Murat KUTER

Murat KUTER

muratkuter@yahoo.com
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
İnadım inat olunca
28 Ağustos 2018 Salı, 07:51

Olaylara rasyonel(akılcı) ve bilimsel bir gözlük takarak, deyim yerindeyse objektif baktığınızda sorunlarımızın kök nedenlerini görebilirsiniz. Ama bu yöntemi tercih etmeyip, güncel politikalar uğruna palyatif ve popüler söylemlerle yola çıkıp, sonuçlar üzerinden hareket ettiğinizde deneyimin hiçbir önemi kalmamaktadır.
Deneyim dediğiniz şey, ortaya çıkan sorunun kökünü ve nedenini tespit edip, o sorunu bir daha yaşamamak için nedenini ortadan kaldırmaya yönelik bir yol haritasını hayata geçirmektir. Bunu yapmadığınızda tarih tekerrürden ibaret deyimine takılır kalırsınız. Deneyimin hiçbir önemi kalmaz.
Türkiye içinde bulunduğu eğitim düzeyi, sosyokültürel ve sosyoekonomik yapısı ile bu açmazı çok uzun yıllardır yaşamaktadır.
Ortada bir realite vardır. Türkiye zengin enerji kaynaklarına ve zengin elmas, altın kaynaklarına sahip olmayan bir ülkedir. Avrupa ve Asya'nın ortasına sıkışmış, jeopolitik önemi olan ve tüm İslam ülkeleri arasında artısı ve eksisiyle demokrasi ile yönetilen tek ülkedir.
Böyle bir ortamda Türkiye'nin tek şansı üretim ve ihracattır. Bunlar yıllardır söylenen, yazılan, çizilen şeylerdir. Ülkemiz Avrupa'nın en nitelikli üretim merkezlerinden biridir. Kaliteli ürün üretmektedir. Bu koşullar içinde yaptığımız ihracatın daha da artmasının, dış ticaret açığımızın azalmasının yolu yüksek teknolojili ürün üretmek ve bunu ihraç etmekten geçmektedir.
Ülkemizin dış ticaret açığı yerine (ithalatın, ihracattan fazla olması), fazlası olsaydı (ihracatın, ithalattan fazla olması) o zaman son dönemlerde uğradığımız ekonomik saldırılar bizleri bu kadar etkilemeyecekti.
Sorun çözümünde bilgi sahibi olmak yeterli olmuyor. O bilginin nerede kullanılabileceğini görüp, bunu bir de hayata geçirecek yol haritalarını oluşturmak ve bunu ısrarla veya inatla uygulamak gerekiyor.

BURKAY: İNADINA İHRACAT, İNADINA ÜRETİM

Geçenlerde BTSO Başkanı İbrahim Burkay verdiği beyanatta özetle şunları söyledi:
"Ülke olarak zor bir dönemden geçtiğimiz ve yoğun şekilde ekonomik saldırılara maruz kaldığımız bu dönemden ancak üreterek ve ihracat yaparak çıkabiliriz. Milletçe omuz omuza vererek ve yine örnek bir duruş sergileyerek, inadına üretim, inadına ihracatla ülkemizi 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine taşımaya devam edeceğiz."
Yukarıdaki tespitlere birçok kişi sahip. Ülkenin çıkışının ihraç ürünlerimizin kilogram başına olan rakamlarının artırılarak, daha büyük ihracat rakamlarına ulaşmamız gerektiğini herkes biliyor. Bunu da yapmanın yolunun yüksek teknolojili ürün üretebilme kapasitemizin artırılmasından geçtiğini, bunu da sağlamak için Ar Ge ve inovasyonun önemini ve de Ar Ge inovasyon için de; eğitim sistemimizdeki eksikliklerin giderilmesi gerektiği noktasında herkes hemfikir.

BTSO BAŞKANI BURKAY 5 YILDIR BAĞIRIYOR

"Türkiye'nin kilogram başına ihracatı 1.2 dolar, Bursa'nın 3.9 dolar. Türkiye ortalaması 4 dolara, Bursa ortalaması da 8 dolara çıkarılmalı."
Evet, bunları sağlamak için de eğitim sisteminde gerekli değişiklikleri yapmak ve ne nitelikte okulların açılması gerektiği ortada.
Burada kararlılık içinde "İnadım, inat" demek gerekiyor. Ama Yılmaz Vural'ı anlatan İnadım İnat kitabı veya Yonca Lodi'nin İnadım İnat şarkısı gibi değil.
Öncelikle akıl yolumuz açık olsun.