Murat KUTER

Murat KUTER

muratkuter@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Farklılıklar ve gelişim yolculuğu
29 Ağustos 2017 Salı, 07:43

Geçen her saniye dünyada bir yenilik oluşuyor. Bu yenilikler beraberinde değişilikleri getiriyor. Finalinde hangi alanda ise o alanda önce değişim, sonra dönüşüm yaşanıyor. Gelişimin temelinde farklılıklar yatar. Farklılıklar yaratıcılığı tetiklerken; karşımıza gelişim çıkar.
Tartışmasız yenilikler ve farklılaşmalar ezberleri bozar. Ezberin bozuluşu bizleri rahatsız eder. Bu rahatsızlığın özünde ise yenilik ve farklılığın ilk anda getireceği belirsizliktir.
Ama unutulmaması gereken farklılığın bir yaratı işi olduğudur.
Uzmanlar farklılığın yaratıcılığı nasıl tetiklediği konusunda müziği örnek verir. Bir melodinin beğenisi notalardan kaynaklanmaz. Notalar yani sesler arasındaki farklılıkların yarattığı bütünlüğün oluşturduğu eser o güzelliği yaratır.
Türkiye gibi yeraltı kaynakları özellikle de, enerji kaynakları sınırlı olan ülkelerin global ekonomide aktör olmalarındaki tek yol, kaliteli üretim ve onun yanına eklenen yüksek teknolojili ürün ile tasarımdır.
Bunun hayata geçmesi tekdüze bakış ile olmaz. Gelişmeye giden yolda yaratıcılığı farklı bakışlar, farklı görüşler ve farklı deneyimlemelere gerek duyulur.
Einstein der ki "Delilik: Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemektir" Artık bunu yapmaktan vazgeçelim.
İşte bu açıdan ülkemizin her bağlamdaki farklılıklara ihtiyacı vardır. Farklı görüş, farklı düşünce ve farklı bakışlara duyulacak saygı bizleri geliştirir.
Tekdüzeliğin, tek bakışın; objektif bakamayan, paradigmalarını kıramayan, sorgulamayan beyinlerin bize getirdiği 15 Temmuz'u unutmayalım.
Gelişmeye ve yaratıcılığa açık beyinleri, her yıl defalarca değişen bir eğitim sistemi ile hayata geçiremeyiz. Günün gerektirdiği yaratıcılığı tetikleyen beyinleri yetiştirecek eğitim modelleri keşfedilmeyi beklemiyor. Onlar zaten var ve gelişmiş ülkeler bunları uyguluyor. Yeter ki eğitim sistemini siyasi amaçlar uğruna revize etmeye çalışmayalım.
Çünkü ülkemizin kaybedecek fazla zamanı yok. Dünya, bilim, teknoloji, o kadar hızlı gelişiyor ve değişiyor ki.
Bizler, bizleri çağdaş düzeyi yakalayabilecek beyinlere sahibiz. Hiçbir ülkenin insanı, diğer ülkelerin insanından daha zeki değil. Onları bizlerin önüne geçiren objektif, bilimsel, dogmadan uzak, bakışlara ve bunları tetikleyen eğitim sistemlerine sahip olmaları.
Bizler bir imparatorluğun mirasçılarıyız. Onun üzerine çağdaş bir Cumhuriyet kurduk. Bir imparatorlukta hiçbir zaman tek ses olmaz. Tek görüş olmaz. Bu eşyanın tabiatına aykırıdır. Çünkü farklı ırk, farklı kültür, farklı dinler bir aradadır.
Burada önemli olan bu farklılıklardan yararlanarak, ülkeyi ileriye taşıyacak bir yönetimsel irade ve becerinin ortaya konulmasıdır.
Tüm zaaf ve egolarımıza karşı ülkemiz bunu yapacak insan kaynağı ve potansiyele sahiptir. Yeter ki en cahilinden, en elitine; en yaşlısından, en gencine; en muhafaza-karından, en modernine herkese eşit uzaklıkta durabilen, herkesi kucaklamış, herkese adaletli davranan bir anlayışı içselleştirelim.