Murat KUTER

Murat KUTER

muratkuter@yahoo.com
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
BBDSO ve Bursa Festivali üzerine
23 Haziran 2018 Cumartesi, 08:14

Rahmetli UÜ eski Rektörü Prof. Dr. Ayhan Kızıl ve dönemin BBŞB Başkanı Erdem Saker'in kentimize kazandırdığı önemli değerlerden birisi de sonradan Kültür Bakanlığı'na bağlanan Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası'dır.
Bu değerli orkestramız yıl boyunca sezonda düzenli olarak klasik müzik konserlerini vermekte. Onun dışında da festivalin ilk iki konserinde yer aldılar. BBDSO festivalde 2 ayrı projenin içinde oldu. İlkinde açılışta orkestramız başlangıcı Ulvi Cemal Erkin'in Köçekçeleri ile yaptı. Ardından da Mazhar Fuat Özkan ile konsere devam ettiler. Bu projede BBDSO Şefi Dağhan Doğu ve ünlü aranjör Turhan Yükseler şef olarak yer aldı.
Bir sonra da ikinci olarak Uzun İnce Bir Yol; Aşık Veysel Felsefesi projesini hayata geçirdiler. Bu çalışmada Ahmet Murat Gedikli'nin genel sanat yönetmenliğinde, solistler bariton Serkan Kocadere ve soprano Tuğba Dekak, solist-bağlamada İlke Türkdoğan ile birlikte Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde ünlü ozanımızı andık.
İlk bakışta bir senfoni orkestrasının bu işlerde ne işi var, gibi bir değerlendirme yapılabilinir. Ama gelişme dediğiniz olgunun temeli farklı şeyleri deneyimlemeden geçer. Ayrıca uzun zaman alan birlikte çalışma ve emek gerektirir. Dolayısıyla farklı disiplinler birbirlerine katkı sağlarlar.
İşte bu açıdan da ben BBDSO'nun içinde olduğu bu iki projeyi de önemli bulmaktayım.

Ufuk Tarhan ve UİB

Bizim kuşağımız bırakın televizyonu, bilgisayarı, cep telefonunu, transistörlü değil, lambalı radyolarla büyüdü. Teknoloji ile ilk tanışmam mühendis olmamasına rağmen birçok aleti tamir etme becerisine sahip bir baba ile o koca lambalı radyonun arkasını açıp, lambaları değiştirirken oldu. Sonra yine babamın başında olduğu Sümerbank'ta ilk kez 1968'te 11 yaşındayken Elektronik Bilgi İşlem (Sonradan adı bilgisayar ve de IT oldu) merkezi kuruluşuna tanık oldum. Masa gibi daktiloya benzeyen kart deliciler, devasa teyp bantları ve de 12 kişilik bir masa büyüklüğünde beyin.
Sonrasını ise biliyorsunuz. Önce kişisel bilgisayarlar ve ardından internet, cep telefonu v.d.
Dün UİB Konferans Salonu'nda fütürist Ufuk Tarhan'ı üçüncü kez dinledim. Öncelikle hayatı kongre, sempozyum ve seminerlerde gerek konuşmacı, gerekse dinleyici olarak geçmiş biri sıfatıyla, Ufuk Hanım'ın çok başarılı bir konuşmacı olduğunu belirtmeme gerek yok.
O toplantıda eksik olan bir şey vardı. O da şuydu. Ben o toplantıda çok sayıda UİB üyesi firma sahiplerini, yani patronları görmek isterdim. Halbuki orada profesyonel gençler vardı. Neden mi patronlar olmalıydı?
Dünyada Toplam Kalite hareketinin kurucularından Edward Deming der ki "Şişenin en dar yeri ağzıdır. Ancak ağzı kadar akar. Eğer bir işyeri sahibi konuya inanmamışsa bir şeyi değiştiremezsiniz.". Ayrıca Toyota'nın efsanevi yöneticisi ve Yalın Model'in kurucularından Taichi Ohno bir konferansa girdiğinde şöyle derdi:
"Aranızda iş sahibi olmayan profesyonel el kaldırsın ve dışarı çıksın benim onlara anlatacak bir şeyim yok."
Ufuk Hanım o kadar güzel şeyler anlattı ki, bu satırlara sığdırmam mümkün değil. Özetle kendisi o kelimelerle ifade etmese de Darwin'in "Çevresine uyum sağlayan türünü devam ettirir. Uyum sağlayamayan yok olur gider" sözünün her zaman olduğu gibi gelecekte de büyük önem taşıyacağını ve buna hazırlanmamız gerektiğini söyledi. Keşke patronlar da dinleyebilseydi.