Bursa Hakimiyet

Tasarruf eden, tasadduk da eder

İslam dini, bütün iş ve hareketlerimizde ölçülü olmamızı tavsiye eder. Ölçülü olmak, orta yolu tutmaktır. "İşlerin hayırlısı orta olandır" buyuran Peygamber Efendimiz (s.a.s) başka bir hadisinde de: "Ben her hususta orta yolu gösteren, tatbiki kolay bir din ile emrolundum." buyurmuştur.
Orta yolun dışına çıkmak; ya israftır ya da cimriliktir. İslam her ikisini de yasaklamıştır. Cimrilik ve israf, Müslüman’a yakışmayan kötü huylardır.
Cimrilik ve israfın ortası cömertliktir. Sahip olduğumuz bütün nimetleri; kendimize, ailemize, çevremize ve yaşadığımız topluma faydalı biçimde değerlendirmeliyiz. 
Bugün çalışıyor ve kazanıyor olabiliriz. Yarınlarımız meçhuldür.Ne gibi şartlarda yaşayacağımız belli değildir. Bu nedenle yarınlarda zor durumlara düşmemek için tutumlu olmak mecburiyetindeyiz.
Unutmayalım ki; hayra yönelik hizmetlerde bulunmak, fakir-fukara ve garip-gurabanın yardımına koşmak, öldükten sonra amel defterimize yazılacak işler yapmak ancak tutumlu olmakla mümkündür. Acınacak duruma düşmemek için israftan uzak durmalı ve tasarruf etmeliyiz.
Tasarruf eden, rahat eder. Tasarruf eden, tasadduk da eder. Tasarruf sahibi fakir ve fukaraya, garip ve gurabaya yardım eder. Tasarruf sahibi, israf ve gösterişten uzak kalır. Tasarruf sahibi bilir ki; dünya malı bir imtihandır. İmtihan dünyasında fani alemin geçici zevklerine aldanmak ahmaklıktır.
İnsan başıboş olarak yaratılmamıştır. İnsan sosyal ve sorumlu bir varlıktır. Müslüman asla sorumsuz davranamaz. Müslüman yardımseverdir. Müslüman, tasarruf sahibidir. Müslüman asla saçıp savuramaz. Kur'an-ı Kerim'de buyruluyor ki:
"Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver, fakat elindekini saçıp savurma. Şüphesiz saçıp savuranlar, şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankörlük etmiştir." (İsra, 26-27)
Bugün "Dünya Tasarruf Günü"
Tasarruf hem dini hem de milli bir görevdir. Tasarruf, memleketimizin ilerlemesi demektir. Tasarruf, muasır milletler seviyesine ulaşmamız demektir. Tasarruf, ekonomide ilerlemek demektir. Tasarruf, huzur demektir.

İktisat ve tasarruf

İslam'da çalışmak; izzet, şeref ve itibar vesilesidir. Dünya ve ahiret mutluluğuna ait anahtarlar ancak meşru yolla elde edilebilir. Çalışmayı ve meşru yoldan kazanmayı emreden İSLAM DİNİ, israf ve cimriliği yasaklamıştır.
Kur'an-ı Kerim'de: "Allah'ın sevmediği" (A'raf-31) bildirilen müsrifler ve cimriler hakkında Peygamber Efendimiz (s.a.s): "Cennete giremezler" buyurmuştur. İslam'da ölçü, orta yoldur. Orta yol ise iktisat ve tasarruf kurallarına uymaktır.
Her işimizde ölçülü olmak, dinimizin temel esaslarındandır. İşlerimizde ifrat ve tefrit yani aşırılık, aile huzurumuzu bozar. Aşırılık, toplum dengemizi sarsar. Maddi yapımız kadar manevi yapımızı da zayıflatır.
Elbette ki ihtiyaçlarımız olacaktır. İhtiyaçlarımızı temin etmek mecburiyetindeyiz. Zaruri masraflarımızın olması normaldir. Ancak insanlık hali gereği, zor günlerimiz olabilir. Zor günlerde zor durumlara düşmemek için, tutumlu olmak zorunluluğumuz vardır.
Millet olarak bir aileyiz. Ailemizin içinde hem zengin hem de fakirler var. Ailemizin içerisindeki fakir kardeşlerimiz sıkıntılar içerisinde kıvranırken, zengin kardeşlerimizin israf ve gösteriş içerisinde yaşamaları asla doğru değildir. Zengin kardeşler, fakir kardeşlere yardımcı olmalı ve ihtiyaçlarını karşılamalıdırlar. Çünkü İslam'a göre; zenginin malında fakirin hakkı vardır.

Cenazeye çelenk göndermenin hükmü nedir?

Cenaze merasimlerine çelenk veya çiçek göndermenin ölüye hiçbir faydası yoktur. Ayrıca bu tür harcamalar, lüzumlu harcamalar olmadığı için israftır. İsraf ise haramdır.
Bu itibarla; çelenk veya çiçek için sarf edilecek paranın, (sevabı ölen kişinin ruhuna hediye edilmek üzere) hayır kurumlarına veya fakirlere bağışlanması daha uygun ve daha faydalı bir davranıştır.

Günün duası

"Allah'ım! Ülke sınırlarımız ötesinde, sınırlarımız çizgisinde, sınırlarımız içerisinde kafirlerle, zalimlerle, şerirlerle, hainlerle mücadele eden ordumuzu ve emniyet güçlerimizi havada-karada-denizde, her zaman ve her yerde mansur ve muzaffer eyle."