran Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir başka hadisinde de; izni olmaksızın bir başkasının evinin içine bakmanın haram olduğunu buyurmuştur.
Hz. Ömer, bir gece Medine’de dolaşıyordu. Evlerden birinden şarkı sesleri duydu. Duvara tırmanıp içeri girdiğinde hoşlanmadığı bir manzara ile karşılaştı. Evdeki adama çıkıştı. 
Adam: “Ey Mü’minlerin Emiri! Dur, (hüküm vermede) acele etme. Eğer ben, Allah’a karşı bir hata işlediysem, sen üç hata işledin” dedi. Ve adam sözlerine şöyle devam etti: 
“ - Yüce Allah: ‘Birbirinizin gizli hâllerini araştırmayın.’ (Hücurat-12) buyurduğu hâlde, sen ayıp araştırdın.
 - Yüce Allah: ‘Evlere kapılarından girin!’ (Bakara-189) buyurduğu hâlde, sen duvara tırmandın. 
- Yüce Allah: ‘Ey iman edenler! Kendi evleriniz dışındaki evlere, sahiplerinden izin isteyip onlara selâm vermeden girmeyiniz. Böyle yapmanız sizin için daha münasiptir. Olur ki düşünür, hikmetini anlarsınız.’ (Nur-27) buyurduğu hâlde sen evime izinsiz girdin, üstelik selam da vermedin.”

Dövme yaptırmak haram mı?

Günümüzde özellikle gençlerimiz saçına-sakalına, kılığına-kıyafetine kimse karışsın istemiyorlar. Bazı gençlerimiz “özel hayatıma kimse karışamaz” diyerek inanç ve kültürümüze uygun olmayan bir hayat tarzını tercih ediyorlar. Gençliğin verdiği heyecan ile bazen büyük yanlışlar içine giriyorlar. Bunlardan biri de “dövme”dir.
Dövme; iğnelerle deri altına boya verilerek yapılan şekildir.
Allah’ın insana verdiği bir beden yapısı vardır. Bu yapıyı bozmak doğru değildir. Doğal yapıya yönelik müdahaleler yasaktır.  
Genç yaşta yaptırılan dövmeler, belirli bir yaştan sonra kişide pişmanlık oluşturuyor. Dövmeler birçok sıkıntıyı beraberinde getiriyor. Kişiler dövmelerinden kurtulmak istiyorlar. Özellikle dini yönden durumlarını sorgulamaya başlıyorlar. 
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun “dövme” konusundaki görüşü şöyle:
“ Dövme yani vücuda iğneler batırarak, deri altına boya zerk etmek sureti ile deri üzerinde çeşitli şekiller oluşturmak dinimizce yasaklanmıştır. Vücudunda dövme bulunan bir kimse, sağlığına zarar vermeyecek yöntemlerle onu ortadan kaldırmalıdır. Bu mümkün olmazsa Allah’tan bağışlanma dilemeli ve yaptığına pişman olmalıdır.”
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun verdiği fetva neticesinde, birçok gencimiz dövmelerini sildirme yolları aramaya başladılar. Bu dövmelerden “nasıl kurtuluruz?” diye uzmanlara müracaatlarda büyük artışlar olduğunu 
gözlemlemekteyim.