Bursa Hakimiyet

Şükretmek insan olmanın gereğidir

Yüce ALLAH (c.c), dünyada ve ahirette en iyi, en güzel hayatı yaşamamızı istediği için gördüğümüz ve görmediğimiz sayısızca çeşitli nimetler yaratmıştır. Bu nimetlere hamd ve şükretmek, insan olmanın gereğidir.
Hamd; nimetleri ve iyilikleri sınırsız ve sonsuz olan bir kuvveti, övgü ve yüceltme sözleriyle anmaktır. Bu kuvvetin sahibi ancak ALLAH’tır. Şükür ise; her nimetin ALLAH’tan geldiğini bilmek ve hamd etmektir. Hamd ve şükür; nimeti değil, nimeti vereni bilmektir.
Kur’an-ı Kerim, “Besmele”den sonra “Elhamdülillah” cümlesi ile başlamaktadır. “Elhamdülillah”; her türlü övgü ALLAH’a mahsustur anlamına gelir. Yüce Allah bu cümle ile hem her türlü övgünün kendisine ait olduğunu haber vermekte, hem de kullarından bu cümle ile kendisini övmelerini istemektedir. 
Kur’an’-ı Kerim’de, her türlü övgünün Allah’a ait olduğu bildirilmiştir. Elhamdülillah; medh, zikir, şükür, nimeti ikrar ve dua cümlesidir. Elhamdülillah diyen insan; yaratan, yaşatan, bütün nimetleri var eden Allah’ı anmış, övmüş, nimetlerini ikrar etmiş, minnet duymuş, O’na dua ve şükretmiş olur.
Peygamberimiz (s.a.v.): “Elhamdülillah dediğin zaman Allah’a şükretmiş olursun.” buyurmuştur. Bir başka hadisinde de buyuruyor ki: “Duanın en efdali ‘Elhamdülillah’ diye dua etmektir.” 
Allah’ın insanlara olan nimetleri sayılamayacak kadar çoktur. Nimetlerin Cenab-ı Hakk’tan geldiğini bilmek ve o nimetlerin kıymetini takdir etmek kişiyi şükre götürür. Şükür; hem insan olmanın gereğidir hem de nimetleri ve rızkımızı artırmaya vesiledir. Çünkü şükreden kişi; hem nimetinin devamını istiyor hem de verilen rızkı ve nimeti yaptığı şükür ile muhafaza ediyor.
İnsan; sayısız nimetler verdiği için Allah’a hamd ettiği gibi bela, hastalık, üzüntü, zulüm vb. bir musibetten kurtulduğu zaman da Allah’a hamd etmelidir. Yani HAMD; bollukta da yapılır, darlıkta da. Sağlıkta da yapılır, hastalıkta da. Sevinçte de yapılır, hüzünde de.
Peygamberimiz (s.a.v.): “Bizi yediren, içiren ve bizi Müslümanlardan yapan Allah’a hamd olsun.” diye dua etmiş ve “Bir nimet sebebiyle Allah’a hamd eden kuldan Allah razı olur.” buyurmuştur.
Hamd ve şükür bir ruh zenginliğidir. Maddenin de mananın da kıymetini artırır. Şükür; nimetin farkına varmak ve ona iyi bir muamelede bulunmaktır. Bazı olaylar aleyhimize gibi görünür fakat lehimize çıkar. İyi kötü her olayda Müslüman şükürle karşılık vermelidir. 
Şükredilmeyen nimet, şükretmeyen kişiye (şükürsüze) verilen rızıkların haz ve mutluluğunu hissettirmez. Zaten şükretmeyen kişi, bu haz ve mutluluğa layık değildir. Kıymeti bilinmeyen nimet, o sahip olan kişi için “nimet” değil, “nikmet”tir.
Başımıza her ne gelirse gelsin “Elhamdülillah” demeliyiz. “Elhamdülillah” deyip, rahat edelim. Çünkü; “Elhamdülillah” her şeyden değerlidir..!