Murat KUTER

Murat KUTER

muratkuter@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Rektörden cari açığa bakış
19 Temmuz 2018 Perşembe, 07:55

Uludağ Üniversitesi, Bursa'nın en önemli eğitim kurumlarından biri. 40 yılı aşan deneyimi ile artık acemilik döneminde değil. Uludağ Üniversitesi'nin başına ilk kez tıp dışından bir rektör atanmıştı. Prof. Dr. Yusuf Ulcay, 2 Nisan 2015 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü görevine atandı. Prof. Dr. Yusuf Ulcay bir dönemdir bu görevini sürdürüyor. Kendisi hem makine, hem de tekstil kökenli bir isim. Ayrıca, iş dünyası ile de yakın ilişkileri bulunmakta.
Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aslı Hockenberger, TÜBİTAK doktora bursu alan 125 öğrenci ile bir araya geldi. Toplantıda doktora burs programları hakkında katılımcılara bilgiler verildi. Bu toplantıda Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muammer Güler ve Veteriner Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Ebru Yalçın da hazır bulundu.

CARİ AÇIK VE ULCAY

Burada öğrencilere bir konuşma yapan Rektör Ulcay, cari açığın kapatılması için ileri teknoloji ihracat ürünlerine yönelik doktora sayısının artırılması gerektiğini dile getirdi ve şöyle dedi:
"Aslında bizim ihracatımızın içerisindeki ileri teknoloji ürünlerin oranı gelişmiş ülkelerin hepsinden daha aşağıda yer alıyor. Son 10 yıl içerisinde orta ileri teknoloji ürünlerde ilerleme sağladık. Ciddi bir ilerlememiz var. Fakat ileri teknoloji ürünlerin katma değeri çok daha fazla olduğu için o alanlarda yapılacak çalışmalara daha fazla destek vermemiz gerekiyor."
Özetle ülke olarak yurtdışına sattığımız ihraç ürünlerinden, daha fazlasını yurtdışından ithal ettiğimiz yani aldığımız için ülkemizin ciddi bir cari açığı bulunmakta. Bunu da kapatmanın yolu ileri ve yüksek teknolojili ürün üretmekten ve bunu ihraç etmekten geçiyor.

Yüksek teknoloji ve ekip çalışması

Herkesin ortak kabulü olduğu gibi yüksek teknoloji ciddi bir ekip çalışması gerektirmekte. Hatta çoğu zamanda multidisipliner bir çalışma gerektiriyor.
İşte bu noktada ülkemizin ciddi bir sıkıntısı var. Çünkü eğitim sistemimizin içinden çıkan bireylerimiz eğitim çalışmasına yatkın yetiştirilmiyor. Bu ülkede yaşayan herkesin, ortak dileği bu ülkenin her bağlamadaki kalkınmışlık düzeyinin yükseltilmesidir. İşte bu noktada baştan aşağıya eğitim sistemimizi formatlamak gerekiyor.
Bakın size bazı rakamlardan söz etmek istiyorum. Rakamlar hoşumuza gitmeyecek ama mevcut durumumuz böyle:
"OECD'nin 2015 PİSA ile ilgili İşbirliğine Dayalı Problem Çözme raporu da yayımlandı. Bu raporda Türkiye, 'Yalnız çalışmak yerine bir takımın parçası olmayı tercih etme' konusunda da, 35 OECD ülkesi arasında son sırada ve 51 ülke içinde de sondan 5'inci sırada yer alıyor.
Türkiye'de öğrencilerin yüzde 59,4'ü bu beceride en düşük düzeyde kaldı. Singapurlu öğrencilerin yüzde 21,4'ü en üst düzeyde başarı gösterirken, bu oran Türkiye'deki öğrenciler arasında ancak binde 2'dir."