Murat KUTER

Murat KUTER

muratkuter@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Geleceğimizi bekleyen gizli tehlike: Obezite
02 Ekim 2018 Salı, 07:31

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Dünya Obezite Federasyonu (DOF) geçtiğimiz günlerde ortak bir rapor yayınladı. Bu raporda çocukluk çağında görülen obezite (şişmanlık) konusunda dünyanın gelmiş olduğu nokta tespit edildi.
Çocuk sağlığına yatırım yapmanın küresel sağlık hedeflerine ulaşmanın ön şartı olduğu vurgulanan bu raporda Dünya Sağlık Örgütü tüm devletlerin 2025 hedeflerine ulaşabilmek için "Çocuklarda Görülen Obeziteyle Mücadele Komisyonu" tavsiyelerine uymaları çağrısı yapıldı.
Bilindiği gibi küresel halk sağlığı sorunlarının en ciddilerinden birisi de çoçuklarda görülen obezite sorunu. Rakamlara göz attığımızda sadece 40 yıl içerisinde okul çağındaki çocuk ve ergenlerde obezite görülme sıklığında 10 kattan fazla artış yaşandığını görüyoruz.
Burada rakam 124 milyon olarak açıklanırken; buna ek olarak 216 milyon çocuk ve ergenin de obezite sınırının altında ancak fazla kilolu olduğu ortaya çıkıyor.
Rapora göre Afrika'da 43, Amerika kıtalarında 75, Batı Akdeniz'de 42, Avrupa'da 41, Güneydoğu Asya'da 47, Batı Pasifik'te 84 milyon obez çocuk bulunuyor. Özellikle Güneydoğu Asya ve Batı Pasifik bölgelerinde artışın ciddi boyutlarda olduğu bildirildi.
Fazla kilolu ve obez olmanın beraberinde sağlık durumunun zayıflaması, kendine güvenin düşmesi, okulda zorbalığa uğrama ihtimalinin artması, okula devam ve başarı durumunun düşmesi gibi sorunları getirdiğine dikkat çekiliyor. Yetişkinliğe ulaşıldığında sağlık durumunun zayıf olması, iş imkanlarının ve maaşın düşmesi gibi diğer sorunlar karşımıza çıkıyor.
Bu noktada en önemli görev anne adayları ve annelere düşüyor. Çocuklarda görülen obezite ile mücadelenin ise çocuğun doğumundan önce; anne beslenmesi ile başlaması, sonrasında uygun süre boyunca bebeğin emzirilmesi, gerektiğinde ek gıdalarla desteklenmesi gerektiği ifade ediliyor.

EBEVEYNLERE ÖNEMLİ GÖREV

Gerek beslenme alışkanlığı, gerekse yaşam biçimi konusunda çocuğun önündeki en önemli model ebeveynleridir.
Beslenme alışkanlığımız yöresel olarak değişse de günümüzde ebeveynlerin sağlıklı beslenme konusunda ulaşabilecekleri bilgiler yeterince fazladır. Sağlıklı beslenme derken, bir elinizdeki teraziden söz etmiyorum. Herkesin bildiği gibi insan üç temel besinden yaşamsal enerjisini sağlamaktadır. Bunlar karbonhidratlar(şekerler), yağlar ve proteinlerdir (Bitkisel ve hayvansal kökenli).
Bunları belirli bir denge içinde üç temel besin kaynağımızı yaşamınıza soktuğunuzda uzun uzun diyetlere ihtiyacınız olmaz.
Şunu unutmayalım geleneklerimizden gelen alışkanlıklarımız genelde deneye yanıla elde ettiğimiz sağlıklı alışkanlıklardır. Onları göz ardı etmeyelim.
Evet, model olmamız önemli. Fast food dediğimiz besinlerden uzak durarak ve çocuklarımızı uzak tutarak; sürekli televizyon başında ve bilgisayar başında pineklemeden; spor yapma alışkınlığını çocuklarımıza kazandırarak onların sağlıklı gelişimlerine katkıda bulunabiliriz.

ŞİŞMANLIĞIN NEDENLERİ

İnsanoğlu tarihsel süreç içinde binlerce yıldır, yoğun bir fiziksel etkinlik içindeydi. Korunmak (hayatta kalabilmek), beslenmek için büyük bir fiziksel aktivite yapma zorunluluğundaydı. Bunun yani fiziksel aktivitenin genel üretimdeki oranı sanayi devrimine kadar olan süreçte yüzde 92'ydi. Sanayi devrimi sonrası gelişen teknoloji ile bu oran yüzde 20'lerin altına düştü. Bu da beraberinde hipokinetik hastalıklar ve obeziteyi getirdi.
Kuşkusuz obezitenin tek nedeni hareketsizlik değil. Prof. Dr. Ayşe Baysal, Beslenme kitabında hareketsizliğin dışında, aşırı beslenme, metabolik ve hormonal bozukluklar ile psikolojik faktörleri de var. Ama işin temeli anne ve babadan geçiyor.
Çocuklarımızı yani geleceğimizi koruyalım.