Murat KUTER

Murat KUTER

muratkuter@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Yeni eğitim öğretim yılı üzerine görüş
19 Eylül 2017 Salı, 09:00

Okullarımız dün açıldı. Öğrencilerimiz yeni eğitim yılına başladılar. Öncelikle hepsine başarılar diliyorum. Ayrıca tüm öğretmenlerimize de kazasız belasız bir eğitim yılı temennimi iletiyorum.
Bu eğitim döneminde ilkokul ve ortaokul düzeyinde 17, lise düzeyinde 24, imam hatip ortaokulu ve imam hatip lisesi düzeyinde 10 olmak üzere toplam 51 ayrı, sınıflar esas alındığında ise 176 müfredat yenilendi.
Son 15 yıl içinde Milli Eğitim Bakanı olarak "Erkan Mumcu, Hüseyin Çelik, Nimet Çubukçu, Ömer Dinçer, Nabi Avcı, İsmet Yılmaz" isimlerini gördük. Bu 15 yıl içinde 6 bakan değişirken, sınav sistemi 20 kez değişime uğradı.
Her gelen bakan milli eğitimi yeniden planlamaya kalktı. Bilmem kaç kez milli eğitim sistemimiz değişti.
Adının önünde Milli kelimesi taşıyan 2 bakanlığımız bulunuyor. Milli Eğitim ve Milli Savunma Bakanlığı.
Bu iki bakanlık bir ülkenin en önemli bakanlıklarından ikisidir. Buralar çok fazla oynanacak yerler değildir. Olabildiğince siyasetten uzak tutulması gereken yerlerdir.
Başarılı ve çağa ayak uydurmuş bir eğitim sistemi dizayn etmek, yeni bir şey keşfetmeyi gerektirmez. Bunun yolu ve örnekleri bellidir. Kısa ve küçük bir araştırma ile bunu bulursunuz.
Ama siz ısrarla deneme-yanılma yoluyla kendi kendinize birşeyler oturtmaya kalkarsanız sıkıntılar olur. Bunun bedelini de siz değil, ülke öder.

2023 Türkiye vizyonu ve eğitim

Türkiye bir 2023 vizyonu açıklamıştır. Burada dünyanın en büyük 10 ekonomisi içinde yer almak, hedefi bulunmaktadır.
Ülkemiz gibi yeraltı kaynakları sınırlı ülkelerin böyle hedefler hayata geçirmesi için yapması gereken basittir. Üretmek buradaki tek seçenektir.
Ama bu üretim kaliteli ve yüksek teknoloji ürünü olmadığı sürece bu 10 aktörün arasında yer alma olasılığı sıfırdır.
Öyle sağda solda kimi siyasilerin veya çeşitli sivil toplum kuruluşu önderlerinin havanda su dövmesi ile bunlar gerçekleşmez.
Hele hele OECD ülkeleri arasında matematikte, okuduğunu anlamada son sıralarda olan bir ülke için bu daha da zordur.
Bunu gerçekten yapmak, yüksek teknolojili ürün üretecek beyinleri yetiştirmek gerçekten istendiğinde ve buna olanak tanındığında olasıdır. Dünyada hiçbir ülke, hiçbir ırk birbirinden daha zeki değildir.
Sadece kendi gerçeklerinin farkındalığını yakalayanlar, buna objektif bakabilenler, ihtiyaç duydukları sistemi inşa edebilme yeteneğine sahip olurlar. Çünkü farkındalık dediğiniz şey, ortada olan bir soruna ve çözümsüzlüğe farklı gözle bakabilme ve çözümü bulabilme yeteneğidir.
Bunları okullarımızın hepsini İmam Hatip'e çevirerek yapamayız. Beyinlerimizin önünü açalım, onların neleri keşfedecek ve icat edeceklerini oturup, izleyelim. Onlar kendi yollarını bulurlar. Çünkü bu ancak bir şeyi farklı yapmakla mümkündür.