Bursa Hakimiyet

Ya hayır söylemek ya da susmak

Yaratılanların en şereflisi olan insan, diğer canlılarda olmayan birçok özelliklere ve güzelliklere sahiptir. Akıl gibi üstün bir yetenekle donatılan insan, aynı zamanda konuşma kabiliyetinin de sahibidir.
İnsanın konuşma kabiliyetine dikkatimizi çeken Yüce Allah şöyle buyurur: “Çok merhametli olan (Allah) Kur’an’ı öğretti, insanı yarattı ve ona beyanı (dil ile konuşmayı) öğretti.” (Rahman,1-4) Bir başka ayeti kerimede de şöyle buyrulur: “Bir dil ve iki dudak vermedik mi?” (Beled-9)
Allah insanlara sayısız nimetler bahşetmiştir. Bunlardan biri de “dil” dir. Konuşmak, dil ile gerçekleşir. Dil, insanın kendini ifade etme aracıdır. Dil bir et parçasıdır ama icra ettiği görev çok önemlidir. Birbirimizle anlaşmalarımız, dertleşmelerimiz, dualarımız, yalvarışlarımız hep dil ile gerçekleşir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v): “Kişinin kalbini anlatan onun dilidir.” buyurmuştur.
Dilimiz güzelliklere aracı olduğu gibi, kötülük ve çirkinliklere de vasıta olabilir. İnsan dilini güzelliklere kullanmalı, kötülüklerden ise korumalıdır. İnsanın sağında ve solunda devamlı hazır bulunan iki melek, insanın yaptığı her fiili ve ağzından çıkan her sözü kaydetmektedir. Bu gerçek Kur’an-ı Kerim’de şöyle beyan buyrulur: “İki melek (insanın) sağında ve solunda bulunarak yaptıklarını yazmaktadırlar. İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında onu gözetleyici hazır bir melek bulunmasın.” (Kaf,17-18)
İnsan diline sahip olmalı, hem kendisine hem de dünya ve ahiretine zararı dokunacak çirkin sözlerden kaçınmalıdır. Çünkü söz, namludan çıkan kurşun gibidir. Çıktıktan sonra, geriye asla dönmez. Söz, sınır da tanımaz. Bu nedenle insan konuşurken ya hayır konuşmalı ya da susmalıdır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v): “Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse ya hayır söylesin ya da sussun.” buyurmuştur.
Atalarımız ne güzel söylemişler:
"Kişinin kimliği dilindedir."

İmanı tehlikeye atan sözler

Konuşurken kelimeler özenle seçilmeli, diken gibi değil gül gibi sözler söylenmelidir. Düşünüp taşınmadan söylenen bazı sözler, insanın imanını tehlikeye düşürür. İmanı tehlikeye sürükleyen sözlerin bazıları şöyledir:
Bir kızgınlık veya öfke sonucu “Allah gelse seni elimden alamaz!” demek.
Bir kavga veya sinirli durumda “Senin dinini, kitabını…” diye sövmek.
Tartışma esnasında karşısındaki kişiye “Allah’ın oğlu olsan ne yazar!” demek.
Fiziki yapısı çekici ve güzel olan birisi için “Allah’ın boş vaktine rastlamış!” demek.
Kainattaki her şeyi yoktan var eden ve yaratılan hiçbir şeye asla benzemeyen Cenab-ı  Allah için “Allah baba!” demek.
Sevmediği bir insan için “Eğer sen Müslüman isen, ben değilim!” demek.
Sevmediği bir insana hitaben “Seninle cennete bile girmem” demek.
Beğendiği veya hayranı olduğu bir insan için “O cehenneme gitse, onunla beraber olmak için cehenneme giderim.” demek.
Olumsuz bir durumdan vazgeçirmek için “Yapma etme, Allah’tan kork” denildiğinde, “Ben Allah’tan korkmam!” demek.
Allah’a iman eden ve “Ben Müslümanım” diyen bir insanın ağzından asla böyle ve bunlara benzer sözler çıkmamalıdır. Bu tür sözlerin sahibi, imanını kaybedebilir. Böyle bir gaflet ve yanlışın içine düşen bir insan, derhal tövbe istiğfar etmeli ve Kelime-i Şahadet getirmelidir.

Küslerin durumu nedir?

Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:
" Bir Müslüman'ın din kardeşine üç günden fazla küs durması ve (bu şekilde) karşılaştıklarında birbirlerinden yüz çevirmeleri helal olmaz. Bunların en hayırlısı, önce selam verendir." Bir başka hadisinde de buyuruyor ki:
" Müslüman kardeşine bir sene küs duran kimse, onun kanını dökmüş gibi (vebalde)dir."

Günün duası

"Allah'ım! Bütün işlerimdeki ölçüsüzlüğümü, cahilliğimi ve hatamı bağışla."