Murat KUTER

Murat KUTER

muratkuter@yahoo.com
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Türkiye'de hekimler ve hekimlik üzerine
26 Mart 2020 Perşembe, 08:23

Her mesleğin bir saygınlığı vardır. Ama hekimlik mesleğinin saygınlığı bir başkadır. Bu meslek önce çok zorlu bir sınavın, ardından da çok zorlu bir eğitim sürecinden sonra kazanılır. Ardından uzmanlık gelir, ardından yan dal gelir. Ve bu süreç hep böyle devam eder.
Hekim camiası, entelektüel birikimi toplumun geneline göre üst düzeyde olan bir camiadır. Bu ülkede bugüne kadar yaşanan her krizde entelektüel birikime, entelektüel sermayeye ne kadar çok ihtiyaç duyduğumuza tanık oluruz.
Ülkemizde her mesleğin enflasyonu vardır. Her meslek grubundaki insan sayısı, ülkemizin duyduğu ihtiyacın üzerindedir. Ama sadece hekimlik mesleği bu ihtiyacın altındadır.

Uzunca bir süredir ülkemizin en çok ihtiyaç duyduğu bu mesleğin itibarı deyim yerindeyse itibarsızlaştırılmaya başladı. Her gelen sağlık bakanı ayrı bir uygulama getirdi. Üniversitelerimizdeki çok değerli birçok hocamız üniversitelerden kaçtı. Kimi muayenehane açtı, kimi özel hastane açtı, kimileri bir araya gelip hastane açtı. Zaten yetersiz sayıda olan özellikle doktor yetiştiren üniversitedeki hocaları kaybettik.
Bu son yaşadığımız Korona krizinde de hekim ve sağlık çalışanlarımız büyük bir özveri ile canları pahasına, gecelerini gündüzlerini hastalara adadılar. Biz onları pencere ve balkonlardan alkışladık. Bu itibarlarına ne kattı, bilemem.

ŞİDDET SON BULMALI...

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, hekimlere ve saygı çalışanlarına 3 ay tavandan döner sermaye, ek ödeme verileceğini açıkladı.
Bu konu ile ilgili olarak sosyal medyada hekimlerden çeşitli açıklamalar geldi. Bu açıklamaları özetlediğinizde hekimler şunları söylüyor:
"Bizim hekimler olarak bu şartlarda sizlerden herhangi bir para talebimiz yoktur. Bu ahlakide değildir. Biz hekimler, sizlerden para istemiyoruz, sizlerden sağlıkta şiddet yasasını çıkarmanızı istiyoruz.
Biz hekimler yıllardır Sağlıkta Dönüşüm Programı'nın kötü uygulanması sonucu bizlere ve mesleğimize kaybettirilen itibarımızı, mesleğimizin etik değerlerini, onurunu istiyoruz.
Biz hekimler işimizi aynı dürüstlük ve özveri ile yapıyorduk, bugün de yapıyoruz, yarında yapacağız. Biz hekimler bunları alkış almak için yapmıyoruz. Biz bunları yüzyıllardır ettiğimiz yemine sadık kaldığımız için, sağlığın bir ekip işi olduğuna inandığımız için, mesleğimizin evrensel değerlerine inandığımız için, halkın sağlığını ve koruyucu sağlığı her şeyden öncelediğimiz için, kamu sağlığına inandığımız için yapıyoruz."

TEPKİNİN NEDENLERİ...

Bu konuya hekimlerin neden tepkili olduğuna gelince. Süreçte hekimlerin para canlısı olduğu, her şeylerinin para olduğu algısı yaygınlaştırıldı. Kuşkusuz her meslek grubunda yaşamını sadece paraya adapte eden insanlar vardır. Ama kötü emsal, emsal teşkil etmez. Buradaki temel sorun bu algı yaratıldıktan sonra yeniden para ile ilgili bir konunun gündeme getirilmesi hekimleri rahatsız etti. Onlar öncelikle itibarlarının geri verilmesini ve sağlıkta şiddet yasasının çıkarılmasını istiyor.
Primum non nocere, "Önce, zarar verme!" anlamına gelen bu deyiş hekimliğin temel ilkelerinden biridir. Bu ilkeler 4 evrensel ilkede toplanır:
"Özerklik, zarar vermeme, yararlılık ve adalet" Hekimlerimize saygıyla.