Bursa Hakimiyet

Toplumsal dayanışma olarak paylaşma

İslam dini barış ve huzur içinde olan bir toplum inşa etmeyi hedeflemiştir. Bir toplumun barış ve huzur içinde olabilmesinin gereklerinden biri de yardımlaşma, dayanışma ve paylaşmadır. 
Cenab-ı Allah bizlere sonsuz nimetler bahşetmiştir. Sevgi ve kardeşliğin en belirgin işareti ALLAH’ın verdiği nimetleri paylaşmaktır. Nimetler insanlara sadece kendi ihtiyaçlarını karşılamak için verilmemiştir. Peygamberimizin diliyle Müslüman; “Kendisi için istediğini başkaları için de isteyendir.”
Bir toplumda zenginler kadar fakirlerin bulunması da doğaldır. Bu yüzden zenginlerin kazançlarının bir kısmını fakirlerle paylaşması, hayır yapmada yarışması dinimizin bir emri olduğu kadar toplumsal dengenin sağlanması açısından da önemlidir.  Paylaşma; yardımlaşma ve dayanışmayı beraberinde getiren ahlaki bir erdemdir.
Kur’an-ı Kerim’de; “İyilik ve takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma) üzere yardımlaşın. Ama günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın...” (Maide 2) buyrulmaktadır. 
İnsanın bencilliğini yenmesi, paylaşma erdeminin farkına varmasına bağlıdır. Paylaşma gibi yüce bir duyguya ermek, kişinin toplumun diğer fertleriyle kaynaşmasını sağlar. Bir toplumun fertlerinin birbirleriyle barışık bir biçimde yaşaması, yardımlaşma ve paylaşma erdemine sahip olmakla mümkündür.
Müslüman, maddi ve manevi olarak sadece kendini düşünen insan değildir. O, Allah’ın verdiği nimetleri diğer kardeşleriyle paylaşmakla, ihtiyaç sahiplerine destek olmakla mükelleftir.
Müslüman, yaptığı iyiliklere karşılık, kimseden mükafat beklemez, mükafatını sadece Allah’tan umar. O’nun rızasını kazanmak için fakir ve fukaranın, garip ve gurabanın, muhtaç ve düşkünlerin ellerinden tutup yardım eder. İhtiyaç sahiplerine yardım etmek, Müslüman için dinî ve insanî bir görevdir. 
Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadislerinde şöyle buyuruyor: “Ancak iki şey gıptaya şayandır. Biri öyle bir adam ki, Allah ona mal vermiş ve onu fakire sarf etmeye muvaffak kılmıştır. Diğeri öyle bir adamdır ki, Allah ona ilim ve hikmet vermiş, o da onunla hükmetmiş ve onu halka öğretmiştir.”
Paylaşmak, insana tarifsiz bir mutluluk verir. Paylaşan insan hem kendisini hem de paylaştığı kişileri mutlu eder. Paylaşmak, insanlar arasında büyük bir muhabbeti sağlar. Paylaşmak gibi ahlaki bir erdem sayesinde mutluluklar çoğalır, acılar ise azalır.