Murat KUTER

Murat KUTER

muratkuter@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Cavit Çağlar üzerine
25 Aralık 2017 Pazartesi, 08:24

Niccolò di Bernardo dei Machiavelli, 3 Mayıs 1469 - 21 Haziran 1527 tarihleri arasında yaşayan, tarih ve politika biliminin kurucusu sayılan Floransalı düşünür, devlet adamı, askeri stratejist, şair ve oyun yazarıdır. İtalyan Rönesans hareketinin en önemli figürlerindendir.
Onun önemli eserlerinden biri olan ve ölümünden beş yıl sonra basılan Prens adlı eseri, hükümdarın iktidarı nasıl elde edeceği ve koruyacağı konusunda bir yönerge gibidir. Onun için kesin olan tek şey, "Siyasette başarı kazanmak isteyen; yalandan, ihanetten ve entrikadan kaçmamalıdır." Bu anlayışta önemli olan siyasi emellere ulaşmaktır.
Fransa İmparatoru XI. Louis 1423-1483 yılları arasında Fransa' yı yönetir. Yönetim tarzı incelendiğinde ve söylemlerine göz atıldığında, insanların birbiri üzerinde iktidar kurmaya başladıklarından beri etkin olan bir felsefe ile karşılaşırsınız. Bu "Böl ve yönet" düşüncesine dayanan, iktidar sahiplerinin cezbedici bir yöntem olarak kullandığı bir araçtır. Kuşkusuz bu sözün, XI. Louis'nin olmadığı kesindir.
Yirmi yıldan fazla süren iktidarında XI. Louis kendisine karşı oluşan koalisyonları dağıtma konusunda uyguladığı yöntemde, insanları birbirine düşürerek, iyi düşmanları kendi tarafına çekiyordu.
Bu kavram Latince "Divide et impera" deyiminden gelir. Rakiplerini bölerek ya da onları bölünmüş vaziyette tutarak, zayıf durumda bırakmak isteyen devletlerin izledikleri bir yoldur. Bu deyişin bir başka biçimi de "Divide ut imperes" yani yönetmek için böldür.
Tarihe bir göz attığınızda büyük imparatorlukların veya dönemlerindeki etkin güçlerin/ittifakların; çeşitli devlet, bölge veya milletlere hükmetmek amacıyla kullandıkları iki enstrüman bu Makyavelist yaklaşım ile "Böl ve yönet" yöntemidir.
Birinci Dünya Savaşı sonrası imparatorluğumuzun yıkılışı ve Türkiye'nin kuruluş sürecinde çevremizde cetvel ile çizilen sınırlar ve kurulan devletlerin temelinde de bunu görürüz.
Günümüzde ise Arap Baharı ve sözde demokrasi söylemleri ile başlayan, Orta- doğu için oluşturulmaya çalışılan yeni haritalardaki kullanılan/kullanılacak yöntem de, budur.
Türkiye bu noktada çok kritik bir virajdan başarı ile dönmüştür. Süreçte Türkiye bizim özelimizde de asınırlarımızı değiştirmek isteyenlerin planlarını da bozmuştur.
Bir uçağın düşürülmesi ile başlayan ve Rusya ile tüm ilişkilerimizi altüst eden süreç, Bursalı eski Devlet Bakanı ve sanayici Cavit Çağlar'ın, önce Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bilgi ve izinleri çerçevesinde gerçekleştirdiği mekik diplomasisi ile çözüldü.
Bu girişimin üzerine Rusya Devlet Başkanı Putin de, Çağlar'a "Rus Devlet Nişanı" verdi. Bu ilk kez bir Türk'e verilen nişandı.
Anımsayacağınız gibi Cavit Çağlar, 15 Şubat 1999'da da dönemin MİT başkanının ricasıyla Abdullah Öcalan'ın, Kenya'dan getirilişinde özel uçağını tahsis etmişti.
Evet, Bursa özelinde çeşitli insanları milletvekili, bakan koltuklarında gördük. Kimisi Bursa için parmağını bile kımıldatmadı, kimisi ise olanakları ve gücü çerçevesinde Bursa'ya hizmet etti. Ama Cavit Çağlar'ın ulusal ve uluslararası platformda ülkemiz için hayata geçirdiği bu iki hizmet gerçekten büyük değer taşımakta.
Bu iki hizmeti takdire değer buluyorum.
Sanırım bu hizmetler fark edilmiş ki, Cavit Çağlar'a çeşitli kurumlar bir süredir, teşekkür plaketleri veriyor. Sonuncusu da Bursa'da ulusal tekstil sektörü temsilcilerinin teşekkürüydü.