Murat KUTER

Murat KUTER

muratkuter@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Paris Anlaşması son iklim zirvesi
20 Aralık 2017 Çarşamba, 08:03

İçinde yaşadığımız dünya her geçen gün bir taraftan çeşitli canlı türlerinin yok olmasını yaşarken, bir taraftan hava kirliliği, bir taraftan ozon tabakasının gittikçe büyümesi, bir taraftan temiz su kaynaklarının süratle kirlenmesi ve yok olması, bir taraftan sera gazlarının aşırı salınımı ve küresel ısınma tehdidi ve diğer tehditlerle karşı karşıya. Son 35 yılda Kuzey Kutbu'ndaki buzulların yüzde 20'si eridi.
Ve bizler bunlar yokmuş gibi yaşamaya devam ediyoruz. Çocuklarımıza ve torunlarımıza nasıl bir dünya bırakacağımızın hesabını yapmadan. Biz geldik, gidiyoruz ya, bizden sonra ne olursa olsun.
Tüm canlılar içinde yaşadıkları ortama ve doğaya uyum göstererek yaşamaya ve türünü devam ettirmeye çalışırken, bizler doğayı kendimize uydurmaya çalışıyoruz.


Bu büyük had bilmezliğimiz yüzümüze doğal afetler ile vuruldukça da yüzümüzü silip, devam ediyoruz.
Evet, insanoğlu sanayi devrimine olan sürede havaya saldığı CO emisyonundan kat ve kat fazlasını son 150 senede saldı. Değişen üretim modelleri, kömür ve petrolün devreye girişi, seri üretimin başlayışı dünyayı bu hale getiren bazı temel nedenler.
Başta gelişmiş ülkeler olmak üzere ki, en büyük CO' emisyonu onlardan gelmekte, bu gerçeğin en çok farkında olan ama en az umursayan ülkeler.
Kuşkusuz BM bünyesinde yapılan iyi niyetli çabaları unutmamak gerekir.
Bildiğiniz gibi 21. BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP21) yaklaşık iki hafta süren oturumların ardından 11 Aralık 2015'te tamamlanmıştı. 195 ülkenin iklim hedeflerindeki ilerlemeyi düzenli olarak raporlama taahhüdünü vererek üzerinde el sıkıştığı Paris Anlaşması, küresel ısınmayı 2°C'nin altında sınırlayarak iklim değişikliğini önlemeyi amaçlayan bir eylem planı ortaya koyuyordu. Anlaşma, 2020'den itibaren geçerli hale gelecek.
Türkiye, Paris İklim Zirvesi öncesi iklim değişikliği ile mücadele bağlamında gönüllü olarak Ulusal Katkı Beyanını BM İklim Sekreteryası'na sundu. Bu beyanda Türkiye, 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını olağan seyir olan referans senaryodan %21 daha az artırmayı hedeflediğini belirtmişti.
Tarihi Paris Anlaşması'nın imzalandığı COP21'den 2 yıl sonra, iklim mücadelesi tekrar Paris'e dönerek, Fransa Cumhurbaşkanlığı Emmanuel Macron'un ev sahipliğinde bir zirve hayata geçti. Bu zirve sonuçları, küresel ekonomiyi yakından ilgilendiren birçok duyuruya da sahne oldu.
Bu duyuruların ön plana çıkanları şunlardı:
" Dünya Bankası petrol ve gaz finansmanını durduruyor. İklim harcamalarını beyan edeceğini açıklayan küresel şirket sayısı 237'ye çıktı İklim eylemi +100 girişimi başlatıldı.AXA iklim değişikliği konusundaki yatırımlarını katlama kararı aldı.Norveç'in en büyük fonundan 1.3 milyar dolarlık yeni temiz tahvil.ING kömürden çıkışını hızlandırdığını açıkladı. OECD'den iki yeni girişim. Daha fazla üye kömür terk etme ittifakına katıldı."
Bizim gelecek kuşaklara bırakacağımız miras değil, devraldığımız bir emanettir, içinde yaşadığımız dünya. Ve bunun hesabını bir gün torunlarımız bize soracaktır.