Murat KUTER

Murat KUTER

muratkuter@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Toplumda hazımsızlık hazmedebilme üzerine
26 Ekim 2017 Perşembe, 07:32

Toplumumuza göz attığımızda olumlu özelliklerimizin yanı sıra bazı konulardaki eksiklerimiz göze çarpar. Burada basit gibi görünen, üstüne düşülmeyen bazı kritik konular aynı zamanda toplumun gelişmesine engel olan konulardır. Gelişmenin temeli değişim üzerine kurulur. Değişime ve yeniliğe açık olmayan insan ve toplumlar geri kalmışlığa mahkumdur.
Yıllardır içinde yaşadığımız topraklarda insanımızın hepsi için değil ama çoğunluğu için dile getirilecek eksikliğimizden biri de hazmetme konusudur. Bu konu her alanda yaşanmaktadır.
Toplumun genelde içinden çıkan başarılı insanlara karşı garip bir tepkisi vardır. Bu başarı ve o insan aşağılanır, özünde başarı hazmedilemez. Konuyu birkaç örnekle açmaya çalışırsak, sözünü ettiğimiz şudur.
Aile içinden, spora; iş dünyasından, düşün dünyasına; siyasetten, bürokrasiye uzanan bu engelimiz adeta ruhumuza işlemiştir. Çocuk başarılı olan kardeşini kıskanır. Akademisyen başarılı olan arkadaşını hele hele altındaki bir pozisyonda ise yerden yere vurur. İş dünyası içinde başarılı bir grafik çizmiş kişi için dünyanın lafı üretilir. İyi bir haber yakalayan gazeteci, arkadaşları tarafından kutlanmaz, nerede ise herkes o haberi bildiğini ama yazmadığını dile getirir.
Kuşkusuz bu kadar olumsuzluğun içinde parmakla sayılabilecek her alanda olgun, egosunu içine sindirmiş insanlarımız da vardır, onlara haksızlık etmeyelim. Ama çoğunluk yukarıdaki gibidir.
Bu konu kentimizde de böyledir. İçimizden çıkmış, başarı basamaklarını tek tek tırmanmış, kentimizde, ülkemizde ve uluslararası alanda yer edinmiş, insanları, kurumları yerden yere vurmayı alışkanlık haline getiririz.
Halbuki egosunu yenmiş, egosu ile başa çıkabilen insanların birkaç taltif ve takdir edici sözünün, o başarılı insanlar veya kurumlar üzerinde yaratacağı motivasyonun tarifi mümkün değildir. Bu motivasyon domino etkisi gibi katlanarak büyür ve beraberinde daha büyük başarıları getirir.
Özünde bu konu sadece başarı ile ilintili değildir. Farklılıklara, farklı düşünenlere, farklı inançta olanlara, farklı dünya görüşüne de saygı gösterip, hazmetmeliyiz. Çünkü birlikte ancak böyle yaşanır. Birlikte yaşamak çok önemlidir. İnsan uygarlığının gelişiminde, insnaın dünyanın efendiliğine yükselişindeki en önemli özelliği, her ne pahasına olursa olsun birlikte yaşamayı becermiş olmasıdır.
Evet, bu hazmedilme konusundaki paradigmamızı kırdığımız anda, birçok alanda önümüzün açık olduğunu unutmayalım. Elbette ki bunu hayata geçirilebilmek kolay bir şey değildir. Gerek bireysel, gerek toplumsal ego ile savaşmak zorluğun ötesidir. Ama bu mücadele verilmelidir.
Bu uzun yolculukta en büyük görev önce ebeveynlere sonra, eğiticilere düşmektedir. Abarttığımı sanmayın ama burada adeta topyekûn bir mücadele gerekmektedir.
Yolumuz açık olsun.