Murat KUTER

Murat KUTER

muratkuter@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Hasan Aslanoba ve eğitim konferansı
10 Eylül 2018 Pazartesi, 08:06

Daha önceki dönemlerde Milli Eğitim Bakanlığı çeşitli şûralar düzenlerdi. Bu şûralara ağırlıklı olarak bürokratlar ve bir grup akademisyenler davet edilirdi.
Bu sefer yeni Milli Eğitim Bakanımız Prof. Dr. Ziya Selçuk 2023'e Doğru Türkiye Eğitim Sistemi "Bulma Konferansı"na bilimden sanata, hukuktan medyaya, spordan iş dünyasına, sendikalardan düşünce kuruluşlarına kadar 21 farklı alandan 100'ün üzerinde eğitim gönüllüsünü davet etti.
Cumartesi günü İstanbul Hilton Otel'deki konferansın açılışında Milli Eğitim Bakanı Selçuk, salonda farklı meslek gruplarından insanların bulunduğunu anımsatarak, "Biz biraz araştırma için, sorgulama için, akıl için, kalp için buradayız. İyi ki buradasınız. Eğitim sadece eğitim değildir. Çünkü eğitim antropolojidir, nörobilimdir, biyolojidir, ilahiyattır, felsefedir." söyleminde bulundu.
Salonda bulunan katılımcı gruba bir isim verilmesi gerekirse "Bir şey yapma grubu" denilebileceğini söyleyen Bakan Selçuk, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda "#Eğitim2023 Hep bir'likte çocuklarımız için özümüzü çektik." ifadelerini kullanarak, konferanstan özçekim paylaştı.
Bursa'dan bu konferansa davetli tek isim vardı. Konferansa işadamı ve melek yatırımcı Hasan Aslanoba davetliydi. Ayrıca Bursaspor'un eski teknik direktörü Hikmet Karaman da davetliler arasındaydı.

HASAN ASLANOBA NELER DEDİ?

Dün Hasan Aslanoba ile sohbet ettik. Onun davetli olduğu 2023'e Doğru Türkiye Eğitim Sistemi "Bulma Konferansı" ile ilgili düşüncelerini aldım.
Konferansın son derece başarılı geçtiğine dikkat çeken Hasan Aslanoba, özetle görüşlerini şöyle paylaştı:
"2023'e Doğru Türkiye Eğitim Sistemi Bulma Konferansı yönetmen Semih Kaplanoğlu'nun hazırlamış olduğu kısa filmi ile başladı. Filmde eğitimin mevcut durumuna vurgu yapan sahneler vardı. Milli Eğitim Bakanımız Prof.Dr.Ziya Selçuk çok realist ve rasyonel bir konuşma yaptı. Konuşması çok başarılı ve birleştirici bir konuşmaydı.
Daha sonra 10'ar kişilik gruplar ayrıldık. Her grup ayrı bir salonda toplandı.
Benim içinde bulunduğum grupta Semih Kaplanoğlu ve akademisyenler ağırlıklıydı. Önümüze gelen çeşitli konu başlıkları üzerine görüşlerimizi bildirdik.
Ben ağırlıklı olarak yükseköğrenimin teknolojik gelişmelerin çok gerisinde kaldığını belirttim. Birçok akademik eğitim programın üniversite düzeyinde online ortama taşındığını ve ayrıca akademi dünyası dışında da birçok önemli içeriğin de online ortama aktarıldığını anımsatarak, eğer üniversiteler bu uyuma ayak uydurmazsa, belki bir süre sonra yükseköğrenim bugünkü cazibesinden uzaklaşacak, değerlendirmesini örnekleriyle ortaya koydum.
Ayrıca öğretmen, öğrenci, sistem ve müfredat üzerine çeşitli görüşlerimi paylaştım. Müfredatlarımızda teknoloji ile ilgili eksikliklere dikkat çektim. Bu alandaki ağırlıklı içerik eksikliğine değindim.
Bu arada günlük konuların da müfredat içinde olması gerektiğini düşündüğümü belirttim. Ezbercilikten kurtulacağımız, sorgulayıcı ve analitik bir eğitim sisteminin önemine değindim. Çevre duyarlığı, çevre sorunları, sağlıklı beslenme, ziraat gibi konuların da işlenmesi gerektiğini, ayrıca da girişimciliğin de ders olarak konulması gerektiğini ifade ettim. Tüm bunların dışında önümüzdeki 2 büyük değişim olan yapay zeka ve blockchain'e dikkat çektim. Bu değişim ve gelişimlerin iyi okunması gerektiğini, dile getirdim."