Murat KUTER

Murat KUTER

muratkuter@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Yarım asra doğru
11 Eylül 2019 Çarşamba, 08:31

1975 yılında başladığım gazetecilik yaşantımda, 1976 haziran ayında Bursa Hakimiyet'in Ünlü Cadde'deki kapısından içeri girmiştim. O zamanlar büyüklerimiz gazeteciliğin afyon gibi olduğunu söylerlerdi, inanmazdım, afyondan da betermiş. Bir bulaştınız mı, ondan kurtulamıyorsunuz.
Şu anda aramızda olmayan birçok büyüğüm çeşitli alanlarda ustam oldu. Kimisinden haber yazmasını, kimisinden fotoğraf çekmesini, kimisinden soru sormasını, kimisinden masa adabını öğrendim. Yaşı kaç olursa olsun herkesin özgürce fikrini söylediği, dinlendiği bir ortam vardı. Masanızdaki azığınızı ve cebinizdeki son parayı paylaşırdınız.
Bursa Hakimiyet o dönem Bursa'nın ilk ofset gazetesi olarak, Bursa gazeteciliğinde yeni bir boyut açmış, adeta bir okul olmuştu. Bu okuldan yetişen onlarca isim, Bursa Hakimiyet sonrası kentimizin diğer ofset gazetelerini kurdular.
Ben şanslıydım, bazı ustalarım vizyon sahibi, okuyan, sorgulayan, mesleğin karakteri gereği olaylara objektif bakmaya çalışan, öğrenen ve öğreten insanlardı. Laf aramızda bugün bu özelliklerle sıkça karşılaşmıyoruz.
Öncelikle öğrenmek isteyen insan çok sayıda yok, çünkü kimsenin bilmediği bir şey yok. Herkes her şeyi biliyor, işin kötüsü bilmediğinin farkında değil. Usta Uğur Mumcu'nun dediği gibi "Bilgi sahibi olamadan herkes, fikir sahibi".

GÜNÜMÜZDE MEDYA

Günümüz medyası ile ilgili bir değerlendirme yapmayacağım. Herkes bunun farkındalığını yaşıyor. Herkesin bu kimliği kullanmaya başladığı, gazeteciliğin dördüncü kuvvet olmaktan çıkıp, hemen hemen herkes için bir araç haline dönüştüğü günümüzde, herkesin yolu açık olsun diyorum.
Bildiğim bir şey var. Tarihin sayfaları bitmiyor, tarih yazmaya devam ediyor. Bu kaç kişinin umurunda o da ayrı bir konu.
Gazeteciliğin temelini oluşturan muhabirliğin ve özel haberin bittiği, muhabirlik yapmadan gazeteciliğe başlayan insanları gazeteci olarak kabul etmediğimiz dönemlerin sona erdiği, haber kaynaklarının birkaç ajansta tekelleştiği, her gazetedeki haberin nerede ise kopyala, yapıştır ile tek elden çıktığı, özellikle yerel yönetimler ve kamunun kendi haberlerini servis ettiği çok ciddi birimler kurduğu, masa başındaki birkaç editör ile gazete yapılan bir döneme geldik.
Gazete alma ve gazete okuma oranlarının nerede ise dip yaptığı, "Şu kadar sattık" diye manşet attığımız günlerin geride kaldığı bir değişik dönem. Gidişat ise belli. Bir süre sonra elinize aldığınız gazete olmayacak. Sanal ortamdan sizlere sesleneceğiz. Kuşkusuz çok sayıda da insan işsizler ordusuna katılacak.

SON SÖZ

Evet Bursa Hakimiyet yıllar içinde içerisinden ASTV ve Radyo S'i doğurdu. Bu alanlarda da bir okul oldu.
Yarım asra doğru ilerliyoruz. Önce gazetemizi kuran Türk basın camiasının duayeni Haldun Simavi ve rahmetli Armağan Gerçeksi'yi saygıyla anıyorum. Sonra gazetemizi Sönmez Holding bünyesine katıp, ASTV ve Radyo S'i kuran ve bugüne kadar bu kurumun yaşamasını sağlayan Celal Sönmez'e teşekkür ediyorum.
Bu arada bana katkısı olmuş tüm ustalarımı, bugüne kadar birlikte çalıştığımız büyüklerime, arkadaşlarıma ve kardeşlerime iyi ki vardınız ve varsınız diyorum.
Eski ve yeni halimin olduğu yukarıdaki fotoyla sevgiyle kalın.