Bursa Hakimiyet

“Sakın incitme bir canı Yıkarsın arş-ı Rahman’ı”

Erzurumlu Muhammed Lütfi Efendi’nin bu muhteşem sözünden hareketle çok rahatlıkla diyebiliriz ki: “Gönül, Allah’ın nazargahı’dır.”
İnsan, sevgi ve hürmete layık mükerrem bir varlıktır. Bu sevgi ve hürmette kalbin (gönlün) önemi büyüktür. Allah bizim boyumuza-posumuza, kaşımıza-gözümüze, paramıza-pulumuza- malımıza-mülkümüze, şanımıza-şöhretimize bakmaz. Allah bizim kalplerimize bakar. 
Mümin, gönül insanıdır. Mümin gönül yıkan değil, gönül yapandır. Gönül yapmak, Allah’ın rızasını kazanmaktır. Gönül incitmeyi inancımız asla tasvip etmez. 
Mümin bir kişiye gönül yıkmak yakışmaz, gönül yapmak ve gönüller fethetmek yakışır. Gönüller sevgi, muhabbet ve merhametle kazanılır.  Sevgi ve merhamet, varlığın ilahi mayasıdır.
Ailemizde, komşularımızda, çevremizde, mahallemizde, semtimizde, kentimizde, ülkemizde ve dünyamızda nice gönülleri yıkılmış insan var. Gönül tahribatının tamiri kolay değildir. İmha edilmiş gönüller ancak paylaşma ile inşa edilebilirler. Neyi paylaşmak? Hiç şüphe yok ki, öncelikle ve özellikle gönlümüzü paylaşmak. Gönlünü paylaşmayan bir kişi, yaralı bir gönlü tedavi edemez.
Kulluğun gereği, emre itaattir. Emre itaat edenler, Allah’a iman eden ve salih amel işleyenlerdir. Bir mümin ve Müslüman, Allah’ın evi olan KABE’den daha saygındır. Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir gün tavaf esnasında Kabe’ye yönelerek şöyle buyurdu:
“Ey Kabe! Sen ne güzelsin. Senin kokun ne güzeldir. Senin azametine ve kutsallığına hayranım. Fakat ALLAH’a yemin ederim ki, müminin saygınlığı Allah katında senin saygınlığından daha fazladır..”

Gönül sarayımızı temiz tutalım


Gönül sarayımızın sultanı Allah’tır. Allah’ın tecelligahı olan mekanda çirkinliklere, pisliklere yer yoktur. Allah’ın tecelligahı olan mekanda, dünya sevdası yoktur . Gönül sarayında ancak Allah aşkı vardır. Şüphesiz ki aşkların en yücesi, Allah aşkıdır.
İnsan, Allah aşkı ile yüceldikçe yücelir. İnsan, Allah’a olan muhabbetiyle yükseldikçe yükselir. 
“Bir kez gönül yıktın ise,
Bu kıldığın namaz değil” 
Nazargah-ı İlahi olarak kabul ettiğimiz gönül, insanı güzelleştiren hasletlerin de karargahıdır. Gönül yapmak veya gönlü yaşatmak, inancımızın ve insanlığımızın gereğidir. Gönül yıkmak ve incitmek ise, mümine yakışmayan bir davranıştır.

Günün duası


“Allah’ım! Gönlümü geniş eyle. İncitilsem de, incitmeyecek ve incinmeyecek bir gönül lutfeyle. Gönlümü paylaşmayı nasip eyle. Yıkılan ve incinen gönülleri, gönlümle onarmayı nasip eyle.”