Murat KUTER

Murat KUTER

muratkuter@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Süt ve yoğurtta bilgi kirliliği ve Tezel
06 Mayıs 2019 Pazartesi, 08:09

Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği'nin (SETBİR) ana düzenleyicisi olduğu II. Ulusal Sütçülük Kongresi, İzmir'de, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nde yapıldı. İlki Ankara Üniversitesi'nde SETBİR işbirliği ile yapılmıştı.
Kongreye Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nedim Koşum, Dünya Sütçülük Federasyonu Direktörü Caroline Emond, Ulusal Süt Konseyi Başkan Vekili Prof. Dr. Muhittin Özder, Türkiye Süt, Et ve Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği Başkanı Tarık Tezel, sektör temsilcileri, uzmanlar, akademisyenler katıldı.

TARIK TEZEL NE DEDİ?

Açılışta önemli açıklamalarda bulunan SETBİR Başkanı Tarık Tezel, şöyle dedi:
"Türkiye'nin bugün 82 milyon olan, 2023'te 87 milyon, 2040 yılında 100 milyon olması beklenen nüfusunu besleme sorumluluğu, gıda maddesi üreten, temin eden, bu süreçleri kontrol eden ve düzenleyen herkesin omuzundadır.
Çocuğu ile genci ile yaşlısı ile kadını ile erkeği ile bu nüfusun yeterli ve dengeli beslenmesi gerekiyor.
Halkımızın gelişmiş ülkeler düzeyinde bedensel ve zihinsel gelişiminin teminatı, en az onlar kadar hayvansal protein tüketebilmektir.
Bu ihtiyacı nüfusumuzun %92,3'ünün ikamet ettiği il ve ilçe merkezlerinde evlerin balkonunda ya da bahçesinde hayvan besleyerek karşılayamazsınız.
Bununla birlikte ve en önemlisi bu amatör ve denetimsiz üretimin salmonella, şarbon, brusella, tüberküloz ve benzeri gibi risklerini de göz ardı edemezsiniz.
Bu nüfusu, sağlık risklerini gidererek, yüksek miktarda üreterek, kaliteli ama hesaplı gıda ile besleyebilmenin tek yolu denetim altındaki, yasa ve yönetmelikler çerçevesinde üretilen, ambalajlı, güvenli, sağlıklı, güvenilir sınai üretimidir."

TEZEL VE BİLGİ KİRLİLİĞİ

Tezel, bu noktada "bilgi kirliliği"nin devreye girdiğini vurgulayarak şöyle devam etti:
"Ama maalesef kıyamet de 'ambalaj' denilince, 'sanayi' dendiğinde kopmaktadır. Bilim, çağdaş teknoloji, uluslararası literatür ve en önemlisi gerek Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi, Türkiye Cumhuriyeti Yasa ve Yönetmelikleri yok sayılıyor.
Türkiye'nin bugününü besleyen, geleceğinin güvencesi olan sektörlerimiz, uluslararası normlar ve kalite kriterlerine göre, Türkiye Cumhuriyeti'nin yasa ve yönetmelikleri uyarınca, bilimsel ve teknolojik gelişmenin ışığında üretim yapıyor. Ama üzülerek görüyoruz ki, iki asır önce Louis Pasteur tarafından keşfedilen, zararlı bakterileri yok edip sütü daha sağlıklı, dayanıklı ve uzun ömürlü kılan 'pastörizasyon' yöntemini reddeden bir anlayış, tüketicimizin kafasını karıştırıp, dünyada yer edinmeye çalışan sektörlerimizi karalıyor. Bu yapılan, yasaları hiçe saymak, bilimi reddetmek, sağlığa sırt çevirmek, halkımızı kandırmak ve gelecek nesillerin köküne dinamit koymaktır."

SON CÜMLE

İletişim teknolojileri ile enformasyon ve dezenformasyon birbirine karıştı. İnsanlar her ortamda, her okuduğuna inanıyor. Medyamızda bu noktada seçici davranmıyor. Televizyon dakikalarını ve gazete sütunlarını doldurmak için önüne geleni servis ediyor. Doğrunun yolu bilimden geçer, Dünya Sağlık Örgütü, TC yasaları kapsamında üretim yapan ve denetlenen sanayicilerimizi korumalıyız. Ulusal ve uluslararası sanayinin yıllar boyunca emek harcayarak yarattığı o koca markalara saygı duyup inanalım.