Murat KUTER

Murat KUTER

muratkuter@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Balkanlar vurgusu Arıboğan'ın sözleri
01 Mayıs 2018 Salı, 07:56

Oxford Üniversitesi dünyanın en saygın ve en çok bilinen üniversitelerinden biri. Bu üniversitenin bünyesinde kısa adı DPIR (Departmant of Politics and Intenational Relations) bir Politika ve Uluslararası İlişkiler Bölümü bulunuyor. Bu bölüme 28 Nisan 2016 tarihinde CRIC (Centre for the Resolution of Intractable Conflict) adıyla bir Zorlu (İnatçı) Çatışmaların Çözümü Merkezi kuruldu.
İşte bu merkezin kıdemli üyelerinden biri de Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan. Geçtiğimiz hafta RUMELİSİAD'ın düzenlemiş olduğu Uluslararası Balkan Ekonomi Zirvesi'nin ana konuşmacısı Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan'dı. O bizlere Balkanlar'ın Jeopolitik Konumu başlıklı bir konferans verdi.
Arıboğan'ın konuşmasını, herkesin dinlemesini isterdim. Bir dünya turu yaptı. Her alana değinen bir konuşma yaptı. Ayrıca kendisi çok iyi bir hatip. Bir kere "e" demeden iki saate yakın konuşulur mu? Deniz Hocam konuştu.
Kendisi konuşmasına Mc Ander'in Balkanlar'ı "Dünyanın Kalbi" diye tanımladığını ve "Doğru atmadığı sürece sorun olur" diyerek başladı. Konuşmasında ekonomiden, tarihe, endüstri 4.0'dan, yapay zekaya kadar bizlere adeta bir ufuk turu yaptırdı.
Arıboğan, özetle değindiği konular şunlardı:
"Balkanlar bütün sistemsel politik fay kırıklarının birleştiği bir jeopolitik havza. İki küresel savaşın da doğum merkezi. I. ve II. Dünya Savaşları bu bölgeden çıktı. Fukiyama'nın belirttiği gibi tarihin sonu geldi, özgürleşme mücadelesi sona erdi. I. Dünya Savaşı, II. Dünya ve sonradan SSCB'nin dağılması. Bunların hepsinin kazanan tarafı Amerika oldu. Bu söylemler gündemdeyken 11 Eylül ile birlikte dünyada güvenlik anlayışı değişti. Artık bir dönemlerin simgesi Berlin Duvarı gibi duvarlar ülkelerde yükselmeye başladı.
Dönemimiz ülkelerin değil, liderlerin öne çıktığı bir dönem. Artık Almanya'yı değil Merkel'in Almanyası'nı; Amerika'yı değil Trump'ın Amerikası'nı, Putin'in Rusyası'nı konuşuyoruz. İçinde bulunduğumuz dönem, ülkelerin ön plana çıktığı değil, liderlerin ön plana çıktığı bir liderler dönemi.
Böyle bir ortamda ülkemizin gelişmesi, ilerlemesi ve demokrasimizin gelişmesi için herkes üstüne düşeni yapmalı.
Artık sanayi sonrası toplumun içindeyiz. Bu toplumun temel özelliği ürünlerin değil, tüketicilerin üretilmesini sağlar. Burada da devreye sosyal medyadan tutun da, aklınıza gelen elektronik ortamdaki her şey bir büyük data içinde değerlendirilir. Ve sizi sizden, eşinizden daha çok tanıyan bir bilgi ortaya çıkar."