Murat KUTER

Murat KUTER

muratkuter@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Dünya Tiyatrolar Günü
26 Mart 2018 Pazartesi, 08:10

Arthur Asher Miller'i ben onun ünlü Cadı Kazanı oyunuyla tanıdım. İstanbul'da eski adıyla Atatürk Kültür Sarayı sonraki adıyla Atatürk Kültür Merkezi'nde. Hani 1946'da temeli atılan ancak 1969'da açılan ve 1970'te yanan merkezde.
Miller, 1915 New York doğumlu ve 20. yüzyılın en büyük tiyatro yazarıydı. 1949'da Pulitzer kazanmıştı. Ve sonrasında sayısız birçok ödül. 2005'te 90 yaşında hayata veda etti.
İngiliz Simon Mc Burney bu büyük yazarın 1963'te, nükleer savaş tehdidinin tüm dünyanın korkusu olduğu dönemdeki sözlerini şöyle anımsatıyor:
"Diplomasi ve politikanın son derece kısa ve güçsüz kollara sahip olduğu bir dönemde yazmanız istendiğinde, sanatın o hassas ama bazen fazlasıyla uzaklara ulaşabilen kolları, insan topluluğunu bir arada tutma sorumluluğunu yüklenmelidir."

KÜLTÜRLER ARASI NİTELİK...
Evet, herkesin bildiği gibi yarın, 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü. 1962 yılından beri Uluslararası Tiyatro Enstitüsü (ITI) tarafından kutlanan bir gün. Her yıl bu özel gün için bir bildirge yayınlar.
Bu yıl ise aynı zamanda ITI'nin 70. kuruluş yılı. Bu nedenle bu değerli kurum hem tiyatronun, hem de ITI'nin kültürler arası niteliğinin altını çizmek amacıyla, uluslararası mesajın beş UNESCO bölgesinin her birinden, birer yazar tarafından kaleme alınmasına karar verdi. Burada bölgeler ve yazarlar şöyle:
"Asya Pasifik Bölgesi: Ram Gopal Bajaj, Hindistan; Arap Ülkeleri: Maya Zbib, Lübnan; Avrupa: Simon Mc Burney, İngiltere; Amerika Kıtaları: Sabina Berman, Meksika; Afrika: Were Were Liking, Fildişi Sahili."
Bu yılki ulusal bildiriyi ise yazar, eleştirmen ve akademisyen Prof. Dr. Zehra İpşiroğlu kaleme aldı. O bir diğer tiyatro devi Bertolt Brecht'in "Gerçekten, karanlık günlerde yaşıyorum! Doğru söz delilik." sözleriyle başlayan yazısının girişinde şöyle devam ediyor:
"Onların, peşindeyim. Klişe üretmeyenlerin, boş laf söylemeyenlerin, sahneyi bir ego gösterisine dönüştürmeyenlerin, sulu espriler ya da ucuz etkilerle izleyiciyi tavlamayanların, yaşamdan kaçmayanların, zamanımızı çalmayanların, baştakilere yaranmak için kırk takla atmayanların peşindeyim. Beni güldüren, ağlatan, şaşırtan, yadırgatan, düşündüren, ezberimi bozan, belki de bir an durup kendime döndüren tiyatro ustalarının peşindeyim."

TÜRK TİYATROSUNUN DEVİ...
Tarih 11 Nisan 1930. Atatürk, Marmara Köşkü'nde sanatçıları ağırlamakta. Muhsin Ertuğrul ile baş başa kaldıklarında şöyle der:
"Siz benim ateşemiliterlik çağlarından beri memleketimde görmeyi candan özlediğim bir hayali gerçekleştirdiniz. Şimdi ben devlet reisi olarak soruyorum. Hükümetten ne istersiniz?
O yokluk dönemlerinde Türk tiyatrosunun devi Atatürk'ten şunu ister:
"Bir tiyatro okulu açalım onu istiyoruz, Paşam"
Kısa bir süre sonra Türk tiyatrosunun temel direği olan Devlet Konservatuvarları kurulur ve devlet himayesinde tiyatro kurulması çalışmaları başlatılarak devlet tiyatrolarının yolu açılır.
Evet, tüm tiyatroya gönül vermiş dostlarımın, tüm tiyatro sanatçılarının ve gönüllülerinin ve tüm tiyatroseverlerin Dünya Tiyatrolar Günü'nü kutluyorum.
Ve "Perde".