Bursa Hakimiyet

Zulüm ile âbâd olanın ahiri berbad olur

Ziya Paşa bir şiirinde diyor ki:
“Zalimlere er geç dedirtir Kudreti Mevla,
Tallahi lekad aserakallahü aleyna”
Beytin ikinci sırası Kur’an-ı Kerim’de Yusuf suresinin 91. ayetinden iktibas edilmiştir. (İktibas: şiirde bir ayeti, bir hadisi, bir sözü tam veya yarım olarak anlamlı biçimde aktarma sanatıdır.)
Yusuf suresinde anlatıldığına göre kardeşleri Hz. Yusuf aleyhisselamı kuyuya atmışlardı. Allah’ın yardımıyla kuyudan kurtulan Yusuf (a.s), yaşadığı ülkenin en üst yöneticisi olmuştu. Gün geldi, kardeşleri Hz. Yusuf (a.s)’a muhtaç oldular ve “Tallahi lekad aserakallahü aleyna” dediler. Anlamı: “Allah’a yemin olsun, gerçekten Allah seni bize üstün kıldı” (Yusuf-91)
İslam dini insanın onur, izzet, şeref ve haysiyetini ayaklar altına alan her türlü baskı ve zulmü yasaklamıştır. Zulüm, haksızlık yapmaktır. Zulüm, hak ve hukuk tanımazlıktır. Zulüm, haddi aşmaktır. 
Zulüm, adaletin zıddıdır. Zulümle adalet bir arada bağdaşamaz. Zulmün olduğu yerde adaletten bahsedilemez. Adaleti ve adil olmayı emreden İSLAM DİNİ, zulmü ve zulmetmeyi yasaklamıştır. Zulüm büyük günahlardandır. 
ALLAH adildir, adaleti emreder ve adil olanları sever. ALLAH, zalimleri asla sevmez. Kur’an-ı Kerim’de zalimler lanetlenmiştir. Yüce ALLAH buyuruyor ki: “Biliniz ki, Allah’ın laneti zalimler üzerinedir.” (Hud-18) Bir başka ayeti kerimede de şöyle buyruluyor: “Şüphesiz Allah zalimleri sevmez.” (Şura-40)
Zulmü çeşitleriyle ele aldığımız zaman ilk sırayı ALLAH’A ŞİRK koşmak alır. Bizi yoktan var eden, yaşatan, sayısız nimetler sunan, akıl gibi üstün bir yeteneği bahşeden ve mahlukatın en şereflisi kılan ALLAH’tır. Hayatımızın ve ölümümüzün hakimi O’dur.
Yaradan’a karşı en büyük zulüm O’nu inkar etmek ve O’na ortak koşmaktır. Allah’ın hakkını Allah’tan başkasına vermek, yeryüzündeki en büyük zalimliktir.
Kur’an-ı Kerim’de Lokman (a.s)’ın oğluna nasihatlerinden biri şöyle zikredilmektedir:
“Yavrucuğum! Allah’a ortak koşma. Çünkü şirk büyük bir zulümdür.” (Lokman-13)
Bir başka zulüm şekli de insanın başkalarına yaptığı zulümdür. Başkalarının malına, canına, ırzına, onuruna yapılan her türlü baskı ve tecavüz bir zulümdür. Başkalarının mülkiyetinde bulunan herhangi bir şeye tecavüz nasıl bir zulüm ise; kamuya ait bulunan herhangi bir varlığı kendi özel menfaati için kullanmakda bir zulümdür. Bu bir kul ve kamu hakkıdır.
Bir de insanın kendi nefsine yaptığı zulüm vardır. Kişinin günah işlemesi, kendi nefsine zulüm demektir. Çünkü günahın karşılığında ceza vardır. Karşılığında ceza olacağını bile bile kişinin günah işlemesi, kendine yaptığı büyük bir zulüm ve haksızlıktır.
Zulme yardımcı olmak da, zulümdür. Zalime yardımcı olanlar, ALLAH’ın gazabına uğrayacaklardır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in ifadesiyle; ALLAH, zalimlere yardımcı olanlarla ahirette asla görüşmeyecektir.
Zulme sessiz kalmak da zulümdür. Zalimler karşısında hakkı söylemek en büyük cihattır. Zalimi zulmünden vazgeçirmek, Müslümanın görevlerindendir. Zalimin yaptıklarının çirkin olduğunu söylemek, zalimi zulmünden vazgeçirmek demektir.